• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Bolu 15 °C
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 17 °C

EMANETİN SAHİPLERİYLE

Mustafa Namdar

 Hani hep deniyor ya;
‘Bu topraklar çocuklarımızın emanetidir onu iyi koruyalım.' İşte o emanetin sahibi ilköğretim çocuklarıyla omuz omuza, Bolu merkez Çayır köyü Kara berk diye bilinen bölgede, karayı yeşile döndürecek ağaç dikim çalışmasındaydık.

Bir zamanlar özel orman statüsünde olan 240 dönüm (24 Hektar) alan, geleceğin sosyal aktivitelerini içinde barındıran mesire alanı, dinlenme bölgesi olacak diyordu orman bölge müdürümüz sn. Sırrı Köstereli. Geçmiş de bu alanda Çınar, Dişbudak, Kızılağların bulunduğu, yaşlanmaları nedeniyle yok olduğu, köylüler tarafından mera olarak kullanılmış olsa da, ihtiyaca gerçek anlamda cevap veremediği söyleniyordu.

Aslında 21 Mart Dünya Ormancılık günü olarak kutlanılacak gün içinde programlanmış bir etkinlik, hava muhalefeti nedeniyle bugüne kalmıştı. (16.04.2012)
Bolu orman varlığı bakımından şanslıydı. Dünyanın %30'u, ülkemizin %27'si ormanlarla kaplıyken Bolu'da bu oran, %60 dı. Bu oranın korunmasında Bolu insanının duyarlılığı göz ardı edilemezdi. Bolunun geleceğinde söz sahibi olmak için buranın da, odun hammaddesi dışında sosyal aktivitesi olan ARBÜRATÜR olarak değerlendirilmesi gerektiğini söylüyordu sn. Köstereli.

Ormanların doğal güzellik ve zenginlik kaynağı olduğunu söyleyen valimiz sn. İbrahim Özçimen; ne yazık ki insanlarımızın tüm acımasızlığı karşısında %40 kayıbımız olduğunu, bu kaybın durdurulması için hepimize görev düştüğünü, ormanlarımızın yarısına yakınının bozuk durumda oluşunun üzücü olduğunu, korunmasın da çok önemli sorumluluklarımızın bulunduğunu, unutmamamız gerektiğini hatırlıyordu konuşmasında.
Yaşamın oksijen bahçesi ormanlarımızda gölgesinde soluklandığımız, dalında salıncak kurup sallandığımız, toprağın erozyonla akıp gitmesini önleyen, havasını suyunu etkileyen ormanlarımızdaki flora zenginliği, yaban hayatını içinde barındıran özellikleriyle ayrı bir güzellik ayrı bir zenginlik.
Belki sabah kalktığımızda pencereden gördüğümüz yeşillikler, susuzluktan çatlayan, çölleşen toprakların korkunçluğunu unutturuyor. Yeşilin hasretiyle yanan yürek ateşiyle kıvranırken, yakamıza rozet diye takacağımız bir yeşil toprağın özlemini unutturuyor olabilir.

Bunun için çevre bilincinin geliştirilmesinde, çocuklarımıza örnek olmalıyız. Sorumsuzca, gelişi güzel yakılan bir ateşin neden olduğu yangınlardan ormanlarımızı korumak bizim elimizde.
Karaberk'de dikilenler boylu fidanlardı. Kısa sürede boy verip gelişecekler. Bu bölgenin bir bölümü de aynı titizlikte çalı çırpıdan ayıklanarak ıslah çalışmaları yapılıp, mera olarak köylünün hizmetine verilecek olması yetmeyecektir. Esas görevimiz bundan sonra korumacılık da gösterilecek çabaya bağlıdır. Umarım emekler zayi olmaz.
Ağaçlandırma alanı öğrencilerimizle panayır yeri gibiydi umarım onlar varlıklarına sahip çıkarlar…

23.04.2012

Bu yazı toplam 712 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim