eryaman escort , ankara escort bayan, escort ankara, bursa escort - ankara escort
  • BIST 107.303
  • Altın 152,986
  • Dolar 3,7141
  • Euro 4,3624
  • Bolu 14 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 15 °C

“ENDİŞE”
(etmeyin) “YOL” (var)

Mustafa Nuri Gürsoy

“İlk defa Ankara'dan ısrarlı bir çaba olduğunu görüyor ve bunu önemsiyorum” diyor. Yılmaz Erdoğan.

”Kimse bizim fikrimizi sormadı, bizim nesil böyle şeyler görmedi” diye ekliyor.

“Sanat gelecekte insanın daha özgür, daha adil yaşayacağı bir dünya önerir. Ne kir barındırır, ne leke tutar. Ayrımcılığa yüz vermez, devrimci bir öze sahiptir” diyen Kenan Işık,

“Sanat, sistemde yanlış giden ne varsa eleştirir” cümlesini kuruyor; Demokratik açılım kapsamında Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın sinema sanatçıları ile yapacağı toplantıdan bir gün önce....

1974 yılında; Umudunu Çukurova'ya inip pamuğu bağlayan bir ailenin, özellikle de kanlılarının peşinde dolaştığı Cevher'in, kendine tanınan süre içinde, ya kan borcunu ödeyecek ya da öldürülecek teması üzerine kurulu “Endişe”

1981 yılında; Yarı açık cezaevinden bir haftalığına izne çıkmış beş mahkûmun yol hikâyesi olan ve yolculuk boyunca, ayrı ayrı beş mahkûmun hayat hikâyeleri ve yaşantılarından kesitler aracılığıyla, alabildiğine geniş ve ayrıntılı bir Türkiye panoraması çizen, Mahkûmlar aracılığıyla anlatılan hikâyenin sunduğu görüntüsüyle, ülkenin içerisi ve dışarısıyla 45 milyonluk bir hapishane' olduğu anlatımında, “Yol”

1987 yılında; Doğu Anadolu'nun sınır bölgesinde Rüstem ve iki arkadaşı kaçakçılık yaparlarken bir ihbar sonucu yakalanan ve yargılanmak üzere jandarma tarafından şehre götürülen, ancak yoğun kar yağışı nedeniyle bir karakola sığınmak zorunda kalan ve o bölgeye araştırma için gelen gazeteci bir kızla birlikte yaşam mücadelesi veren tutuklu kaçakçı-jandarma zıtlığının ortadan kalktığı, sadece tabiatın düşmanlığından kurtulmanın akıllarda kaldığı “Katırcılar”…

Sinema sanatının önde gelen bu ve diğer filmlerini izlediğimde beynimde irkilmeler, yüreğimde burkulmalar oluşurdu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan sinema sanatçıları ile yaptığı demokratik açılım toplantılarının ikincisinde;

“Eğer bu ülkenin otoriteleri, Yılmaz Güney'in filmlerine kulak vermiş olsalardı, inanın Türkiye bugün çok farklı bir yerde olabilirdi. Yılmaz Güney, Arkadaş ve Umut filmleriyle dilsiz ve çaresizlerin sesi, umudu olmuştur.”

“Şerif Gören üstadımızın 'Endişe', 'Yol' ve 'Katırcılar' filmine, farklı bir gözle bakılsaydı; Yavuz Turgul üstadımızın 'Eşkıya' filmi, 'Muhsin Bey', 'Züğürt Ağa' filmleri, kahkahanın ötesinde zamanın otoritelerini düşünmeye de sevk etseydi,”

“Mesut Uçakan'ın 'Kelebekler Sonsuza Uçar' filmi daha bir samimiyetle izlenseydi, Türkiye bugün inanın çok başka bir yerde olurdu” sözleriyle toplantıya katılan sanatçılardan haklı olarak büyük övgüler aldı.

Açılım ülkemizin her köşesinde, noktasında hızla ve farklı mecralarda adım adım ilerlerken, bu defa Yılmaz Güney ve diğer özgün filmler üzerinden açılımın seslendirilir oluşu,

Artık göz ardı edilemeyecek kadar önemli bir vakıa olarak gün yüzüne çıkmış, anlayamayanların düşlerine girecek kadar olumlu bir noktaya gelinmiştir.

Artık gerçekler görmezden gelinemeyecek, işitilmemesi, üzerinin örtülmesi mümkün olamayacak bir süreçte, doğru yolunu almaktadır.

Sorunlara cesaretle gitmek ve sorunlarla yüzleşmek artık kaçınılmaz görünmektedir.

Öfkenin, ön yargının tutsağı olmadan şimdi bakmak sonra da görmek lazım.

Ya da yeniden; Endişe, Yol, Katıcılar, Eşkıya ve diğerlerini yeniden izlemek.

22.03.2010


Bu yazı toplam 829 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim