• BIST 89.764
  • Altın 145,514
  • Dolar 3,6255
  • Euro 3,9111
  • Bolu 2 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 2 °C

Elginkan Vakfı Belge töreninden

Mustafa Namdar

Bir tohum ki, kuş gözü kadardır. Toprağın derinliğine düştüğünde karanlıklar içinde kendine yol bulmaya çalışır. Tüm çabası, yeryüzüne ulaşmak, güneşin aydınlık ve sıcak yüzü ile buluşmak içindir.

İşte Elginkan Vakfı’nın yaygın eğitim felsefesindeki gerçeği. Yaşamın karanlığında kalan her tür konuda bilgi ve beceri kazandırmak veya varolanı biraz daha geliştirmek amacıyla toplumun her kesiminden her yaş ve konumdaki insanları yeni bilgilere ulaştırmaya çalışıyor olması. Tıpkı toprağın karanlığına düşen tohum gibi.

Yeryüzüne ulaşan tohum nasıl ki dallanıp budaklanıyor, yaprağa ve meyvaya dönüşüyorsa bizler de bu vakfın sağladığı olanaklarla geleceğimizi aydınlatmaya, bilgi çağını yakalamaya çalışıyoruz.

Bilgilenme ve ilerlemeye yönelik çalışmaların hızlandığı, laboratuvarların kafalarda kurulduğunu söylediğimiz, adına bilgi çağı dediğimiz çağ! Aslında insanlığın varoluşuyla başlamıştır. Konuşma, düşünme ve hayal gücüyle diğer canlılardan farklı olan bu insanlar, varoluşlarından itibaren kendileri için daha kolayını, daha kullanışlısını, daha sağlam ve daha güzelini hayal edip düşünmek suretiyle, yenilikleri aramışlar, yeni buluşları hizmete sokmuşlar.

Günümüz teknolojisi bilimin tetiklemesinde öylesine gelişiyor ki, bireysel olarak yetişmek ve yenilikleri kusursuz olarak kullanmak olanağı yok. Yeni bilgileri almadıkça yeni teknolojilerle donatılı kurumları yönetmek oldukça zor.

Böylesine hızlı değişime bireyi hazırlama görevinde, devletin yetersiz kaldığı yerde, sivil toplumun gönüllü kuruluşları, yenilikleri topluma aktarmada köprü görevi yapıyor. Bugün burada mutluluğu paylaştığımız olay, yeni becerilerle yeteneklerimizi ve düşünce gücümüzü geliştiren, Elginkan Vakfı’nın attığı tohumların meyvaya dönüştürülmesidir.

Bu konuda emeği geçen herkese kursiyerler adına teşekkür ediyor, saygılarımı ve şükranlarımı sunuyorum.

Derdini anlatmakta zorlanan insanların işi yumruğa döktüğünün değişik örneklerini görüyor, okuyor, izliyoruz. Diksiyon kursunda birlikte olduğum yirmi arkadaşım da iş için, dostlukların pekişmesi, sevginin oluşması için güzel, anlamlı ve etkili konuşmanın kazanımı için, kavgadan uzak durmak adına bu kursa ilgi duyduğumuzu belirtmek isterim.

Sonuçta diksiyon kursunda birlikte olduğum hemen herkesin, “Tatlı dilin yılanı deliğinden çıkaracağı” gerçeğiyle aralarında kuracakları iletişimde en etkili aracın güzel konuşma ile olacağının inancını sizlerle paylaşmak istiyorum. Günümüz insanı kavgadan bıkmış. Günümüz insanı güzel konuşarak iletişim kurma özlemi içinde. Bizler bu özlemimizi Elginkan Vakfı’yla giderdiğimizi söylüyoruz. Burada yakın ilgisinden ve bilgisinden yararlandığımız Öğretmenimiz Sn. Aykut Karagüzel’e arkadaşlarım adına teşekkür ediyorum. Bu vakfı Bolulular’a kazandıran başta Valimize, Belediye Başkanımıza ve Sn. Necla Baltacıoğlu’na teşekkür ediyorum. Böyle bir vakfı insanların hizmetine sunan muhterem Elginkan ailesinin aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyor, Allah’tan rahmet diliyorum. Elginkan Vakfı’nda görev alan hizmetlisinden müdürüne, tüm personeline saygılarımı sunuyor, kursiyerlere gelecek yaşamlarında sağlık ve başarılar diliyorum. Saygılarımla.

Bu yazı toplam 291 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim