• BIST 105.380
  • Altın 270,975
  • Dolar 5,7403
  • Euro 6,3404
  • Bolu 12 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 11 °C

En vefalı dost: Kitap

Yüksel Gültekin

Hepimizin bir hobisi vardır elbette. Hanımların genelinin bir alışveriş hobisi vardır. Giyim mağazalarının kapısından içeri girince, adeta kendilerini kaybederler. Alışveriş yapmasalar bile, o mağazada saatlerce dolaşmak, almasa bile malları indirtmek, evire çevire bakmak hanımların geneldeki hobileri arasındadır.

    Bazı hanımların çiçek hobisi vardır. Gittiğimiz evlerde sera misali salonlar, bahçe misali balkonlar görürüz. Her çiçeği bir evlat şefkatiyle seven ve ilgi gösteren hanımların bu halleri, biraz da anne olma vasıflarının bir yansıması gibi tatlı bir takdir hissi uyandırır insanda.

    Benim hobim de, özellikle büyük şehirle-re gittiğimde aşinası olduğum kitapçıları gezmektir. Vakit bulduğumda saatlerce kitapçıdan çıkmadığım, hatta bazen hiç kitap almasam da saatlerce orada vakit geçirdiğim olur. Müthiş bir haz ve mutluluk duyarım kitapların arasında gezinmekten. Bazen de üzüntü duyarım. Her biri binbir zahmetin, göz nurunun, bilgi birikiminin eseri, bu suskun hazinelerden çoğu zaman haberimiz olmaz.

    İletişimin en kolay ve zahmetsiz yolu televizyonlar evlerimize yaygın şekilde girdi gireli, bilgisayarlar çocuklarımızı pençesine aldı alalı, zaten okuma alışkanlığı çok düşük olan memleketimizde maalesef o güzelim kitaplar öksüz kaldı.

    Bir kitapçıya girdiğimde, en çok satan kitaplara şöyle bir göz attıktan sonra gözlerim hemen diplerde kalmış, üzeri tozlanmış, adeta orada unutulmuş masum kitapları arar. Her birinin bilmediğimiz, bilemediğimiz, kendine has bir tadı, bir kokusu ve okumadan asla öğrenemeyeceğimiz gizli bir dünyası vardır.

    Her okur gibi önce benim kalbimi çalmış yazarların eserlerinin bulunduğu köşeye yönelirim. O yazarın son kitabını sorarım. Bulunduğum kitapçıda yoksa, niye getirmediğinin sebebini sorarım. Hatta bazen benim yazarımın kitabını getirmediği için haddimi aşar, kitapçıyla münakaşaya tutuşurum. Yazarla okuyucu arasındaki ilişki, adeta aşk gibidir. Sizin sevdiğiniz yazarı mutlaka başkası da aynı duyarlılıkla sevsin istersiniz. Hele sizin favoriniz olan yazarın ismini söyleyip bir arkadaşınıza “Son kitabını okudun mu?” diye sorduğunuzda, o da “O da kim?” diye yanıt verdiğinde, dünyanız yıkılır. İstersiniz ki, sizin sevdiğiniz yazarı dünya alem bilsin ve sizin gibi sevsin.

    Sonra şiir kitaplarına yönelirim ben. Hiçbir şairi ayırmaksızın tüm şiir kitaplarına aynı duygusallıkla yaklaşırım. Hepsini almak, okumak, hatta imkan bulsam da ezberlesem isterim. Şiirden başka hangi sanat bu kadar asil, bu kadar yalın, bu kadar öz, insan-oğlunun duygu ve düşüncelerini anlatabilir. Şairlerden başka hangi sanatçılar bize iki dizeyle bir dünya kurabilirler. Kim bizi şairlerden başka iki dizeyle başka dünyalara alıp götürebilir.

    Nereden nereye geldik. Aslında sizlere bu yazımda, kısa bir girizgahtan sonra son kitapçı ziyaretimde keşfettiğim iki güzel eserden söz edecektim.

    Birincisi; büyük şair Yavuz Bülent Bakiler’in derlediği büyük bayrak şairi Arif Nihat Asya’nın mektuplarından oluşan Sevgi Mektupları kitabı. Mektup ve şiir. Bu kadar yanyana yakışan iki güzel kelime olamaz. Telefon denilen o soğuk alet çıkmadan önce biz toplum olarak mektupla ifade ederdik duygularımızı. Bu mektuplar çoğu kez şiir gibi duygulu, samimi, edebi ve içten olurdu. Türk Edebiyat Vakfı’nın edebiyatımıza kazandırdığı büyük şair Arif Nihat Asya’nın mektuplarından oluşan Sevgi Mektupları kitabı, meraklıları için mutlaka okunması gereken bir eser. Bu vesileyle büyük bayrak şairi Arif Nihat Asya’yı da rahmetle analım.

    İkinci eser; tarih meraklılarının yakından tanıdığı büyük usta İlhan Bardakçı’nın İmparatorluğa Son Veda kitabı. Uzun yıllar Tercüman Gazetesi’nde ve Zaman Gazetesi’nde tarih üzerine günlük yazılar yazan büyük ustanın İmparatorluğa Son Veda kitabı, her Türk’ün üzerinde hüzün uyandıracak, akıcı bir dille yazılmış bir tarihi deneme. Meraklılarına hararetle tavsiye olunur.

    Bir kitapseverin dostlarıyla paylaşacağı en güzel saatler, okunan kitaplar üzerine yapılan tatlı ve hararetli sohbetlerdir. Ve bir dosta verilecek en güzel hediye sıcak bir tebessümün yanında bir kitaptır. Kitaplar bizim en hakiki ve en gerçek dostlarımızdır.

    Kitaplara, binbir emekle yazılan, her birinin ayrı bir kalbi, bize vereceği ayrı bir mesajı olan kitaplara sahip çıkalım. Onları bulundukları tozlu raflardaki mahzun hallerinden kurtaralım. Unutmayalım ki, her kitap ayrı bir dünyadır.

    Sevgiyle ve kitapla kalın.

    Saygılarımla.

24.11.2005

Bu yazı toplam 374 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 215 05 52 | Haber Yazılımı: CM Bilişim