eryaman escort , ankara escort bayan, escort ankara, bursa escort - ankara escort
  • BIST 108.489
  • Altın 151,185
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Bolu 7 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 7 °C

Eğitim stardı Alıçören’den verildi

Mustafa Namdar

17 Eylül 2007 Anıtpark'ta yapılan tören sonu Alıçören İlköğretim Okulu'ndan çalındı 2007-2008 eğitim-öğretim yılının zili. 16 çevre köyün öğrencilerinin taşındığı merkezdi Alıçören İlköğretim Okulu. 1999-2000 eğitim-öğretim yılında hizmete giren çiçeği burnunda üç katlı betonarme okulda, 1.kademe sınıf sayısı 10, 2.kademe sınıf sayısı 7, öğrenci sayısı 387, 2 idareci, 18 öğretmen ve 3 hizmetli bulunuyor.

Uzun bir yaz tatilinden sonra işte yeniden buluştuk diyerek selamlıyor konuklarını sunumu yapan öğretmenimiz. Kudret Duman adlı öğrenci okutuyor öğrenci andını. Türk'üm, doğrumu, çalışkanım…

Okula yeni başlayan öğrencilere çiçekler verildi ağabeyler, ablalar tarafından hoş geliş adına. Kulaklarda yankılanan Ata Barı melodisiyle de müdürlerini selamlıyor gibiydi öğretmen ve öğrenciler.

Eğitim, çocuğa bilmediğini öğretmek değildir. Eğitim, çocuğa yaşamasını öğretmektir diyen sunucu 5.sınıf öğrencisi Elif Mehtap Sözkesen'i davet ediyordu şiirini okuması için.

“Sevgiyi, saygıyı, arkadaşlığı burada öğreniyoruz..”diyor. Arkasından 4.sınıf öğrencisi “Hani oyun oynardık geçen yıl bu sokaklarda. Şimdi okullu olduk, bak işte kara tahta başında…”diye okuyordu şiirini.

Öğrencilerinden sonra Türkçe öğretmeni Sezin Tüfekçi Köroğlu geliyordu kürsüye. “Bireysel kalitenin, toplumsal kalkınmanın dinamosu olduğunu söylüyordu okulların…” Kısa ve öz olarak. Öğretmeninden sonra 6.sınıf öğrencisi Vahdet Türk okuyordu “Okulum” adlı şiirini heyecanlı, duygulu.

Ve Okul Müdürü Sn. İsmail Saykı “Bir Eylül sabahı içimizi ısıttınız” diyerek okulunun işlevselliğini ve personeli hakkında bilgi verdi kısa ve öz. “Sonbaharda göçmen kuşlar gibi okula döndük. Okula dönmek, Atatürk'ü anlamak demektir. Çünkü Atatürk en büyük öğretmendir diyordu 2.sınıf öğrencisi İlknur Bayhan alkışlar arasında."

Milli Eğitim Müdürümüz Sn. Şenol Genç kürsüde, 16 Temmuz 1921'de Ankara'da başöğretmen Atatürk'ün harbin o korkunç günlerinde öğretmenlere seslendiğini. En önemli işimizin eğitim olduğuna işaret ettiğini hatırlatarak başladı konuşmasına.

21.yüzyılın bilgi toplumu olarak bilginin, öğrenmenin yollarını aramak sorumluluklarının olduğunu. İleri ülkeleri geçmenin bilincindeyiz dedi. Eğitimin günümüzde havadan ve sudan daha önemli olduğunu vurguladı. Kaliteli ve başarılı olmanın tek şartının eğitim olduğuna işaret etti. Psikolojik danışman ve rehber gibi çalışmalarını öğretmenlere hatırlattı. Biz sizlere güveniyoruz. Çocuğun eğitim aldığı ilk yerin aile yuvası olduğuna işaret ederek, çocuklara öğretmeni ve okulu sevdirmelisiniz diyerek velilere, okulla diyalog halinde olmalarını istedi.

Sunucu: “Bilginin efendisi olmak için, çalışmanın uşağı olmak şarttır” diyor ve konuşmasını yapmak üzere Belediye Başkanı Sn. Alaaddin Yılmaz'ı davet ediyordu.

Başkan: Yollar cıvıl cıvıl. Okullarımız cıvıl cıvıl. Bu çocuklar bizim geleceğimiz olacaktır.

Şu anda 15 milyon çocuk sizlerin ellerinde şekillenmek üzere, sizlere teslim edilmiş durumda. Başarılar diliyorum.

Valimiz Sn. Ali Serindağ: “Ne mutlu ki ilköğretim haftasını bir bayram havasında kutluyoruz. Eğitim, bir ülkenin geleceğini şekillendirir. Çağdaş ve bilimsel bir eğitimle Atatürk ilke ve devrimleri yaşatılır. Taşımacılıkta dikkatli davranmak zorundayız. Eğitim hiç şüphesiz hayatın her evresinde devam ediyor. Okul öncesi eğitim üzerinde durmaktayız. Bolu'da devlet ortalamasının üzerinde, %40'lar seviyesindeyiz. Daha da yükseltmek için çabalarımız var. Eğitim uzun süreli bir faaliyettir. Onun için hepimiz bunun üzerinde önemle durmaktayız, durmak zorundayız” dedi.

Konuşmaların bitiminde, okulun folklor ekibi mahalli oyunlarımızı oynadılar. Sonra okul içinde sınıflar gezildi. Güzel bir havada anlamlı bir açılış gerçekleşti. Veliler oldukça kalabalık ve ilgiliydiler.

Konuşmaların arasında gözüme ilişti. Atatürk büstünün sağ ve solunda ellerinde yanan meşaleleriyle nöbet bekleyen iki izci öğrencimiz duruyordu. Yaptıkları işin bilincinde, çok ciddi tutuyorlardı nöbetlerini. Sanki “Ey Atam. Ey Başöğretmenim, senin ilkelerini yaşatacağız. Işığın rehberimiz olacak, bağımsızlık meşaleni hiç söndürmeyeceğiz” der gibiydiler.

Çocuklar ne kadar saf ve içten. Türk'üm, doğruyum derken yürekten seslenişleri ne kadar inandırıcı. Çalışkanım derken ne kadar coşkulular. Sonra ne oluyor? Sonra ne yapıyoruz da, ne oluyor da büyüdükçe sapmalar oluyor? Neden saf ve temiz davranışlar zamanla erozyona uğruyor?

Güzel bir başlangıç. Sonuçtaki başarı da umarım aynı güzellikte olur. Başarılar öğretmenime, öğrencilerime. Dilerim her şey gönlünüzce olur.

20.09.2007

Bu yazı toplam 506 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim