• BIST 110.477
  • Altın 275,921
  • Dolar 5,8011
  • Euro 6,4759
  • Bolu 5 °C
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 4 °C

EL ÂLEM NEREDE, BİZ NEREDEYİZ ?

Onur USTAOĞLU

Yazıyı Özge Nur Dilber’in sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın...

Çoğu zaman gündem haberleri çok sıkıcı olabiliyor ve insanın canını sıkabiliyor. Ancak ben yaptığım iş gereği gerek Televizyondan, gerekse internetten güncel haberleri bir şekilde takip etmeye çalışıyorum. Dün gece de bir Televizyon kanalında ilginç bir habere rastladım “NASA eğer yörüngesinde sapma olmazsa, 2022 dünyaya bir göktaşı çarpacağını açıklamış“ Haberi görünce “ Bize ne ya diğer ülkeler düşünsün bize bir şey olmaz.” derken kendimi yakaladım Gülümsemeye başladım. Aslında yaptığım şey kendim bir şey yapmayıp başkalarından bizi kurtarmalarını beklemekten başka bir şey değildi!

Kendimi böyle yakalayınca düşünmeye başladım, biz zamanında Uzay yolu filmleriyle büyüdük. Bizim bilim kurguya ve bu tip şeylere yatkınlığımız var. Ancak niye hiç astronotumuz yok? Millet uzaya giderken, dizilerde, filmlerde ve kitaplarda uzayı anlatırken, niye bizim hayallerimizde bile uzay yok. Dikkat edin biz hala Dallas dizisi gibi diziler çekiyoruz. O dizilerle bol bol ceyar yetiştiriyoruz? Gülmeyin bu ülkede o diziden sonra çok cayar yetiştirdi, ancak kimse uzay yolu dizisindeki Kaptan Körk’ü yetiştireyim uzaya gitsin demedi. Hâlbuki gelecek bu dünyada değil uzayda başka başka galaksilerde ve gezegenlerde.

El âlem marsa nasıl giderim derdine düşmüş. Biz hala işe yaramaz ezberci, sıkıcı eğitim sistemiyle uğraşıyoruz. Arada uzaylı gelirse onları taş atarak kovalıyoruz. Başımıza uzaydan taş düşecek diyorlar.  Onu falan hiç taktığımız yok. Cem Yılmaz’ın filmindeki gibi 4 elementti bir araya getirerek salondaki en güzel kızı öperek gök taşlarını durduramayız

Şimdi yine uçtun Onur diyenler olabilir ama ben uçmadım düşünürseniz dediklerimin doğru olduğunu görürsünüz. Bizim üniversitelerimizde niye astronotluk diye bir bölüm yok. Uzay teknolojileri diye bölümler açıyoruz. Ama ortada uzay yok. Teknolojiden anladığımız da cebimizdeki cep telefonuyla sosyal medya fotoğraf paylaşmak. Ne yediğimizi, ne içtiğimizi utanmadan herkese göstermek ve lafa gelince biz uzay cağında yaşıyoruz demek…

Peki, niye böyle oluyor? diye küçük bir araştırma yaptığımızda toplumdaki hayal kurma beceriksizliğini görürüz, İkinci planda eğitim sistemi, üçüncü planda da insanların bakış açısı geliyor. Biz hala bir birimizle savaş halindeyiz savaşlardan, politikadan başımızı kaldırıp bunlarla uğraşamıyoruz. Her şeyi başkalarından bekliyoruz. Hatta bu davranış biçimi son yıllarda baya artı. Yani insanlar günlük yaşamda çok konuşuyor ama bir şey yaptıkları yok.

Her şeyi başkalarından bekleyen bir kesimde maalesef engellenen arkadaşlarımız ve aileleri olarak görünüyor. Hele hele bazı engellenen arkadaşlar bu işi bazen çok abartıp kendi yapabilecekleri işleri bile yakınlarına yaptırıyorlar. Yakınları da iyilik yapıyoruz diye engellenen bireyin her istediğini yapıyorlar. Ancak yardım ettikleri engelli bireye iyilikten çok kötülük yaptıklarının farkında bile olmuyorlar. Çünkü engellenen bireyleri bir şeyler yapmaya teşvik etmesi gereken birinci şahıslar onlara en yakın olanlardır.

Galiba bizim topyekûn bakış açımızı değiştirmemiz ve geleceğe bakmamız gerekiyor. Hayatta ne olursa olsun. Tüm zorlukların, tüm sıkıntıların üstesinden gelebilecek kendi gemisine hakim Kaptan Körkler yetiştirmemiz gerekiyor. Yıldızların altında diye şarkılar söylememeliyiz. O yıldızların üstüne çıkmanın planlarını yapmalıyız. En önemlisi de birbirimizi yapabileceklerimize inandırmalı, teşvik etmeliyiz.  inanın bana bizim hiç kimseden bir eksiğimiz yok.  Eğer kafamızı kaldırıp birazcık düşünür ve bakış açımızı değiştirirsek her şeyin üstesinden geliriz.

Bu arada gelecek Pazar 24 Kasım öğretmenler günü ben başta başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutlamak istiyorum. Haftaya görüşmek dileğiyle…

Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Özge Nur Dilber – Bolu Olay Gündem gazetesi…

Bu yazı toplam 1999 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 215 05 52 | Haber Yazılımı: CM Bilişim