eryaman escort , ankara escort bayan, escort ankara, bursa escort - ankara escort
  • BIST 107.348
  • Altın 151,590
  • Dolar 3,6566
  • Euro 4,2988
  • Bolu 10 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 14 °C

Eleştiri

Mustafa Namdar

Doğruları bulmada, doğru bir yöntem olmalı eleştiri. Sonunda kırgınlık yaratmayacaksa, kavga yoksa, kan akmıyorsa, güzeldir. Eleştiride heyecan vardır. Eleştiride mantıklı düşünce, sabır vardır.

Nedense eleştiri bizde farklı uygulanmakta. O farklılığın sonucunda da birbirimize olan saygı yitirilmekte, güven kaybolmakta dostluğun yerini burukluk, sevginin yerini acımasızlık, kin ve düşmanlık almakta. Belki de biz, doğru sonuçlar almada reçete olan eleştiriyi kullanmanın yeri ve zamanını ayarlayamadığımız için, eleştirilmeye tahammül gösteremiyor, tu kaka diyerek yaklaşıyoruz. Belki de biz, kendi bilgi ve beceri alanımız dışına taşarak her konuda ahkamı kesiyor, duyumlar üzerine dedim ki dediydi muhabbetine takıldığımız için, eleştirinin güzel yüzünü gösteremiyoruz.

Bir toplantıda bir dost, “Gemi rotasında gidiyorsa, tayfaların kavgası pek de önemli değildir” dedi. Hoşuma gitti, notuma aldım. Kime ait olduğunu öğrenemedim.

Kişi, kurum ve kuruluşları eleştirirken, kendi görev alanlarında yapılanların doğruluğu üzerinde çoğu zaman hiç durmadan insanların özel davranışlarıyla ilgileniyor, eleştiriyoruz. Ve öyle bir eleştiriyoruz ki, o işin uzmanlarını bile şaşırtıyoruz.

Öyle bir konuma geldik ki, işçi patronu, patron işçiyi eleştiriyor. Hizmetli memuru, memur hizmetliyi, memur amirini, amir memurunu eleştiriyor. Öğrenci öğretmeni, öğretmen öğrencisini her iki kesim de müdürünü eleştiriyor. Siyasetçi seçmeni, seçmen seçtiği siyasetçiyi, sonuçta yöneten yönetileni, yönetilen yöneteni eleştiriyor.

Hemen hepimiz gidilen rotanın doğruluğu üzerinde durmadan, birbirimizle yaptığımız kavgalara alkış tutuyor gibiyiz. Eleştirirken sözün yeri geldiğinde “meyvalı ağacı taşlarlar” diye de savunma kılıfına bürünmeye çalışıveriyoruz. Peki bu meyvalı ağacı taşlayıp dalını budağını kırmak yerine, meyvayı zedelemeden etrafın güzelliğini bozmadan, can acıtmadan toplayabilmek daha güzel değil mi? Neden olgun meyvayı taş atarak yere düşürüp zedeleyip de, yemeğe uğraşırız? Zaman zaman sanki kantarın topunu kaçırıyor gibi. Ama böylesi durumlarda okta da yayda da kabahat olmalı. Belki de, gerçek düşüncelerimizde şeffaf olamadığımız için birbirimize şüpheyle bakıyor, eteğimizin biraz aralanmasını sabırsızlıkla bekliyoruz. Herşeye karşın kırıcı olmayan tatlı eleştirilere ihtiyacımız var. Doğru rotayı bulmak için gerekli.

15.12.2006

Bu yazı toplam 298 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim