• BIST 90.687
  • Altın 214,244
  • Dolar 5,3790
  • Euro 6,0941
  • Bolu 5 °C
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 9 °C

Edep Ya Hu!

Yüksel Gültekin

İki hafta önce bu köşede “bir gönül yıktın ise, bu kıldığın namaz değil” başlıklı bir yazı kaleme almış ve kendisini yaklaşık 20 yıldır tanıdığım sayın Belediye Başkanı, Alaaddin Yılmaz Bey’e gönül dünyamdan seslenmiştim. Nitekim yazı yayınlandıktan sonra, beni bizzat telefonla arayan sayın Alaaddin Yılmaz bey, bu yazım dolayısıyla beni tebrik etti ve teşekkürlerini bildirdi.

Tabi tüm bunlardan habersiz olan Belediye Meclis üyesi Nadir Gürkan Yetkin bey, bu yazı üzerine gazeteye okuyucu köşesine bir yazı göndermiş. Kendisiyle alakası olmayan bir yazı üzerine, güya Belediye Başkanı’nı koruma güdüsü ile kaleme alınan bir yazı. Üstelik ne manaya geldiği belli olmayan, çok da içerik olarak belli bir anlam ifade etmeyen, fakat Belediye Başkanını savunma güdüsü ile yazılmış bir yazı.

Biz bu yazıda sayın Başkan’ın kendisini ziyarete gelenlerin kalplerini kırdığını, gönüllerini aldığını yazmışız. Sayın Gürkan bakın bana gönderdiği okuyucu yazısında ne demiş?

“Başkan ile yapılan görüşmelerin bir çoğunda, talepler ya torpil ya daha fazla rant olmaktadır. Hakka, adalete ve dürüstlüğe düşkün bir insana, bu tür taleplerle başvurursan; gönülde kırılır, kafada”

Hoppala!!! Neresinden tutsan, elinde kalır.

Bilen bilir, bilmeyen başkanın yanına bir torpil yada bir rant talebiyle gittiğimizi ve bu sebeple başkanın bize kötü davrandığını, gönlümüzü kırdığını zanneder. Sayın Nadir Gürkan da sanırım öyle zannetmiş ki hızını alamamış, kafamızın da kırılmasına karar vermiş. Bu yorumu üstelik, üzerinde yorum yaptığı ne bana ne de güya kendisinin savunduğu Alaaddin Yılmaz Bey’e sormadan yapmış. Yani en hafif tabiriyle kendisini hiç ilgilendirmeyen bir konuda haddini aşmış.

Biz de haddini aşanlara karşı genel anlamda kullanılan ve haddi aşanı kırmadan, üzmeden hatasından dönmeye çağıran bir çağrı olan edeb ya hu! çağrısını kullandık. Kullandık ki sevgili kardeşimiz Nadir Gürkan Yetkin Bey, mevzuyu araştırsın ve hatasından dönsün. Fakat üzülerek gördüm ki Nadir Gürkan Yetkin Bey, kendisiyle alakalı olmayan bir konuda vekaletsiz iş görmeye devam ediyor. Üstelik bu kez, bir önceki yazısında gıybetin kötülüğünden bahsederken, gıybete atlamış, işi iftira sınırına dayandırmış.

Öncelikle bana edeb ya hu konusunda bir yazı yaz bizi aydınlat dedikten sonra, “edeb ya hu’nun manasını yaşamında göremediğimiz ağabeyimiz” diyerek, aklınca sözü başka bir manaya getiriyor ve bir nevi iftira atıyor.

Sayın Nadir Gürkan Yetkin, seninle bu güne kadar muhtelif yerlerde çay içmek dışında hiç bir özel, samimi dialoğumuz olmadığına göre, hiç bir alışveriş yapmadığımıza göre, beraber bulunduğumuz anlarda da karşılıklı olarak saygı ve nezaket sınırları dışına çıkmadığımıza göre, hangi davranışımdan, hangi olaydan ya da kiminle olan hangi dialoğumdan edeb ya hu’nun manasının yaşamımda olmadığını çıkardın. Bu konuda bildiğin ne varsa açıklamanı senden rica ediyorum. Aksi taktirde düştüğün müfteri konumu sebebiyle bana bir özür borcun var.

Sayın Nadir Gürkan Yetkin! Ben edeb ya hu’yu hangi anlamda kullandığımı izah ettim ve hayatım boyunca bu düstura uymaya ve haddimi aşmamaya dikkat ettim. Sense hiç haddin ve vazifen olmadığı halde, kalben birbirine çok yakın iki insanın arasına Bismillahsız ve vekaletsiz dalarak, haddini aştın. Yanlış yaptın. İkinci cevabınla da yanlışını perçinledin. Başkalarını sevindirmemek adına dileyeceğin bir özür ile bu meseleyi burada noktalandırmak istiyorum. Saygılarımla...

10.07.2006

Bu yazı toplam 210 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim