• BIST 108.392
  • Altın 143,183
  • Dolar 3,5328
  • Euro 4,1224
  • Bolu 18 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 20 °C

EBABİL KUŞLARI

Hasan Dinç

Dilimizde zaman zaman dağ kırlangıçlarına da EBABİL KUŞU denilse de gerçekte doğada böyle bir kuş türü bulunmamaktadır. Kaf Dağının ardı ve orada yaşadığı iddia edilen ZÜMRÜT-Ü ANKA kuşu ne kadar gerçekse EBABİL KUŞU da o kadar gerçek bir kuştur. Ancak KUR’AN-I KERİM’in 105. suresi olan Fil suresinde zikredilen bu kuşlar sadece tarihin o dönemine ait olup Yemen yönünden geldiği ve ağızlarında taşıdığı pişmiş balçıklardan yapılı küçük parçaları Ebrehe’nin fillerden oluşmuş ordusuna atarak onları perişan eden küçük kuşların adıdır.

Kur’an müfessirlerine göre peygamberimizin doğumundan 54 gün önce Arabistan tarihinde önemli bir olay gerçekleşmiştir. O dönemde Habeşistan’da büyük ve güçlü bir devlet bulunmaktadır. Arabistan’ın güneyindeki Yemen bölgesi de Habeşistan’a bağlı bir vilayet olarak vali Ebrehe tarafından yönetilmektedir. Ebrehe güçlü bir vali ve bağlı toprakları genişletmek isteyen muhteris biridir. Mekke’deki Kâbe’nin insanları kendine çeken manevi gücünü kıskandığı için Yemende büyük bir kilise yapmış ve insanları oraya çekmeye çalışmıştır. Ancak başarılı olamayınca kıskançlık krizine girmiş, çok küçük gelişmeleri bile Mekke’ye saldırıp Kâbe’yi yıkmak için sebep olarak görmeye başlamıştır. Bu sırada bir putperest Arap’ın kilise içindeki uygunsuz bir tavrını Kâbe’ye saldırı sebebi saymış, güçlü ordusuyla Mekke’yi alıp Kâbe’yi yıkmak niyetiyle harekete geçmiştir. Mekke önlerine geldiğinde Bir mucize gerçekleşmiş, gökyüzünden bölük, bölük küçük kuş sürüleri ağızlarında taşıdıkları çakıl taşlarını Ebrehe’nin başta filleri olmak üzere askerlerinin üzerine bırakmışlardır. Bu balçıktan pişirilmiş çakıl taşlarının değdiği her fil ve asker bulunduğu yerde kurumuş buğday sapı gibi yere serilmiştir. Böylece Allah’ın evi olan Kâbe, Ebrehe’nin saldırısından kurtulmuş, olay Mekke halkının hafızasına silinmez bir şekilde kazınmış ve Kur’an-ı Kerim’in bir suresine konu olarak unutulmazlar arasına girmiştir. Arap tarihinin önemli bir olayının gerçek kahramanları işte bu küçük EBABİL KUŞLARIDIR. Bu kuşlar olaydan sonra bir daha hiç görülmemiş, bir nevi efsanevi varlıklar olmuşlardır.

Şimdi bu konu nereden çıktı diyenler olacaktır. Anlatayım. AKP iktidar olduğu günden bu güne artan bir ivme ile dini, dince kutsal olan konuları siyasi amaçlarla fütursuzca kullanmaktadır. Dini terim ve kavramları siyasal söylemlerinde özellikle öne çıkarmakta, halkımıza sıcak gelen bu kavramlar aracılığı ile iktidarlarını halk nezdinde güçlendirmeye gayret göstermektedir. İslâmi inanç, itikat ve ahlâki çağrışımları öne çıkaran bu söylem tarzı son dönemde çığırından çıkmış, İslâm’ın özünden kaymalar hız kazanmıştır. Recep Tayyip Erdoğan için “Ona dokunmak ibadettir”  “ Allah’ın bütün sıfatlarını taşımaktadır” “O ikinci peygamberdir” gibi ifadeler yoğun biçimde kullanılmaya başlanmıştır. Bunlar yetmiyormuş gibi Recep Tayyip Erdoğan sadece Allah’a ait olan bir yetkiye ortak olmuş, kendisi için “ Biz rahmet için geldik, gazap için değil” dedikten sonra “ bizim rahmetimiz gazabımızı aşacaktır” diyerek kendinde Tanrılık iddiasını yinelemiştir.

AKP de bunun tam tersi anlamda söylemlerle de dikkati çekmekte, Peygamberimizi küçük düşürücü ifadeler de son zamanlarda hız kazanmıştır. Peygamberimizin sakal-ı şerifine “kıl” ya da “sakal- makal” diyerek hakaret eden, onu küçümseyen AKP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin’dir. “Hz. İbrahim benim. Küçük kardeşim de Hz. Muhammed’dir.” Diyen de Düzce milletvekili İbrahim Korkmazdır. Bunlar da yetmiyormuş gibi Adıyaman milletvekili Mehmet Metiner de Kur’an ayetlerini tahrif edercesine konuşmalar yapmıştır. Bir televizyon kanalında kendisine özellikle AKP’lilerin  devlet kadrolarına atanmasının sorulması üzerine  her Cuma hutbesinin ardından imamın okuduğu Nahl suresinin 90. Ayetini tahrif ederek cevaplamıştır. Bu ayet “İnnellahe ya’mürü bil adli vel ihsani ve ita izil kurba ve yenha” diye başlayıp “ yeiziküm lealleküm tezekkerun” kelimeleriyle sona ermektedir. Bu ayetin Türkçe anlamı ise “Haberiniz olsun ki Allah, size adaleti, iyi davranmayı ve yakınlara yardımda bulunmayı emrediyor. Hayâsızlığı, fenalığı ve azgınlığı yasaklıyor; dinleyip tutasınız diye size öğüt veriyor.” Şeklindedir. Yukarıdaki ayetin “Allah, size adaleti, iyi davranmayı ve yakınlara yardımda bulunmayı emrediyor” kısmını AKP’lileri atamanın Allah emri olduğunu savunacak şekilde ayeti tahrif ederek karşısındakine “Sen Allah’ın emrine karşı mı geliyorsun?” diye azarlayabilmiştir. Böylece adam kayırmayı Allah emri gibi göstermekten zerrece çekinmemiştir. Hâlbuki İslâm liyakatsiz ve ehliyetsiz insanları işbaşına getirmeyi, işi ehline vermemeyi  “ kıyamet alameti” kabul etmiş ve bunu en büyük beşeri zulüm kabul etmiştir.

Geçtiğimiz hafta bunlara bir yenisi daha Isparta AKP il kongresinde eklenmiştir. Kongrede açış konuşması yapılırken salona Başbakan Sayın Ahmet Davutoğlu girmiştir. Bu sırada salonun bir kısmına toplanan AKP’li gençler başbakan için tezahürat yapmışlar, onun lehinde sloganlar atmışlardır. Açış konuşmasını yapan kişi bu tezahüratları yapan gençler için “EBABİL KUŞLARI” diyerek övmek isterken ölçüyü aşmış, onları KÂBE’yi fil ordusundan koruyan doğaüstü kuşlara benzetmiştir. Tabiri caizse kaş yapayım derken göz çıkarmıştır.

Kabul edelim ki o gençler “EBABİL KUŞLARIDIR” o zaman Ebrehe kimdir? Kâbe neresidir? Fil ordusu nerededir? Mekke’yi kuşatan düşman ordusunu kimler temsil etmektedir? Sizler Kâbe savunucusu iseniz Mekke’nin sakinleri putperest Kureyş’liler kimlerdir? Bu sorular cevap beklemektedir.

Biz konuşmayı yapan ve susarak konuşmayı tasvip eden Sayın Başbakana deriz ki o gençler kabul ettiğiniz gibi kuş olabilir. Ancak dediğiniz gibi “EBABİL KUŞU” değildirler. İyi bakın kontrol edin. Belki hırsızlıktan, yolsuzluktan beslenen; karanlıktan hoşlanan “BAYKUŞ” olabilirler.

 

Bu yazı toplam 3594 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim