• BIST 97.890
  • Altın 145,753
  • Dolar 3,5793
  • Euro 4,0024
  • Bolu 17 °C
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 17 °C

EĞİTİM SİSTEMİMİZ BEKLENENİ VERİYOR MU...?

Mustafa Öz

            11.02.2005

Okullarımızda ikinci yarıyıl başladı. Milyonlarca ÇOCUĞUMUZ ve GENCİMİZ umutları ve geleceği için ders başı yaptı...!

Türkiye'de hangi taşın altını kaldırsanız, hangi sorunu deşeleseniz altından eğitim çıkıyor. Sorunlar karmaşıklaşmış içinden çıkılamaz hale gelmiştir. Cumhuriyet döneminde sürekli SİSTEM DEĞİŞİKLİĞİ, MÜFREDAT DEĞİŞİKLİĞİ ders kitaplarının içeriğinde değişiklik yaparak sorun çözülecek sanılmıştır. Gazetelerde okudum. Yine kitapların içeriği değişiyor ve uygulamada değişikliğe gidiliyormuş...?

Ülkemizin AYDINLARI milletinin problemlerini çözmek, doğru yerde bulunmak yerine; Halktan kopuk, başka ülkelerin değerlerine, ideolojilerine sahiplenmekle kendi ülkemizin sorunlarını çözeceklerini sanmak gafletiyle ÇOK ŞEYLER KAYBETTİRMİŞLERDİR.

Daha dün köyden çıkan okumuşumuz. Köyünü ve sorunlarını unutmuş geçmişi bir kalemde silip atarak, inkarcı bir anlayışla; KÖKSÜZ bir yaklaşımla TEPEDEN İNME FİKİRLERLE millete tahakküm etmeye çalışmıştır. Milletinin değerlerine yabancılaşarak geliştiğini, medenileştiğini, çağdaşlaştığını sanmış ne kendine, ne ailesine, ne de millete örnek olamamıştır. Halk MÜREKKEP YALAMIŞ (SÖZDE AYDINLARDAN) olan bu insanlardan korkar olmuş, onlar ise halktan kopmayı marifet sanmışlardır.

Bu kopuklukla hiçbir sorunumuz çözülemez olmuştur. Ülkeyi yönetenler sorunu tam tespit edemedikleri için; Alkışlarla gelmişler; Arkalarına bakmadan da gitmişlerdir.

Milletin inancı, dili, kültürü, yaşama felsefesi, kimliği, kişiliği, onuru bir yana itilmiş; kendini beğenen birbirine güvenmeyen ne olduğu belirsiz topluluk olmuştur. Bu topluluk en çok bağıran, En çok şikayet eden, üretmeyen, çalan, hak hukuk dinlemeyen, millete ve devlete sahip çıkmayan, küfürbaz, sarhoş, serseri, disiplinsizlerce de desteklenmiş; Azınlıkta oldukları halde her yerde seslerini en çok çıkaranlar haline gelmişlerdir.

Millet bu SİRRETLERİN ŞERRİNDEN usanmış sessizliğe, yalnızlığa, kaderine teslim olmaya doğru gitmiştir.

Her acı, her tasa, her sorun yine sessiz çoğunluğu bulmuş. Bu tuzu kuruların işi her zaman tıkırında olmuştur.

-Gençlerimizi hayata hazırlayamıyoruz.

-Gençlerimizde; Sigara, uyuşturucu, içki, kumar, gayrimeşru ilişkiler ilkokul seviyesine inmiştir.

Ailelerin neredeyse %90'ı çocuklarıyla iletişim kuramamaktadır. Çocuğun annesi ve babası bellidir; Ama çocuk sanki o ailenin değildir. Ailelerin çocukları üzerinde hiçbir etkisi kalmamıştır.

Çocuklarımıza; milli terbiye, milli hayat, kimlik, kişilik, inanç veremediğimiz için: Ne idüğü belirsiz inançlar, akımlar ideolojiler peşinde sele kapılmış yaprak gibi gitmekte, yok olmaktalar.

Başarısızlık bir kader haline gelmiştir. Ülkü olmadığı için ufuk ve vizyonda kalmamıştır. Gençlerin beyinleri uyuşmuş teslim alınmıştır. Çoğu 200 kelime ile konuşmakta başkalarını taklit etmektedir.

Bu eğitim sistemi böyle giderse: milletin evlatları yine milletin parasıyla yok oluşa sürüklenmektedir. Her aile durumundan şikayetçidir. Sınavlarda şaşılacak derecede başarısızlıklar oluşmuştur. Binlerce gencimiz SIFIR PUAN almaktadır.

Bir kap yemek yiyelim. Bir gömlek giyelim. Cep telefonumuz olmasın ama gençliğimizi; eğitelim, öğretelim hayata hazırlayalım. Milli ve manevi hedef koyalım. TEORİDE bırakmakla olmuyor...olmuyor. Geç kalıyoruz...!

SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİMİZ ÇÖKÜYOR MU...?

Ülkemizin kara delikleri çok...! Bunlardan en önemlisi de sosyal güvenlik sistemimizdir. (S.S.K., EMEKLİ SANDIĞI, BAĞ-KUR)

2004 yılında bütçeden bu sisteme 70.4 katrilyon Türk Lirası kaynak aktarılmıştır. Maliye Bakanı acilen bu sistemle ilgili tedbir alınmalıdır diye açıklama yaptı...!

Çok doğru; Ancak hükümetimiz Hastanelerde uyguladığı döner sermaye ve performans kriterleriyle bu yangına SU yerine BENZİN dökmektedir. İnsanımızda KAMU VİCDANI gelişmediği için bu sistem üç kuruş kazanç elde etmek uğruna; sosyal güvenliği, devlet kurumlarını yok etmek üzere işliyor. Acilen performans ve döner sermaye uygulamasından vazgeçip doktorların ve sağlık personelinin özlük haklarını düzenlemek, hastanelerdeki savurganlığa, çok başlılığa, üç kuruş için, malzeme, kaynak, insan israfına son verilmelidir.

Eğer sosyal güvenliği kurtarmak için insanların yaşlarıyla ilgili düzenleme ile uğraşıp bu konu gündeme gelmezse; Primler makul hale getirilmez, alacaklar tahsil edilemezse Güvenlik sistemi TEK ŞEMSİYE altına alınmakta gecikilirse; Günü kurtarma amacıyla palyatif düzenlemeler yapılırsa EN BÜYÜK KARA DELİK OLAN GÜVENLİK SİSTEMİ ÜLKEYİ ÇÖKÜŞE GÖTÜRMEKTEDİR... TESPİT DOĞRUDUR... TEŞHİS BELLİDİR... ÇÖZÜM KISA VADEDE UYGULANMALIDIR...!

Bu yazı toplam 325 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim