• BIST 89.764
  • Altın 145,514
  • Dolar 3,6255
  • Euro 3,9111
  • Bolu 5 °C
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 7 °C

Emanetçilerin ayıbı

Mustafa Namdar

Konu çevreden, çevre korumasından açıldığında, söz birliği etmiş gibi çocuklarımızın emaneti olduğunu söyleriz. Söyleriz de, bu emanetin korunmasına yönelik davranışı bir türlü gösteremeyiz. Söz ve eylemde birliği sağlamak nedense bir türlü gerçekleşmez.

Şöyle bir bakalım çevremize! Yeşili kızıla döndürenler, ormanları yakanlar kim? Emanetçiler! Ağaçları kesip toprağı gölgesiz bırakanlar, oluşan sellerle çevreyi tahrip edenler, erozyona neden olanlar kim? Emanetçiler! Daha fazla ürün için bilinçsizce kullanılan kimyasallar nedeniyle toprağın ve yeraltı su kaynaklarının kimyasını bozanlar kim? Emanetçiler! Çevreye bırakılan sanayi atıklarıyla, gerekli önlemler alınmadan bacalardan çıkan gazlarla hem çevreyi, hem üzerindeki canlıları zehirleyenler kim? Emanetçiler! Bu memleketin bir avuç toprağı üzerine ahkam kesip de her yıl milyonlarca ton toprağın denizlere dökülmesine aldırış etmeyenler kim? Emanetçiler! Elin adamı çölü ıslah edip tarım alanına çevirirken, ormanlarda açma yapanlar, tarım alanlarını yapılaşmaya açanlar kim? Emanetçiler! Gölleri, göletleri, meraları, çayırları, kırları, bayırları, dereleri kirletenler kim? Emanetçiler! Börtü böceğin, kuşun, çiçeğin neslini tüketenler kim? Emanetçiler! İmana işaret edip temizlikle özdeşleştirenler, sonra da güzelliklerin üzerini pislikle, çer çöple kapatıp bırakanlar kim? Emanetçiler!..

Sen neymişsin be emanetçi abi!? Yüzün gülerken nefesin sanki zehir saçıyor...

İnsan hakları derken, başkasının ayağına basmaktan sakınmayan bizler. İnsan hakları derken, diğer canlılara yaşam hakkı vermeyen bizler. İnsan hakları derken, doğa haklarına saygılı olamayıp koruyamayan, kollayamayan biz emanetçiler, işin kolayını emaneti sahibine devretmekte bulduk gibi.

5 Haziran Çevre Günü’nde dahiyane bir buluşla emanet sahibine teslim edilecek. Hemen her etkinlikte dolgu malzemesi olarak kullandığımız, törenlerimizin vazgeçilmez konukları öğrencilerimiz, piknik alanlarına dağılıp çevre temizliğinin nasıl olduğunu, olması gerektiğini gösterecekler emanetçilere...

“Çocuk aklınla herşeye karışma” dediğimiz. “Çocuk halinle büyüklerin işine aklın ermez, sen şöyle kenarda dur” diye saf dışı bıraktığımız çocuklarımız nereden bilsinler, bu alanların milli parklara ait olduğunu. Nereden bilsinler, bu alanlara para ödenerek girilip halka hizmetin devamlılığının sağlandığını. Nereden bilsinler, bu alanların korunması için kaynak elde edildiğini...

Yok yok, o kadar da karamsar olmanın alemi yok. O kadar da kötümser düşünmenin gereği yok. Bilinmedik bir iyilik vardır bu emanetçinin uygulamasında. Çiçeği dalında böceği yerinde görüp incelemek de, eğitim-öğretimin işi değil mi? Alın teriyle elde edilmeyen ürünlerin kıymeti olur mu? Eğer malın gerçek sahibi bu çocuklarsa, korunmasında da katkıları, emekleri olmalı. Kazanılmasını istediğimiz becerilerin pekişmesi için staj çalışması gibi algılanmalı bu uygulamalar. Güzelliklerin korunması için yapılan pratik çalışmalardır bütün bu uygulamalardaki amaç...

Hem ormanın nefes alışındaki hışırtısı, deredeki suyun şırıltısı, gölde oynaşan balığın görüntüsü, mor menekşenin güzelliği, kekiklerin kokusu, kenelerin tanısı içinde yaşanmadıkça nasıl görülecek, bilgilenilecek. Bazı kazanımlar için kitaplar yeterli olmuyor. Yaşanması, tadılması, görülmesi gerek. Umarım olumsuz bir olay yaşanmaz... Umarım emanetçileri üzecek olumsuzluklar yaşanmaz...

06.06.2008

Bu yazı toplam 376 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim