• BIST 106.736
  • Altın 141,095
  • Dolar 3,5210
  • Euro 4,0955
  • Bolu 17 °C
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 21 °C

ERKEN BAHARLA KALSA…

Suat Tosun

Küresel iklim değişikliğine ait iç karartıcı yazımı henüz sonlandırmıştım. Kimilerince “yalancı bahar” yeni bir heyecan ve umut ışığıydı. Emisyonları keserek hemen harekete geçersek sıcaklıkların yükselmesini önleyebilirdik…

Pazar akşamı Ankara’dan gelen acı haber, kalplerimizi yaraladı. Sanki erken açmış umut yüklü bahar dallarındaki pembe beyaz çiçekleri, hain, puslu siyah bulutlar birden yok edip, yerlere seriverdi. Değişen şey iklim değil, insanlığa ihanetti. Lanetler olsun ..! 

Artık ilkbaharlar erken geliyor. Ağaç tomurcukları daha erken patlıyor. Kuşlar daha erken yumurtluyor. Çam kozalakları daha erken tohumlarını bırakmakta.

Mini minnacık kabuk böcekleri kışladıkları göknar ağaçlarından sıcaklık 16 santigrad dereceyi geçince uçuşa başlıyorlar ve konaklayacağı  yeni kurbanlar arıyorlar. Kabuk böcekleri için erken oluşmuş sıcaklıklar, üreme dönemlerini ikiden üçe çıkarmalarına ve nüfuslarını misliyle çoğaltmalarına hizmet ediyor.

Fenoloji, doğal olayların tekrar etme zamanlarını inceleyen bir bilim dalı.

Ülkemizde,  elma, kiraz meyve ağaçları ile buğday tarımı için, 1994 yılından bu güne kadar kadar yapılmış fenolojik gözlemlerde;  şubat-mayıs ortalama sıcaklıklarıyla fenolojik takvimleri arasında ilişki bulunmuştur. Bu durum bitkilerin artan sıcaklıklara tepki olarak fenolojik dönemlerini erkene kaydırdıklarını göstermektedir. Şubat-mayıs arası sıcaklıklarda bir derecelik artışın anılan bitkilerde hasat tarihlerini, sırasıyla 5, 4, ve 8 gün erkene kaydıracağı hesaplanmıştır. Meyve ağaçlarının erken çiçek açması, geç don zararını artırabilecek, erken olgunlaşan ürünlerin kalitesi bozulacak  ve pazar değeri düşecektir (Türkoğlu,N. ve Ark.2013).

Türkiye için belirlenen küresel sıcaklık artışı projeksiyonları ise; 3-4 derece/ 100 yıldır (Demir ve Ark.2013).

İklim değişimine bağlı bitki ve hayvan göçleri ise ayrı araştırma konuları.

Araştırmacılarca, Dünyanın çeşitli yerlerindeki yüz ayrı tür incelenerek, on yılbaşına, kutuplara doğru ortalama altı km.lik ve dağlara doğru altı metrelik bir kayma belirlendi. Bazı kelebekler yaşam alanlarını 200 km. taşımışlar bile.

Pek çok orman ağacı için tohum dağılım limiti, yılda 1 milden (1.6 km.)azdır. Orman bundan hızlı hareket edemez ve çok geçmeden hızla değişen iklim tarafından alt edilir. Sıcaklık değişimi bazı türler için tek değişken olmayıp, örneğin kayın ormanları için kuraklık, sıcaklıktan daha büyük bir tehdittir.

Bazı  bilim adamlarına  göre; 2050  yılında küresel sıcaklık artışı, iki dereceyi bulduğunda, tüm türlerin üçte birden fazlası yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir (Thomas,C. 2004).

DÜNYA ALTI DERECE ISININCA NELER OLACAK?

Sıkı  durun ..! bu bölümde, sizleri uyarmak adına iç karartıcı bir bir yöne sürükleyeceğim.

Popüler bilim yazarı Mark LYNAS, 2008 yılında hayli ürkütücü bir kitap yazmış.

Adı    “6 DERECE- ISINAN DÜNYADA GELECEĞİMİZ” (  Britanya Kraliyet Akademisi 2008 Bilim Kitabı Ödülü).

Yazar, tarihteki meşhur Nostradamus gibi kahinlerin değil; bilimcilerin öngörülerine göre; her bir derecelik sıcaklık artışının nelere yol açacağını adeta resmetmiş. Bu kitap her şeyden önce tüm Dünyada, yüzlerce bilimcinin yürüttüğü araştırmaları bir araya getiren bir sentez çalışmasıdır.10 yılı aşkın ülkemizin de dahil olup araştırmalara başladığı IPCC  ( Hükümetlerarası İklim Değişikliği Grubu)  araştırmaları bu kitabın dayandığı en önemli kaynaklar olmuştur.

Yazar, “çoğumuz için perşembenin çarşambadan altı derece daha sıcak olması, dünyanın sonu değildir, çıkarken ceketimizi evde bırakabiliriz demektir” diye düşünen, konunun uzmanı olmayanlara, kitabı anlatmakta hayli zorlandığını, ama” tüm Dünya da ortalama küresel sıcaklığın altı derecelik farkı, bambaşka bir şeydir” demektedir.

Yazar, araştırması sonuçlandığında, elde ettiği bilgileri ,”ailem ve yakın arkadaşlarımla paylaşmalı mıydım ve en yakınlarımı sessizce uyarmalı mıydım - yoksa-en iyisi mümkün olduğunca fazla yayımlamalı, bir çeşit uyarıcı masal gibi, çok geç olmadan en kötü senaryoların oluşmasını önlemek ve karbon emisyonlarının hızla kesilmesini sağlamak için insanları seferberliğe mi ikna etmeliydim- ikileminden tabiî ki ikinci seçenek olan daha iyimser yolu tercih ettim” diye endişelerini dile getirir.

2015 Yılı sonunda Fransa COP21 –İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ Konferansına acaba neden hevesle ev sahipliği yaptı?

Hatırlanırsa; 2003 sıcak yazı, Orta   Avrupa’da sanki Arabistan çölleri ile özdeşleşmişti. İsviçre’de  4 Haziranda sıcaklık,30 derece, ağustos ‘da  41.1 dereceyi buldu. Paris’te acil servisler, sıcak çarpmasına maruz kalan 10 binin üzerinde Parisli’yi kurtarmakta başarısız oldu. Avrupa’ da toplam 35 bin  insanın öldüğü tahmin ediliyor. Tarım sektöründe mahsul kayıpları 12milyar doları bulurken, orman yangınları 1,5 milyar dolarlık kayba yol açtı. Oysa 2003 yazı, Orta Avrupa’da 2 santigrad derece küresel sıcaklık farkı yaratmıştı.

Sıcaklığın 3 dereceyi bulması durumunda;  çok sayıda iklim mültecisi (milyonlarca) nüfusu zaten yoğun olan bölgelere akmaya başladığında kaçınılmaz bir şekilde çatışmalar patlak verecektir. Örneğin milyonlarca kişi kuraklığın pençesindeki Orta Amerika ülkelerinden ayrılıp Meksika ve ABD.’ye geçmek zorunda kalabilir. 10 milyonlarca kişi, Afrika’dan kuzeye, onları muhtemelen değil kesinlikle, pek sıcak bir karşılamanın beklemediği Avrupa’ya doğru kaçacaktır.

4-5-6 santigrad dereceleri sizlere aktarmayacağım.  Ancak insanların Sahra’laşan Avrupa’dan kuzeye göçerken, Britanya’nın nisbeten serin havası, bu kalabalık adaları  Dünyanın en kıymetli  gayrimenkulu haline getirecektir. 

İngiltere’de ödül alan bu kitabı her Avrupa’lının okuması ve “gülme komşuna gelir başına” diyen atasözünü de öğrenmesi gerek…

Yazar’ın kitaptaki öngörülerin çoğunun gerçekleşmemesi umut ve temennilerine bende katılıyorum.  Acılar herkesten uzak dursun. Sağlıcakla kalınız.

Bu yazı toplam 2418 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim