eryaman escort , ankara escort, ankara escort, bursa escort
  • BIST 104.123
  • Altın 145,809
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • Bolu 11 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 11 °C

Edebiyatçılardan anılar

Aykut Karagüzel

Bu hafta da sizlerle büyük sanatçılarımız ile ilgili yaşanmış kısa alıntıları paylaşacağım. Bunlar içinde kim yok ki, Mehmet Akif Ersoy, Yahya Kemal Beyatlı, Necip Fazıl Kısakürek, Nazım Hikmet Ran…

İlk anımız Mehmet Akif Ersoy'dan olacak.

Akif, yapmacık tavırlarla, garip jest ve mimiklerle şiir okunmasından hiç hoşlanmazdı. Bir gün, Taceddin Dergâhı'nda biri şairimizin “Bülbül” adlı şiirini heyecanla ve hareketle okumaya başlar. Bu kötü okuyuş karşısında Mehmet Akif daha fazla dayanamaz ve şöyle der:

-- Bu Bülbül bizim Bülbül'e benziyordu. Lakin, okuyan öyle bir okudu ki, bizim bülbülde ne kanat bıraktı, ne de kuyruk.

Yahya Kemal Beyatlı'dan bir anı.

Yahya Kemal'in hayatta en sevdiği şey yemek yemekmiş. Bu nedenledir ki, yemek yerken rahatsız edilmekten hiç mi hiç hoşlanmazmış.

Yine bir gün meşhur Abdullah lokantasında büyük bir keyifle yemeğini yerken kendini bilmez bir genç üstada yaklaşır ve der ki:

-- Üstadım biliyorum yemek yerken rahatsız edilmekten pek hoşlanmıyorsunuz ama rica etsem şu şiirlerime bir bakar mısınız?

Üstat önce homurdanır ardından da:

-- Git başımdan çocuk, iki saat sonra gel.

Bizim delikanlı da ısrarcı mı ısrarcı.

-- Üstadım çok rica ediyorum, lütfen bir bakıverin.

Üstat tekrar homurdanır ve delikanlının başından gitmeyeceğini anlar ve:

-- Getir bakalım şu şiirlerini okuyalım. Yoksa senden kurtuluş yok anlaşılan.

Bizim delikanlı heyecanlı bir biçimde şiirlerini üstada verir ve merakla sonucu bekler.

Yahya Kemal şiirlere şöyle bir göz atar. Delikanlıya seslenir:

-- Şiirlerinin hepsi bu kadar mı?

Delikanlı:

-- Evet efendim, hepsi burada.

Üstat o dakikadan sonra hiç yorum yapmaz ve tekrar yemeğine döner. Bu arada bizim delikanlı çıldırmak üzeredir. Dayanamaz ve üstada sorar:

-- Üstadım en çok hangi şiirlerimi beğendiniz?

Üstat büyük bir keyifle ağzını siler ve gence döner:

-- Henüz okumadıklarımı evlat!

Nazım Hikmet Ran'dan bir anı.

Nazım Hikmet'in çok dalgın bir insan olduğundan söz eden Vâ-Nû nakletmektedir bu anıyı.

Bir gün bir sokakta Nazım ile birlikte yürüyorduk. Çok uzun zamandır görmediğimiz sınıf arkadaşımız olan Doktor Yunus ile karşılaştık. Bu karşılaşma esnasında Yunus kollarını iki yana açarak:

-- Vaaay Nazım'cığım, canım kardeşim.

Diyerek bizim Nazım'ın boynuna sıkı sıkıya sarıldı. Yaklaşık on beş-yirmi dakika sohbet, hal hatırdan sonra Doktor Yunus ayrıldı bizden.

İşte bu andan sonra Nazım bana döndü:

-- Yahu dostum, kimdi bu herif?

Tevfik Fikret'ten bir anı.

Tevfik Fikret'e hanımı tarafından bir yalı kalır. Âşiyan'da oturan oradan çok memnun olan Fikret, bu yalıyı kiraya vermek ister. Ancak aylığına on altın istediği için kiracı çıkmaz. Bir süre boş kalan yalıyı hiç değilse harap olmaktan kurtarmak isteyen şair, dörtlük yazarak cama yapıştırır. Dörtlük şöyledir:

“Gel beri varsa cebinde para,

Verilir iş bu yalı icara.

Evvel on altın idi, şimdi sekiz,

Sahibi bakmıyor gayrı kâra.”

Sağlık ve huzur dolu bir hafta dileğiyle…

23.12.2009

Bu yazı toplam 17288 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim