• BIST 107.206
  • Altın 142,503
  • Dolar 3,5500
  • Euro 4,1310
  • Bolu 32 °C
  • İstanbul 31 °C
  • Ankara 34 °C

Eski toprak -6-

A. Şerafettin Şenyüz

1940’lı senelerdeki İkinci Dünya Savaşı zamanlarında, her ihtimale karşı Hıdırlık (Fırka) Tepesi’nin Güney-Batı kis olan eteklerine, yeraltına birbirine bağlı 4 kapılı sığınaklar yapılmış, uzun müddet durmuşken, bilahare yol genişletilmesinden dolayı yıkılmıştır. O zamanlar, fırınlardan ekmek almak zaruretinde olan vatandaşlara, resmi makamlarca aylık ekmek vesikası verilir, günde bir kupon kopararak 30 kuruşa bir somun ekmek alabilirlerdi.

Akşamları evlerin camlarından ışık sızmasın diye de, perdeler ve siyah muşambalarla kapatılırdı.

Aileler arasında birçoğu lakaplarıyle anılan konu, komşu, hısım, akraba ziyaretleri sık sık olur, nadir evlerde Philips-Siera markalı radyo olanlar tercih edilir, kahve sohbetlerinden sonra tel helvalar çekilir (Akdört-Maliye diye) kös oynanırdı. Daha sonraları tombala oynamalara başlanırdı.

Evlerde, yerlere pala kilimler serilir, divan yerine sedirler kullanılır, yer yataklarında yatılırdı. Serin tutan toprak, su boduçları ile içme suyu kullanılır, tuvalette ve yıkanmalarda tahta takunyalar kullanılırdı. Bahçe ve bostanlar çinko veya tenekeden yapılmış 10-15 litrelik bahçivan denilen boşaltma ucu deliklerle süzgeçli kaplarla, kuyulardan tulumba veya bakraçlarla çekilen sularla sulanırdı. Yaz mevsimlerinde evlerde buzdolapları yok iken, su kuyularına bakraçlarla içme suları aşlanır, karpuz vs.yiyecekler de soğutulurdu.

Eski zamanlarda panayır zamanlarında Karaçayır’da herkes satış ve diğer esnaflar dükkan yerlerini kendileri çatar ve hazırlarlardı. Susamlı cevizli helvalar, köfteler Bolu şekercilerince imal edilip satılırdı. Atlıkarıncalar, Veli Hoca ve dayılarca kurulur, elle döndürülürdü. Kuzu tandır kebapları kızartılır, halkacılardan para ile halkalar alınarak tablodaki aralıkla serilmiş sigaralara atarak, geçirebilenler kazanırdı. Tiyatrolar kurulur, halkça hayli rağbet görürdü.

Tel üzerinde gösteri yapan cambazlar gelir, tefle ayı oynatanlar olur, gösterilerinden sonra parsa parası toplarlardı.

İlkbahar aylarında söğüt ağaçları yeşillendiğinde, dallarından düdük ve borazanlar yapılarak öttürülürdü. Mızıka çalmalar da ayrı bir zevkti.

Eski sinemalar şehir, yeni, başak ve yaz gecelerinde çiçek ve bahar açık hava bahçe sinemaları faaliyet gösterirler. Film olarak ara sıra Tarzan, Lorel Hardi-Miki fare filmleri gösterilirdi. Zati Sungur ve abra kadabra gibi akrobatlar gelirler, icrai sanat gösterilerini sunarlardı. Keza bazen konser toplulukları ve Özcan Tekgül, Ayşe Nana gibi dansözler gelirler, halk tarafından rağbet görürdü.

Devam edecek.

27.06.2009

Bu yazı toplam 820 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim