• BIST 108.410
  • Altın 143,491
  • Dolar 3,5304
  • Euro 4,1292
  • Bolu 32 °C
  • İstanbul 31 °C
  • Ankara 35 °C

Eğitim üzerine buluşma toplantıları

Mustafa Namdar

Yılda iki kez yapılan eğitim bölgesi toplantıları ilk heyecanını kaybetmiş. Sanki bayram namazı gibi iki salla bir bağla komutuyla imam konuşur, cemaat dinler. Oysa; öyle miydi eğitim bölgeleri toplantıları. Okulların yöneticileri okullarıyla ilgili durumları anlatır, veli isteklerini, sıkıntılarını söyler, öğrenci yıl içindeki sorunlarının mesajını hem yöneticiye, hem velisine vermeye çalışır. Sivil toplum kuruluşları da, kendi alanında üzerine düşen görevi nasıl yerine getirmeliyim düşüncesinin içinde akıl yürütmenin yollarını arar. Ortak aklın tespit ettiği görüşler, üst yönetimlerin huzuruna çıkabildiğiyle çıkar, sonra torbalanıp bir kenara atılır. Ve eğitim öğretimin patronları kendi değerlendirmeleriyle sistemde getirdikleri yenilikleri uygulamaya koyar. Sonuç ne zaman alınır, 3-4-5 yıl sonra. Sonra ne olur? Bu olmadı şunu deneyelim...

Okul yöneticisi dertli; öncelikli olarak hizmetlisi, memuru, öğretmen ve müdür yardımcısı yeterli sayıda değil ya da yok. Bu konuda hizmet satın alacak para yok. Öğretmen dertli; çok sık değiştirilen sınıf geçme sınav yönetmelikleri ile disiplini sağlayamıyorum. Devamı sağlayamıyorum. Defter, kitap getirtemiyorum. Ödev yaptırtamıyorum. Öğrenci dertli; öğretmenden yeteri kadar yararlanamıyorum. Öğretmen hazırlıksız. Zaman zaman onur kırıcı davranıyor. Rehberliği zayıf ya da hiç yapmıyor. Pansiyonlarda kadrolu belletmenim yok, yardım alamıyorum. Memur hizmetli dertli; olması gereken sayıda değilim, yetişemiyorum. Veli dertli; çocuğun masrafına, okulun isteklerine yetişemiyorum.

Değişikliklerden bilgim olmuyor, çocuğuma nasıl yardımcı olunacak bilemiyorum. Okul müdürü dertli, un varsa şeker yok. Şeker bulursam yağ yok. Helvayı, helva tadında yapamıyorum. Personel yokluğundan hem yönetim, hem katip oluyor, çok bunalıyorum. Ödenekler kısıtlı, veliye yüklenmekten bunalıyorum...

Okul içindeki öğretmen, veli, öğrenci ve okul yönetimindeki durum vaziyet bu. Sendika ve sivil toplum temsilcileri diyor ki; spor salonları yapılsın. Sosyal faaliyetlere ağırlık verilsin. Veli diyor ki; aman önümüzde OKS ve ÖSS sınavları var. Çocuğumun hiç boş vakti yok. Sosyal faaliyetlere müsaade etmem. Ben onu dersaneye gönderiyorum. Sendika ve sivil toplumcular diyor ki; internet kafeler emniyet ve öğretmen tarafından kontrol edilsin. Aralarında yaş farkı olan ilk ve ortaöğretim öğrencileri üniversite gençliğinin sokakta, parkta, bahçede, internet kafedeki davranışlarından etkileniyor, önlem alınsın! Öğretmen diyor ki bu iş benim işim değil, ben ödevime evimde de devam ediyorum. Haftalık mesaim 45-50 saati aşıyor.

Bu koşullar altında eğitimöğretimde eğitim unutulmuş, öğretimde de her kurumun öğretim programlarındaki konuları bir önceki program seviyesine indirerek ya da, sene sonlarında çıkartılan aflarla sınıf geçmeyi sağlayıp başarıyı yükseltiyoruz. Yetmezse can simidi dersaneler...

Disiplin dört dörtlük! Herhangi bir sorun yok. Şiddet üzerine asayiş berkemal. Onunla ilgili kurumlarımız var. Bu konuda danışma kuruluna bilgi vermeye de gerek yok. Okul içinde, okul dışında öğrenci modaya uyuyor. Saçlar jöleli, bilekte ve boyunda takılar, parmakta yüzük, gömlek yakadan aşağıya iki düğme açık, etekler, pantolon dışında kravat, boyuna yük olsa da, yumruk gibi topuzuyla göbeğe doğru sarkmış. Modern görüntü bu olmalı. Yakışıyor da kerataya (!)

Haa bir de şu çok sık yapılan resim, kompozisyon, şiir yarışmaları. Bunlar da bir ayrı sorun. Çeşitli kurum ve kuruluşlar tarafından o kadar sık yapılması isteniyor ki, okuyup değerlendirilmesi bir ayrı dert. Getirilen sistem içinde öğrenciyi meramını anlatmaktan uzaklaştıran evet hayır doğru yanlış gibi ezberletilen dört kelime yerine anlam ifade eden cümleler kurmak, duyguları mısralarda ifade etmek için zaman harcamak ne kadar zor iş olmalı...

Bizim bölgede hava özeti böyle, ya sizde durum ne?...

29.06.2007

Bu yazı toplam 410 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim