• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Bolu 16 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 16 °C

EĞİTİM-ÖĞRETİM YAP BOZ

Mustafa Öz

16 Eylül Pazartesi günü orta dereceli okullar ve ilkokullar açılıyor. Üniversiteler de peşinden açılacak.
Bu yıl 1.200.000 çoğumuz ilkokula başladı. İlköğretimdeki toplam sayı 11 milyon, orta öğretim 4.750.000 öğrenci ile nüfusumuzun 1/5'i sadece ilk ve orta öğretimde okuyor.
Ülkemizin geçmişten günümüze en önemli sorunları CAHİLLİK(EĞİTİMSİZLİK), FUKARALIK VE KURUMSALLAŞAMAMAKTIR. 90 yıllık Cumhuriyet döneminde başında MİLLİ sıfatı olmasına rağmen hiçbir zaman milli olamamış. Eğitim sözüne rağmen insanı eğitememiş. Öğretimin ise ilk gecesi ile tanışabilmiş bir MODELSİZLİKTEN bahsediyoruz!
Her siyasi idare iş başına gelince büyük ülkülerle EĞİTİM-ÖĞRETİME el atmış sistemi yenilemeye çalışmış. Ama yapılanlar bir öncekini aratır hale gelmiştir.
Eğitim-Öğretimin: Öğretmen – Öğrenci – Okul – Araç gereç – Dünya'daki gelişmeler – Milli ve manevi değerler ülke gerçekleri ayakları ile bir bütün olarak ORTAK AKIL (ŞURA) ile belirlenmesi gerekirken bir avuç siyasi elitin ya da BAKAN ama neye baktığını bilemeyenlerin kararlarıyla şekillendirilmeye çalışılmıştır. İnsana yapılan yatırımların sonuçları bugün çıkmaz, yıllar alır. Yapılan düzenlemeler eğitimi TOPAL ÖRDEK haline getirmiştir.
Öğretmenin hazırlanması – donanımı – yeterliliği – sayısal yeterliliği – özlük hakları – toplumsal statüsü yerli yerine oturtulamamıştır.
Velilerin okula – öğrenci – öğretmenle olan ilişkileri kırılgan ve incitici – ötekileştirici – takipsiz kalmış en önemli etken pasifize olmuş. Ya da her şey velilerden beklenir hale gelmiş.
Okullar donanım ve fiziki yeterlilikten uzak çağdaş normlara uygun olmayan niteliktedir.
Öğrenim standart donanım ve öğrenci sayısıyla değil yetersiz şartlarda yapılmaktadır. Çift tedrisat devam etmektedir.
Tek başına iktidar olmuş bir partinin eğitim sorununa bakışı BÜTÜNCÜL olması gerekirken iktidar 11 yıldır palyatif tedbirlerle milleti avutmaktadır. Peki neler yaptılar!
Önce Bakanlığın bürokrasisini AKP'lileştirmekle işe başladılar. Peşinden taşrada ne kadar idareci öğretmen varsa dama taşı gibi oynadılar. Sendikalar da buna yardımcı oldular. Öğretmen – idareci arası iyice açıldı. Sorun yer altına indi. Şura kararlarıyla alınması gereken kararlar bir avuç yönetici tarafından alındı! 4+4+4 sistemi – ilkokula başlama yaşı, kılık kıyafet serbestliği, disiplin yönetmeliği (Bu yönetmelik öğretmeni figüran haline getiren bir yönetmelik olmuştur) Ülkemizde kamu vicdanı gelişmediği için siyaset – veli – öğrenci öğretmeni İPOTEK altına almış okulların disiplini tamamen bozulmuştur.
Öğrenme ve eğitimin başarısını ölçmek için sürekli SINAV şekli ve sayısı ile oynanmış öğretmen de – öğrenci de veli de şaşkınlık içinde kalmıştır.
Özel okullar rekabet nedeniyle bu sistemsizlik depreminden bir nebze kendilerini kurtarabilmiştir.
Aynı iktidarın bir bakanı 12 yıllık eğitime geçti. Hiçbir hazırlık yok. Okul adeti yetmedi. İmam Hatip ve Meslek Liseleri, Düz Lise yapıldı. Anadolu Liseleri ile Fen Liseleri'nin kalitesi fiilen yok edildi.
Konu olan seçmeli dersler için (Din dersi vb.) branş öğretmeni yok. Sözleşmeli statüsüz insanlarla açık kapatıldı.
Matematik öğretmeni müzik, müzik öğretmeni din dersi verir mi?
Sınavlar kaldırılacak dendi! Ancak bölgesel farklar okul farkları nedeniyle sınavlar kalkmadı. 8. Sınıfta SBS'nin yerine 12 sınav konuldu. Bu sınavları başarmak için okul yetersiz. Hani dershaneler kalkacaktı? Veli – öğrenci yine dershaneye koşacak!
Yapılan yanlışları takipte işin uzmanları bile şaşırıyor.
Şayet eğitimde kalıcı REFORM yapacaksanız Eğitim – Öğretimi bir bütün olarak planlayacaksınız!
Niteliği yüksek öğretmen yetiştireceksiniz ve hizmet süresince donanımını artıracaksınız. Özlük haklarını kesin bir standarda çekeceksiniz. Tayini – Terfisi – Maaşı – Ders ücreti – Veli – Öğrenci – Öğretmen ilişkisi bir düzene kavuşacak. Öğretmen açığınız kalmayacak!
Okullarınızı alt yapısı – donanımı ve derslik açısından yeniden planlayıp TEK TEDRİSAT ve uluslararası norma uygun öğrenci sayısına kavuşturacaksınız.
Okullar arasında – bölgeler arasındaki farklılaşmayı minimuma indireceksiniz.
Veli – okul ilişkisini kesin bir temele bağlayacaksınız.
Bürokrasiyi azaltıp öğretmenler üzerindeki sendika – siyaset baskısı yerine bağımsız denetim mekanizması oluşturacaksınız.
Akıllı Tahta – Tablet popülizminden önce bunları yapıp teknik donanım içinde de TRİBÜNLERE oynadığınız bu yatırımlara devam edeceksiniz.
AKP'nin 11 yılı milli eğitim açısından sistemsizliğin hakim olduğu SORUNUN daha da griftleştiği bir dönemdir. Okul sayısında, öğretmen atamasında artış ise kaçınılmaz olarak gerçekleşen tek olumlu ama PALYATİF sonuçlardır.
Bu kafa ile SİSTEM oluşmamıştır. Çağın istatistiksel veri kolaylığı ve ORTAK AKIL (ŞURA) geleneğini kullanarak lütfen bozduklarınızı ya da yapmadıklarınızı dikkate alıp bu milletin en önemli sorununu MIŞ gibi yapmaktan kurtarın bu millet gelecekte sizi minnetle ansın. Yoksa yaptığınız değişiklikler ve sınav sayılarınızla bu 16 milyona kıymış olmanızı affetmeyecektir. Yeni eğitim ve öğretim yılının hayırlı olmasını Allah'tan diliyorum.

Bu yazı toplam 739 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim