• BIST 89.270
  • Altın 146,921
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • Bolu 5 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 3 °C

Eski sözler

Mustafa Namdar

Eski sözlerin bazılarını kısaltmışlar küpe gibi kulağımıza, takıp sürdürüyoruz yaşamı. Yeri geldiğinde ata deyişidir diyerek yerinde kullanıp nasihatler ediyor, ibret almaya çalışıyoruz. Eski sözlerin bazıları havada uçup gitmiyor. Dudak arasından çıkan her sözcük yazılı senet gibi bağlıyor sahibini. Söze olan güvenle kuruluyor can dostluklar. İkiz kardeş gibiymiş sözle güven. Günümüzün yazılı belgesi senet sepet, ağızdan çıkan söz olurmuş eskiden.

Eski bayramlar diye geçmişin anılarını karıştırırken, eski sözlere takıldım. Verilen sözün yerine getirilmeyişine tanık oldum. Ne kadar da doğaldı verilen sözün yerine getirilmeyişi. Sudan mazeretlerle değişen mimikler ve kızarmayan pişkin bir yüz ifadesi.

Eski bayramların çocuklar için getirdiği eğlencenin dışında büyükler için de getirdiği güzellikler vardı. İmece denen yardımlaşma komşu kadınlar arasında evlerde de devam ederdi. Baklava açma, börek hazırlama, dolma doldurma işlemleri tüm hızıyla devam ederdi bayram öncesinde. Fırınlar yakılır, mis gibi ekmek kokusuyla dolardı sokaklar. Evin kızı, gelini, komşunun Ayşesi, Fatması toplanırlar, yaşlı bilge kadınların gözetiminde türkülü mantılı güle oynaya hazırlanırdı bayramlıklar.

Şimdi teknoloji gelişti. Her işin bir uzmanı, herşeyin bir işçisi, üreteni, esnafı var. Evlerde çekirdek aile. Karı-koca, varsa bir iki çocuk. Dedetorun ayrı mekanlarda. Gelin-kız ya pastanede, ya hastanede, ya okulda, ya bir başka resmi veya özel kurumda çalışmakta. Böylesi bir ortamda kim tutacak elek teknenin ucundan da yoğuracak hamuru? Kim oturacak sofranın başına da açacak hamuru?..

Gene de bütün bunlar dert değil. Pastanelerin camlarında asılı boy boy ilanlar. “Bayram için ev baklavası, böreği siparişi alınır.”

Evin erkeğine yufka alması söylenmiştir ama, yufka iki gün öncesinden yok satmaktadır. Gene de dert değildir. O görmüştür ilanları, gider siparişini verir. Sürprizi olacaktır eşine. Zahmetsizce su böreği gelecektir arefe günü eve. Kapora istenmiş, verilmiştir. Söz ise o da tamamdır. Deftere yazım işlemi de yerine getirilmiştir. Geriye kalan bayram öncesi tepsiyi kapıp gelmektir. Hanıma da söylemiştir yufka yok! Bu bayram da börek olmasın ne çıkar!..

Yaa herşey tamam da, o kadar kolay mı tepsiyi kapıp gitmek! Günü gelir gidersiniz dükkana. Abi; “Çocuk gönderdik, siz şöyle bir 10-15 dakika sonra geliverin.” Verilen süreyi kasıtlı aşarsınız tekrar gelirsiniz. “Abi, arabaya koymuşlar, yola çıkıyorlar, 5 dakika sonra burada. Siz isterseniz şöyle oturun. Dükkan kalabalıktır, tekrar çıkar dolaşırsınız, verilen zamandan biraz fazla dönersiniz ne oldu? Abi kusura bakmayın yetiştirememişler böreği. Börek yok! Peki kardeşim sabah beri geldi gelecek diye neden oyalıyorsunuz?..

İşte o zaman “Aklınıza düşer eski bayramlar gibi sözünün eri olan eski adamlar. Eski esnafın verdiği senet niteliğindeki eski sözler.

Zamane esnafı gayet rahat. Kaptı kaçtı felsefesiyle sorumluluk duygusundan uzak, Sonra da şikayet işlerin tadı tuzu yok! Bereketi kalmadı hiçbir şeyin! Arefe günü tanık olunan bu olay bir kez daha hatırlattı eski sözlerin değerini...

30.10.2006

Bu yazı toplam 282 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim