• BIST 97.726
  • Altın 145,622
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0001
  • Bolu 12 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 13 °C

Engelli olmak

Mustafa Namdar

Üç Aralık Dünya Engelliler Günü olarak ayrılmış. Engelli olmak yaşamın sonu değil. Eğer nefes alıp veriyorsak, eğer olaylar karşısında çarpan yüreğin atışları devam ediyorsa o zaman yaşıyoruz demektir. O zaman yaşamın yaşanılası köşesinde kendimize yer ayırmasını bilmeliyiz. Kendi kuralları içinde yaşamın tadını çıkarmalıyız.

Doğumla ölüm arasında uzanan yolun uzunluğu ve kısalığı hakkında nasıl bir bilgimiz yoksa, yol üzerinde ayağımıza takılacak olan engelleri bilme şansımız genelde yoktur. Bazen ana baba ihmali, bazen kendi ihmalimiz, bazen ana karnındaki oluşumda meydana gelen olumsuzluklar, bazen de başkalarının neden olduğu olaylar nedeniyle bedensel ve zihinsel engellerle karşılaşmamız mümkün. Hiç birimiz saniyeler sonrasında ne tür bir olayla karşılaşacağımızı kestiremeyiz. Kimi doğal afetler, kimi iş kazaları, kimi yaşanılan olumsuzluklar sonucunda bedenimizde ve zihnimizde nasıl bir arıza olacağını bilebilme şansımız yok.

Kazalara karşı bir dizi önlemleri aldığımızda olumsuzlukları en aza indirebilsek de çoğu kez başarılı olamaz, izlerini ömrümüzün sonuna kadar bedenimizde taşıyabiliriz. İşte hayata tahammül burada önemli. Ayakta durabilme direncini gösterebilmek burada önemli. Toplumsal davranışlarımızla destek olabilme özverisinde bulunmak burada önemli. Sosyal devlet anlayışı ile devlet elinin uzanması burada önemli.

- Abant İzzet Baysal Üniversitesi Özel Eğitim Topluluğu ve Bolu Umut Işığı Eğitilebilir Zihinsel Engelliler Derneğinin katkılarıyla düzenlenen panelde 01.01.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5378 sayılı kanunla Sosyal devletin gereği olarak engelli bireylerin haklarının korunması, onların topluma kazandırılması ve hayatlarının daha yaşanabilir bir hale getirilmesi konusunda herkesin üzerine düşen görevi yapmasını istiyordu Vali Yardımcımız Sn. Cemal Yıldızer.

Böylece engelliye acımak yerine onların da bizler gibi düşünebilen, algılayabilen bireyler olduğu ön kabulüyle onlara yaklaşmalıyız diyordu.

İnsanları onore etmek, sağlıklı insanlarla olan farklılığı ortaya çıkaran bakışlarla, acıma duygusunu belirten sözcüklerle değil, onların da bu toplumun bir bireyi olduğunu, onların da bu toplum içinde rahat hareket edebilmeleri gerektiğini, onların da, bedenlerinde bir şeylerin eksik olmasına rağmen huzur içinde yaşama haklarının olduğunu düşünmek zorundayız.

Onların yaşamlarını kolaylaştıran önlemleri almak zorundayız. Görevimiz onlara acıyıp gözyaşı dökmek değil, yaşamı kolaylaştırıcı önlemleri almak olmalıdır. Sosyal devletin gücü, anlayışı, uygulamaları bu yönde olmalıdır.

Bilimsel araştırmalar sonucunda yapılan eğitici çalışmalarla her engellinin yapabileceği işlerin olduğunu görmekteyiz. Şu son günlerde baskette, atletizmde, yüzmede ve bilimsel alanlarda engellilerin gösterdiği başarılar ortadadır. Yeter ki onlara özgüvenlerini kazandıracak davranışları toplum olarak gösterebilme engeline takılmayalım.

Sağlıklı günler dileğimle.

17.12.2008

Bu yazı toplam 334 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim