• BIST 89.879
  • Altın 145,062
  • Dolar 3,6242
  • Euro 3,9031
  • Bolu 2 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 2 °C

ESKİDEN YENİYE – YENİDEN ESKİYE *1*

Aykut Karagüzel

Bu hafta sizlerle yaklaşık üç hafta sürecek olan edebiyat tarihimizin dünü bugünü konulu bir yazı dizisine başlıyorum. İlk yazımızda eski ile yeninin tartışmasının başlangıcını 1860 ile başlattık. Ben de biliyorum ki bu tarih çok daha eskilere dayanmaktadır. Konuyu daha derli toplu aktarabilmek için bu tarihten itibaren başlıyorum.

Edebiyatımızda eski ile yeni çatışması geçmişten bugüne hep vardır ve olacaktır da.

Bizim edebiyatımızın gerçek anlamda Batı edebiyatıyla tanışması 1839'da Mustafa Reşit Paşa'nın ilan ettiği Tanzimat fermanı ile başlar. Bu ilanın bir adı da okunma yerinden dolayı da “Gülhane Hat-ı Hümayunu” adını almıştır.

Daha sonra 1860 yılında ilk özel gazetemiz olan tercüman-ı Ahval'i İbrahim Şinasi ve Agâh Efendi çıkarır ve gerçek anlamda Tanzimat edebiyatı dönemi başlamış olur.

Bu dönemle beraber edebiyatımız yönünü Doğu'dan Batı'ya doğru çevirir. İlk noktalama işaretleri bu dönemde İbrahim Şinasi tarafından kullanılmaya başlar.

Hatırlıyorum da, üniversite yıllarımızda ilk noktalama işaretlerinin kullanıldığı eserlerin orijinallerini okutmuştu hocalarımız. Hatta ben de:

-- Hocam, noktalama işaretlerine uyarak mı nefes alacağız?

Diye sormuştum hocamıza. Bu soruda ne acayiplik var diye düşünmeyin. İlk noktalama işaretlerini kullanımlarında dönemin yazarları tam olarak nerelerde nokta ya da virgül kullanacağını bilmediği için yaklaşık altı yedi sayfada bir nokta ya da virgül kullanılmıştı. Düşünsenize kurala uyduğunuzu. “Virgülde yarım nefes, noktada tam nefes”

İlk tiyatro eserleri yine bu dönemde verilmiş, ilk sahnelenen oyun yine bu dönemde yazılmıştı büyük üstat Namık Kemal tarafından. O zaten edebiyatımızın en gür sesli sanatçısı idi. Haksızlıklara ve halkın ezilmesine hayatta gelemezdi. Şimdiki sanatçılara bir bakın hele. Namık Kemal'in tırnağı dahi olamayacak insanlar aydın diye geçiniyor ya şu memlekette, yazıklar olsun bize!

Bizim edebiyatımızın gerçek anlamda düzyazıyla tanışması yine bu dönemle başlar. Peşinden gelecek Servet-i Fünun dönemi ve diğer dönemlerde de edebiyatımız iyice Batı edebiyatının etkisi altına girecektir.

Batı'ya yönelen edebiyatımızın ilk atışması Tanzimat'ın birinci dönemiyle başlar. Olay şöyle gelişir.

Olayın gelişimi haftaya….

13.01.2010

Bu yazı toplam 891 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim