• BIST 96.400
  • Altın 144,302
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0009
  • Bolu 8 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 7 °C

Eğitim Bölgeleri Danışma Kurulu-2-

Mustafa Namdar

Hayata hazırlamaya çalıştığımız çocukların model olarak aldıkları o kadar çok şey var ki, hangi birisini sayalım.

Televizyon dizilerinden tutun ekrana yansıyan vurdulu kırdılı terör olayları ve kullanılan çocuklar. Parçalanmış aileler. Sigara yasağından sonra bütün resmi kurum kuruluşların kapı önünde toplanıp sigara molası yapanların görüntüleri, üniversite gençliğinin küçükleri etkileyen davranışları. Tüm bu olumsuzlukların sergilendiği ortamlarda “İyi insan. İyi bir gelecek için birlikte çalışmak zorundayız” derken, ne kadar inandırıcı olabiliriz?

Bu arada başarı ve başarısızlık açısından çalışma yapıldığını öğreniyoruz. İnşallah iyi sonuçları duyarız.

Öğrencilerin tümü olmasa da her aile, çocuğunun yüksek öğrenim yapmasını ister. Gelecekteki yaşam kalitesinin yaşanabilir düzeyde olmasını ister. İster de, tümüyle bu mümkün mü? Bu ülkede kaliteli ara elemana da ihtiyaç var. Bu konuda işletmelerimiz ne yapar? Örneğin Çimento fabrikamızın da içinde bulunduğu işletmelerimiz, Genel ve Anadolu Liseleri ile Fen Liseleri arasında matematik yarışması yapıyor. Neden Meslek Liseleri olmaz? Bir tezgahın çalışmasından daha sağlıklı verim alabilmek için başında bulunan ara elemanın üreticiliği neden düşünülmez? Eğitime katkı konusunda her zaman sosyal aktivitelere katılan bir başka işletmemiz de ARÇELİK A.Ş.'dir. Bu kurumdan, evinden, köyünden, kentinden dışarıya çıkmamış fakir ailenin çocuklarını toplayıp Ankara Anıtkabir'e, Çanakkale'ye getirip bu ülkeye nasıl kavuşulduğunu göstermek mümkün olmaz mı?dedik. Neden olmasın memnuniyetle dediler. Okullarımız hazırlasın hazırız dediler.

Üniversite adına gelen akademisyenimiz. Üniversite öğrencisi de derse kitapsız geliyor. Hatta bizden derste kalem isteyenler bile var. Çocukları küçük yaşlarda içi kitap, defter dolu çantaları taşımaya zorlarsak, üniversiteye geldiklerinde bıkıyorlar.

Bilgi yarışmalarının sıklığından çocukları kurtaramazsak, üstünlük kavramının ortaya çıkmasına neden olunur. Çocukları yetenekleri doğrultusunda ciddi anlamda yönlendirmeliyiz. Herkesin çocuğu üniversite okumak zorunda değil dedi.

Sendika temsilcileri eğitimde fırsat eşitliği üzerinde durdular. Meslek Lisesi memleket meselesidir sloganının üzerinde konuşuldu. Dinmeyen sızı çeşitli yönlerinden değerlendirildi. her şeye rağmen meslek lisesi öğrencisinin kendi meslek alanında en iyi beceriye sahip olacak şekilde yetişmesinin en güzel eğitim olduğu vurgulandı. Liselerde alan belirleme sonucunda karşılaşılan güçlüklerin meslek lise sorunlarından geri kalır yönü olmadığı vurgulandı.

Bir grup öğrenci ve okul aile birliği temsilcileri, hergün toplantı olması nedeniyle okul müdürlerini okullarında göremediklerinden yakındı.

Çocuklar için sosyal eğitim merkezleri yok. Oyun alanları yok. Satranç oynama, tiyatro sanatla uğraşacak alanları yok. Yerel yönetimlerin bu konular üzerinde durmaları da gerekir dediler. Bu tür etkinliklerde gönüllülük esasına göre çalışılması da gerekecektir. Önce bu gönüllülerin ortaya çıkmasında yarar var. Aksi halde meydan ağabeylere ablalara kalır. Bu durumları da iyi değerlendirmek gerekir.

Okullarımızda kapalı spor salonlarımız plansız programsız yapılıyor. İlköğretim okullarımızın hiç birinde spor salonumuz yok. Sosyal aktiviteler için bu çocukların yaş gruplarına uygun mekanlar nerede nasıl bulunacak diye sitem edildi. Özel İdare, Belediye, Bağışçılar Vakfı bu ve benzeri konulara el atmalı dendi.

Velilerimiz sık sık okula davet edilmeli. Gerekirse veliler evlerinde ziyaret edilmeli istendi. Velilerin eğitimine de ağırlık verilmeli. Öğretmen veli arasındaki güven sağlanmalı, sevgi bağı güçlenmeli istendi.

Sonuçta sorunların çözümlerinin olduğu vurgulandı: “İlköğretim dördüncü sınıftan itibaren öğrenci yöneltme yönergesinin” aktif hale getirilmesi istendi.

En önemlisi bir konuyu öğrenmek istersek, kaynağına inerek araştırır, gerekli bilgileri alabiliriz. Ya küçük yaşlarda kazanmamız gereken davranış özelliklerini alamazsak ne olur? Okulda ve sokakta gördüklerimiz ürkütücü olmakta. Bu fotoğrafa iyi bakıp değerlendirelim. “Saldım çayıra mevlam kayıra modası” çoktan geçti. Teknolojinin hızla geliştiği çağımızda başıboşluk olumsuzluklara neden oluyor. Okul, veli, öğretmen yakınlaşması çok önemli.

22.02.2010


Bu yazı toplam 764 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim