• BIST 83.067
  • Altın 146,627
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Bolu -1 °C
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara 0 °C

ESNEMESİNİ BİLMİYORSAN KIRILIRSIN

Mustafa Namdar

 Gerektiğinde yumuşak olmasını bilemiyorsak, kuruyan ağacın dalları gibi tuttuğumuz elimizde kalıyor, çıtır çıtır kırılıyoruz ya da kırıyoruz. Düşündüğümüzü anlatamıyor iletişim kuramıyorsak, üzülüyoruz. Düşüncelerimizde oluşan birbirine geçmiş soru çengellerini açmak için, sorup sorgulayamıyorsak, neden ve niçinin cevabını alamıyorsak inciniyoruz. Yaşamı ben merkezde kurgulayıp biz diyemiyorsak, iki ayaktan birini yok edip tek ayak üzerinde denge kurmaya çalışıyorsak, kırarız kırılırız. Terazinin kefelerini dengede tutamıyorsak, ya satıcı ya da alıcı zarar veya kardadır. Halk kantarının topu kaçıyor demektir.

Bir makine parçasında bile hareketi sağlayan birbiriyle irtibatlı iki dişliden biri yumuşak, diğeri serttir. İkisi de sert olursa dişler patır patır dökülür. Onun için toplu yaşamda, ceza vardır ödül vardır. Toplu yaşamda huzur ve güvenin sağlanması için, ortak akıl süzgecinden geçen kurallar konmuştur. Bu kurallar sayesinde güvenli yaşam, sevgiyle yoğrulan mutluluk vardır. Herkes kendi doğrusuna göre kural koymaya kalkarsa güçlü olanlar hep galip gelir, ortak yaşamda dengeler bozulur, her günün sabahında olumsuz bir olayla sarsılır ağıtlar yakarak başlarız günün aydınlığına.

Bir ülkede huzur, ailede mayalanıyorsa gelecek güvenlidir. Geleceğin yöneticisi gençler, alacakları başarılı eğitimlerle ülke başarılarına katkı sağlarlar. Okullarımıza bir bakın.
Devamsız, asi, başarısız ve okulu bırakan çocuklar hep huzursuz, parçalanmış aile çocukları. Aile içi anlaşmazlık kavga ve ayrılmalarla kontrolsüz kalan çocuklar, yaşamın tek silahı şiddet olduğuna inanarak geleceğine; olumsuzluklar batağında çırpınışlarla yön vermeye çabalıyor, çabaladıkça batıyorlar.Bağnaz ailede çocukların yetişmeleri, cinsiyetine göre zaman zaman değişiyor. Kız çocukları okudukça sorguluyor, konuşuyor. Oysa onlar uysal koyun gibi olmalılar. Baba; verdim dedimi, el bağlayıp boyun kırmalı. Koca istedi mi, çocuk yapmalı emre itaat etmeli.

Bir evde iki erkek hükümdar olur mu? Saçı uzun olanın aklınında uzun olması düşünülür mü? O çocukların annesi olmalı. Hatta TV dizileri bile seyretmemeli. Çünkü diziler, kadınlarımızı erkekleştiriyor. Öyle yazıyor gazeteler. Erkeklik o kadar ucuz mu kolay mı?Şeyhül muharrir diye anılan 1950-60'lı yıllarda Milliyet yazarı Refii Cevat Ulunaya bir okuyucu; iyi iş yapan, sözünde duran erkeklere “ne erkek adam” diyoruz da, aynı durumda olan kadınlarımıza neden, “ne erkek kadın diyemiyoruz” diye soruyordu.
Rahmetle andığım Ulunay şöyle cevaplamıştı soruyu.“Ayağında kilot pantolon cebinde kiloluk şişe…Kızım erkeksen göreyim ayaktan işe…”Merak ediyorum dizi seyreden kadınlarda ayaktan işeyenler mi çoğaldı?...Milletçe mutlu yaşam dileğimle.

13.01.2012

Bu yazı toplam 786 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim