• BIST 98.314
  • Altın 143,977
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • Bolu 12 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 14 °C

EL ÖPERKEN AYAK ÇİĞNEMEK

Hasan Dinç

Türkçemizde öyle güzel deyimler vardır ki; dilimizi mevcut kelimelerimiz kadar işte bu deyimler zenginleştirir. Bazen yüzlerce kelimeyle anlatmakta zorlandığımız meramımızı,  üç ya da dört kelimelik bir deyimle ifade eder, meramımızı eksiksiz bir şekilde anlatmış oluruz. İşte bu deyimlerimizden biri de “EL ÖPERKEN AYAK ÇİĞNEMEK” deyimidir.

Bir önceki yazımda ifade ettiğim gibi 4 Kasım 2012 tarihinde MHP’nin büyük kongresi var. On civarında genel başkan adayından ikisi yarışta öne çıkmış gibi görünmektedir. Bunlardan biri halen genel başkan olan Sayın Devlet Bahçeli, diğeri de Trabzon milletvekili eski Bayındırlık Bakanı Sayın Koray Aydın Bey’dir. Her iki tarafta çalışmalarına hız vermiş, aralıksız çalışmaktadırlar. Sayın Devlet Bahçeli’nin kazanmasını isteyen ekip,  partinin bütün imkânlarını bu isteklerini gerçekleştirmek için seferber etmekte, partinin resmi yayın organı olan ORTADOĞU gazetesi ve BENGÜ TÜRK kanalını bu iş için kullanmaktan çekinmemektedirler. Elbette siyasi yarışmada bunları normal karşılamak mümkündür. Ancak, gerek köşe yazarları ve gerekse program yapımcıları tuttukları adayı öne çıkarırken, karşı adaya muhalefetlerini de ahlâki ölçüler içinde kalarak yapmaları beklenir. Yalan, iftira, düzmece haber ve dedikodu temelli söylemler İslâm iman ve Türklük ülküsünü benimsemiş siyasi kadrolara hiç mi hiç yakışmamaktadır.

Bazen yazarlar öyle şeyler yazıyorlar ki yazdıkları yazılar kazanmasını istedikleri adayın hem aleyhine oluyor, hem de siyasi kanaatlerine ters düşüyor. Yazdıklarının doğru olup olmaması hiç önemli değil. Yeter ki karşı adayı delegeler nezdinde yıpratmış olsun. Gözü yumuk, çalakalem yazılan yazılar hem tabanda çatlaklar meydana getirmekte, hem de tavandaki soğukluğun artmasına sebep olmaktadır. Son günlerde böyle aceleye getirtilmiş ve düşünce kontrolünden uzak kalınarak yazılmış yazılardan birisi 20 EKİM 2012 tarihli ORTADOĞU gazetesinde Neval Kavcar adında bir hanımefendinin köşe yazısında görülmektedir.

Sayın Neval Kavcar yazısında Sayın Devlet Bahçeli’nin MHP Genel Başkanlığına tekrar seçilmesini istemektedir. Bundan daha normal ne olabilir. Elbette bir adayı destekler ve onun kazanmasını isteyebilir. Ancak, kazanmasını istediği adayı desteklerken, rakibi durumundaki adaylara da ölçülü davranması siyasi ahlâkın bir gereğidir. Sayın Neval Kavcar’ın adı geçen yazısında bu ölçüye riayet edilmediği gibi, içinde bulunduğu topluluğun inançlarına ters düşen değerlendirmeler de bulunmaktadır.

Adı geçen “SIFIR” başlıklı yazısında Sayın Neval Kavcar  Prof.Dr. Ümit Özdağ’ın Koray Aydın’a yaptığı hayırlı olsun ziyaretini değerlendirmekte, kendi açısından bu ziyareti hükümsüz ve lüzumsuz bulmaktadır. Bu değerlendirmesine saygı duyarım. Çünkü herkesten aynı şeyi görmeyi beklememiz doğru olmaz. Sayın yazar kendi açısından ikili buluşmayı öyle değerlendirmiştir.  Ziyaret edeni de, ziyaret edileni de hafife almak bir yoldur. O bu yolla ikiliyi camia önünde değersizleştirmek için çalakalem bir şeyler yazmış. Bir şeyler yazmış diyorum. Yazıda o kadar dikkatsiz bir paragraf var ki. Bu paragraftaki itikadi yaklaşım o camianın hiçbir ferdi tarafından asla kabul edilemez. “Türklük gurur ve şuuru, İslâm ahlâk ve fazileti” diyen bir topluluk Sayın yazarın düşüncesizce ifade ettiği o kanaati paylaşmaz.

Yazar yazısının bir yerinde Sayın özdağ ve Sayın Koray Aydın için aynen “ MHP’ye ikisinden de fayda gelmeyeceğini görmemiz oldu. Ne diyelim, muhabbetleri daim olsun. MHP’den uzak olsunlar, Allah’a yakın olsunlar” demektedir.  Temenniye bir bakın.” Hedef Turan, Rehber KUR’AN” diye uğruna can vermiş, “Kanımız aksa da zafer İslâm’ın” diyerek şehit olmuş kardeşlerimizin geride kalanları “Allah’tan uzak olmayı” nasıl akıllarından geçirebilirler, ya da Allah’tan uzak bir MHP’yi nasıl düşünebilirler? MHP’ye yakın olmak için Allah’tan uzak olmak mı gerekmektedir? Bir insan hem Allah’a hem de MHP’ye yakın olamaz mı? Biz Allah’a yakın olduğumuz için MHP’ye yakınız.

“El öperken ayak çiğnemek” işte budur. Sayın Neval Kavcar Devlet Bahçeli’nin kazanmasını isterken, düşüncesizce kaleme aldığı yazıyla gerçekte onun kaybetmesine kapı aralamaktadır. Sayın yazarın bilmesi gereken bir şey daha var ki, bu davanın genç yaşta toprağa verdiği her şehidimiz “Allah’a yakın olmak için” ölüme gitmiştir.  Bu davanın hiçbir ferdi Allah’tan daha çok yakın olabileceği hiçbir kurum ve kişi tanımamaktadır. Sizi değerlendirme dışı tutuyor, inancınıza saygı duyuyorum. Ancak, hiçbir ülkücünün senin inancını paylaştığına da inanmıyorum. Bizi beğendiğiniz kişiler için gerçek inanç ve değerlerimizden koparmaya çalışmayınız. Sayın Devlet Bahçeli’de, Sayın Koray Aydın’da ve diğerleri de hepimizindir. Senin MHP’den uzak olsunlar diye vazgeçtiğin hiçbir kıymetimizden asla vazgeçmeyiz ve hepsine de sahip çıkmaktan onları şerefle kucaklayıp göğsümüze basmaktan gurur duyarız.

 

Bu yazı toplam 1028 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim