• BIST 98.314
  • Altın 144,066
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • Bolu 7 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 5 °C

EMEKSİZ YEMEK

Mustafa Namdar

İş ve Aş, yaşamın olmazsa olmazı olduğu bir gerçek. Ne var ki bu gerçeği sadece AŞ olarak düşünenler var. İşin AŞ için olması gerektiği görmezden gelip, alın teri dökmeden karınlarını doyurmak peşinde olanlar, her gün biraz daha çoğalıyor gibiler.
İleri teknolojilerin getirdiği yenilikler gibi, yaşamın devamını sağlamak amaçlı insanlar değişik yöntemler uygulamaya başlamış. Son bir hafta içinde bunu görüyorum. Aynı olayı belki de çoğu insan yaşıyor. Emeksiz yemek peşinde koşan, duygu sömürüsünü kendine rehber edinmiş bir dizi orta yaş üzerinde ya da taşı sıksa suyunu çıkaracak güçte delikanlılar.
Sokak ya da caddede yürüyorsunuz. Başı önde biçare olduğunu ifade eden bir duruşla bir adam yaklaşıyor yanınıza. “Affedersiniz buralı mısınız?” Evet buralıyım diyorsunuz. İlk aklınıza gelen bir adres bir insan, bir iş yeri soracak diye düşünüyor duruyorsunuz. Adam devam ediyor “ Tekrar özür diliyorum. Ben … şehirden buraya çalışmak için geldim. İş bulamadım, üç gündür de açım. Memleketime gitmek istiyorum. Otobüs bileti için bana yardım edermisiniz.”
Yerel yönetimlerden yerler gösteriyorsunuz. Adam tedirgin. İçinden kızdığı belli.”Onu yapmadın bari bir lira ekmek parası verir misiniz?” diyor. Duygusallığa mağlup oluyor veriyorsunuz.
Bir başka gün bir başka kişi “ Çok affedersiniz. Özür dileyerek vaktinizi alıyorum. Sigara kağıdı alacağım hiç param yok. Bir lira verir misiniz?”
Sigaranın zararları her gün her vasıta ile insanlara anlatılıp dururken sigara kağıdı alacağını söyleyen zavallıya acıyorsunuz.”Peki kağıdı aldın ya tütün onu nerden bulacaksın? Hem sağlığına zarar değil mi? derken son kelimeyi beklemeden hışımla yanınızdan uzaklaşıyor. Bu ve benzeri olaylarla hemen herkesin karşılaştığını düşünüyorum.
Nereden çıkıyor bu adamlar. İstemek de modern değişime uğramış. Duygu sömürüsünün bir başka versiyonu. Bu hale gelinmesinin sebepleri ne? Sosyal devlet olmanın getirdiği kurallar içinde olmaması gerek diye düşünüyorsunuz. Sanki her geçen gün artan bir ivmede çoğalma var. Duygu sömürüsü içinde bedava yaşamanın yolu böyle bulunmuş gibi. Dün; ben Avrupa'dayken diye söze başlayanlardan dinlediklerimizi şu AB projeleri kapsamında hemen herkes görüyor. Oralarda bu konuma düşmüş insanların kayıt altında oldukları söyleniyor ve de bu insanlar ya bir müzik aleti çalıyor, ya resim yapıyor. Sadece sanatlarıyla toplumun dikkatini çekiyorlar, hiç sesleri çıkmıyor.

Bu yazı toplam 596 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim