• BIST 89.282
  • Altın 145,513
  • Dolar 3,6363
  • Euro 3,8917
  • Bolu 9 °C
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 13 °C

Eğitim öğretimde ders başı

Mustafa Namdar

Tatil; kimilerine göre unutulmayacak, kimilerine göre de, hatırlanması istenmeyen anılarla bitti. Başarılı ya da başarısız geçen bir ders yılının değerlendirmesini yaparak, 2010-2011 öğretim yılına başlanıyor olması en büyük dileğim. Gelecekte aile ve ülke sorumluluklarını yüklenecek olanlar, umut ettikleri hedefin yol haritasını umarım iyi çözerler. Bu haritanın tasarımında öğretmen, veli ve öğrenci dayanışmasının önemi umarım gözardı edilmez. Bu üçlünün birbiriyle barışık olması sonucunda hayallerdeki adrese ulaşılacağını umarım unutmazlar.

"Beklenen gün gelecekse, çekilen çile kutsaldır" demiş Wiktor Hügo. Öğrenci için, veli için beklenen güne ulaşmak, eğitim-öğretim yılını iyi değerlendirmekten geçtiğini anlamak, anlatabilmektir. Çalışmayı rehber edinme bilincini geliştirebilirsek huzurla, umutla çıkılan yolun sonundaki hedefe ulaşmanın mümkün olacağı genç beyinlerin düşüncelerinde mayalandırılır. Bu mayanın, öğretmen ve ana-baba eliyle tutulacağını unutmamalıyız. Bu mayanın, her öğretim yılında yeniden tazelenmesi gerektiğini de atlamamalıyız...

Model bozuksa, kalıp norma uygun değilse, çıkan ürün bozuktur, defoludur. İnsan unsurunu yetiştiren sistemler ve modeller bozuk olursa, çıkan ürünleri işporta tezgahlarında pazarlamak zorunda kalınır. İnsanın defolusu ülke geleceğinin teminatı olamaz...

Gene bir düşünür (Notlarımda ismini yazmamışım) şöyle demiş: "Milletin genç kuşakları bozuk olmaz. Onlar ancak yetişkinler bozulduğu zaman bozulurlar." Yetişkinler olarak bizler görevimizi noksansız yapamıyorsak, "Bu nasıl gençlik demek hakkına sahip değiliz..."

Öğretmek yeniden öğrenmektir. Bizler bugünü öğrenirken, çocuklarımıza geleceği öğretmek zorunda olduğumuzu her öğretim yılı başında yeniden hatırlayacağız. Başarının yolu iyi diyalog ve iyi iletişimden geçer anlayışıyla öğretmenlerimizle bütünleşmeliyiz.

Çağımızın bilgi çağı, bilim çağı olduğu hemen her platformda dillendiriliyor. Bilimin anahtarı okul kapılarının açılmasına şifrelenmiş. Bilimsel yeterliliklere sahip kafalar okullarda geliştirilip şekillendiriliyor. Bilimsel öğretinin anahtarını elinde tutan öğretmenimi, sınıfta ders saatiyle sınırlı tutmaktan öte, ondan rehberlik konusunda, öğretmenin tekniği, taktiği konusunda yararlanmak zorunda olduğumuzu unutmadan sevgi sıcaklığında iletişim kurmakta, yakınlaşmakta yarar var. Çocuklarımızın dedimki dediydilerle, diyalogda kısa devre yaptırmamaya özen göstermeliyiz. Öfke başarıya giden yolda tek ve acımasız engeldir. Veli olarak başarı ve başarısızlığın neresinde olduğumuza çok çok dikkat etmek zorundayız. Onun için her öğretim yılı başında öğretmen, öğrenci ve veliden meydana gelen halkaları birbirine kenetleyerek başarı zincirini yaratmak zorundayız. Çocuklar bizim olduğu kadar bu ülkenin de bizim olduğunu unutmadan yeni eğitim-öğretim yılının ulusça başarılı geçmesini diliyorum.

Bu yazı toplam 696 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim