• BIST 96.400
  • Altın 144,450
  • Dolar 3,5644
  • Euro 4,0031
  • Bolu 10 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 14 °C

EKMEK TEKNESİ

Mustafa Namdar

İş hayatında ustanın çalıştığı tezgah. Ekmek parasını kazanma amaçlı üzerinde çalışılıp üretim yapılan iş masası. Eski ustalardan, öğretmenlerimizden duyduğumuz uyarı sözcüğü; “ekmek teknesi üzerine oturulmaz. Tezgah üzeri lüzumsuz takımlarla doldurulmaz.” Bunun bir anlamı geçimini sağlayacağınız yere saygılı olun uyarısıdır. Bir anlamı da, yaşamın olmazsa olmazı karnını doyurduğun ekmeğe saygın olsun” demektir.
İnancımıza göre ekmek, nimettir. İyi yaşamak için gerekli olan her şey nimettir. Sokakda yürürken ekmek yeme! Yere dökülen ekmek ufağı ayaklar altında çiğnenmesin! Yerde bir ekmek ufağı görürsen onu yerden al, bir kovuğa koy! Çocukluğumuzdan beri büyüklerden aldığımız uyarıdır bu. Nimet komşu kızının adı değil o ekmekdir!! Onsuz yaşam olmaz olamaz.
Ekmek; herhangi bir bitkiyi üretmek için tohumun toprağa serpilmesi olduğu gibi, insanlar arasında çeşitli anlamlara gelebilecek şekilde de kullanılır. Örneğin; birisini uydurma bir bahaneyle bırakıp gitmek. Anlamında kullanılması gibidir ekmek…
Ekmek; bütün kutsallığına rağmen. Büyük uğraşlar sonucu elde edilmesine karşın, dünya nüfusunun bir bölümü bir dilim ekmek için kıvrım kıvrım kıvranırken, ekmek israfının her geçen gün artmasına tanık olmak İslam felsefesine de uyan bir davranış değildir. “Komşun aç iken tok durulmaz uyarısı” Yiyeceğini içeceğini israf etme. Etrafını kolla. Bulduğun nimeti hesapsız kitapsız harcama, ekmeğini, yemeğini, içeceğin suyu ihtiyacın kadar al. Tabağında artırıp artanı çöpe atma demekdir.
Her inişin bir yokuşu olduğu gibi, her varlığın da bir darlığı olabileceği düşünülerek, sahip olduğun arlıkları hovardaca harcama. Bu günden yarının düşün demekdir.
Yapılan bir işde dökülen alın terinin, harcanan emeğin ne olduğunun öğrenebilsek! Nimetin külfet karşılığında olduğunun değerlendirebilirsek! Ekmeğe ulaşmanın zorluğunu kavrayabilsek! Ekmek için işin; arslanın ağzında değil de midesinde olduğunu öğretebilsek! En doğrusu, sosyal devlet ilkelerini oy için yerine getirmek yerine, karın doyurmanın bir hak ediş olduğunu, bunun da çalışarak yerine getirilebileceğini bir öğretebilsek! İş imkanları burada ekmeğini buradan temin et, bedava yaşamak yok. At kuyruğundaki sinek gibi yaşamayıp, karınca gibi yaşamaya insanları özendirip, imkanlar sağlayamadığımız sürece dünyanın bir bölümü açlıktan kırılacak, bir bölümü nasıl olsa geliyor diye sırt üstü yatıp! Lokma piş, Ağzıma düş diye bekleyecek. Bir kısmı da, yediğim önümde yemediğim arkamda güvencesiyle şımarıklık içinde, artan ekmek parçasıyla ağzını silip çöpe atacak. Kimileri de doymayan gözünü tatmin etmek üzere alabildiğince doldurduğu tabağından iki kaşık alıp artanını çöpe atacak. Anaların sözleri “ Yemeğini ekmeğine katık et. Tabağını sünetle.” (Sıyır) ikazları ne kadar doğruymuş.

Belki de çocuklarımıza bunları öğretemediğimiz için bu gün, ekmek israfından söz eder olduk. Belki de, sevgi yerine nifak tohumları ekmek anlayışını, ekmek nimetle eş anlamlı kullandığımız için çekiyoruz günümüz sıkıntılarını…

Bu yazı toplam 635 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim