• BIST 90.383
  • Altın 145,141
  • Dolar 3,6152
  • Euro 3,9060
  • Bolu 17 °C
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 18 °C

Ekonomik sorunlar ve önerileri-4

Mustafa Namdar

Valimiz Sn. Ali Serindağ toplantılarının olması nedeniyle salona geç geldi. Panel amacına yönelik son konuşma için davet edildi. Konuşmasına, Bolu için ciddi konuların konuşulduğu bu toplantı salonunun çok daha kalabalık olacağını düşünüyordum diyerek başladı. Ancak sonucu da, gündemde önemli olayların olmasına bağladı.

-Ekonomik sorunlara il bazında bakılmasından girmek istiyorum. Bana göre herkes kendine göre bir rol biçiyor. Önce kaynaklarımız değerlendirilmeli. Kaynaklarımız, ekonomimiz, sanayimiz nedir bakmamız gerekiyor. Turizm ya da sanayi bu sektörlerden birine öncelik verilebilir. Esas olan ikisini birlikte paralel götürmektir. Ekonomik gelirin %40’ı hizmet sektöründen elde ediliyor. Hizmet sektörüne önem verilmelidir. Bolu, Türkiye nüfusunun 1/3’üne en yakın bölgede bulunuyor. Doğal güzellikleri nedeniyle burası bir cazibe merkezidir. Bolu’yu turizm beldesi olarak düşünmek zorundayız. 72 spor kulübü kamp dönemini burada geçirmiştir. Burada spor turizmi potansiyelimiz var. Doğa sporları ve havacılık sporları için Abant çok uygundur. Abant yamaç paraşütü için Türkiye’nin en önemli bölgelerindendir. Ayrıca termal kaynaklarımız var. Bu kaynaklardan yalnız Karacasu’da 9000 kişiye yetecek sıcak suyumuz var. Vizyonumuz Turizm olmalıdır. 80 bin nüfuslu bir şehirde üniversite olması çok şey ifade eder. Üniversiteye yalnızca ekonomik kaynak olarak bakamayız. Termal turizmi, sağlık turizmi ile de ilgilidir. Bolu sağlık merkezi haline getirilmeli, sağlık kenti olmalıdır. Rolümüzü biçerken bunlara ağırlık verilmelidir. Turizmi çevre ile birlikte düşünmeliyiz. Sanayi konusunda Rüştü Beyin dediklerine katılıyorum. Herşey bir bütün olarak düşünülmeli. Bolu kendisi için bir misyon belirlemeli. Toplantılar düzenlenip değerlendirilmeli. Spor konusuna da önem verilmeli dedi.

Dünya Gazetesi Ekonomik Forumu’nda gündeme gelen konular, ortaya konan sorunlar bunlar. Eğitim-öğretimde kalite, sadece Bolu’nun değil, ülke sorunu. Okul öncesinden itibaren önemli. Ülkemizde ilköğretim mecburi sonrası isteğe bağlı. Ortaöğretimden sonrası kimi ara eleman kimi üst düzey teknik ve sosyal alanda insan yetiştirir. Bir üniversitede kaliteli eğitim ve kaliteli öğretim elemanı özleminden söz ediliyorsa önemli olmalı.

İlimizde ara eleman sıkıntısından bahsedildi. Oysa ilde meslek liseleri oranı %60’dır. Sorun, sanayi ve işletmelerin istediği nitelikse, nasıl eleman istedikleri sıralanmalıdır. Onca mezun boş geziyor çalışmıyorsa, nedenleri araştırılmalıdır.

Üniversite öğrencilerimiz için Bolu halkıyla işbirliği istenmektedir. Bu konuda istenen işbirliği kriterleri nedir? Bolu halkının ne yapması isteniyor, anket araştırmasıyla ortaya konmalıdır.

Üniversitemizde personel sıkıntısı ciddi bir sorundur. Üniversite kendine özgü bir sistem içinde personelini temin etmektedir. Bu konuda ilgili kurumları harekete geçirecek tiyoların verilmesi gerek.

Kaliteli öğrencinin tercihi için üniversite fiziki şartları, öğretim elemanı, yurtlarının önemi büyüktür. Yaklaşık 16-17 bin öğrencisi olan bir üniversitenin, trilyonlar harcanarak kurulduğu alan için devletin bir başka kurumuyla ihtilafı var. Bu da gelişmeyi ve yeni yatırımı engelliyorsa, o da siyasilerimizin ayıbı olmalı.

Gerede Dericilik Meslek Yüksekokulu’nun Fakülte haline getirilmesi düşünülürken, ayakkabı ve deri konfeksiyonu üzerinde de çalışmalar yapılmalı. Enstitüler gibi.

Orman köylüsü sıkıntıda demek sorunu çözmüyor. Hiçbir maktada Bolu köylüsünün söyleniyor. Sorunun ne olduğu tespit edilmeli, nedenleri araştırılmalı.

Yerel yönetimlerde yetkilerin artırılması istenirken, Köy Hizmetleri’nin Özel İdare’ye bağlanmasının mahsurları ortaya konmalı.

Yayla sorunu gerçekten kanayan bir yara. Bu konuda ne nasıl olmalı diye modeller üretilip, kamuoyu ile paylaşılmalı.

Teşvikten yararlanamayan bir beldede, organize sanayi geliştirme çabası varsa buraya talep var demektir. Bu konuda devletin yardımcı olması gerekir. Bu konu tamamen siyasilerimizin becerisiyle ilgilidir.

Organik tarım atıklarla ilgili sorunlar bu işletmelerin ARGE birimlerince çözüleceği her platformda konuşuluyor. Konu halen çözülemiyorsa, sektörden alınan vergilerden ayrı bir fon oluşturularak devletiyle geri dönümü sağlanmalıdır.

Bacalı bacasız sanayi konuşulurken, Doğa güzelliklerini bozmayacak yatırımların olması gün gibi ortadadır. Bu konuda planlama yapılmalıdır.

Göynük Termik Santralinin çevre etkisi ciddi anlamda araştırılmalı. Zira o bölge Göynük ilçemizin en verimli tarım alanıdır.

Teşvik Yasası’ndan mahrum edildiysek, sektör veya proje bazında teşviklerle sanayici özendirilmeli. Saçaklı metal sanayi geliştirilip otomotiv sanayi alanına girmesi teşvik edilmeli.

Üretim ve Endüstri İlişkiler değişmiştir deniyor. Bu konuda ara ara bu işin uzmanları bölgede bu değişikliklerin ne olduğunu anlatmalı.

Bolu karayolu avantajını deniz yoluyla da güçlendirmeli. Zaman zaman gündeme gelen Ereğli-Bolu bağlantı yolu etüt edilmeli.

Kaynaklarımıza ait envanterimiz İl Gelişme Planlarında mevcut. Değişen koşullarda ne revüze edilmesi gerekiyorsa, o konuda çalışılmalı diye özetlemeye çalıştığım konular da benim kafama takılanlar.

09.08.2007

Bu yazı toplam 435 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim