• BIST 107.235
  • Altın 380,385
  • Dolar 6,8045
  • Euro 7,5804
  • Bolu 15 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 19 °C

EV İÇİ MİKROBİYOTASI ÖNEMSENMELİ Mİ ?

Suat Tosun

 

EBOLA salgınına göre yerelden ziyade küreselleşen  COVİD-19  pandemisi , milyonları  eve kilitlemeye  devam etmekte.

Tek sığınak ev, biyogüvenlik açısından sağlığımızı bu  viral  patojenden korumada  ne kadar  güvenilir ?

Artan nüfusla şehirler, ortaya çıkan yeni bulaşıcı hastalıklar için sıcak noktalar haline gelmiştir. İnsanları enfekte  eden bulaşıcı hastalıkların sayısı , 1940 ‘lardan beri 3 kattan fazla daha etkindir (CSİRO, C. Firth, K.Zuelke).

Yıllardır mimarlar ve inşaat mühendisleri, insanların kaliteli ve güvenli yaşayabileceği mekanları yaratmaya çalışmaktalar.

Yapısal güvenlik , yangın güvenliği, yeterli havalandırma,  geliştiriliyor.Enerji verimliliği  gibi hedeflere ulaşmak ve 100 yıllık sel gibi aşırı senaryoları tahmin etmek için modellemeler,  yönetmelikler   yenileniyor.

Oregon Üniversitesinden (ABD.) bir grup biyolog ve mimari tasarımcı , 17 Nisan  2020 tarihli makalelerinde;  “100 yıllık viral salgının mimari tasarım ve bina operasyonlarını değiştirip değiştirmeyeceğini  ve nasıl değiştireceğini  gündemlerine almışlar ” (Kevin Wymelenberg ve Ark.).

Zararlı patojene  maruz kalmayı en aza indirmek için binaların içinde bulunan mikrobiyal toplulukları  şekillendirme ve değiştirme olanaklı mıdır ?

Genellikle insanoğlunun mikroplar hakkında bilmek istedikleri ana şey, onların  nasıl  öldürüleceğidir?

Ama aslında, mikropların büyük çoğunluğu , insanlara ,bize zarar verdiklerinden daha  fazla yardım ederler.Bu fikir “Hijyen Hipotezi” olarak tanımlanmakta. Her birimizin  kendi  mikrobiyomu vardır. Cildimizde ve vücudumuzda  yaşayan bakteri, mantar ,virüs ve protozoa koleksiyonu,  parmak izlerimiz  kadar benzersiz olabilir.

Bu organizmalar ,sindirim sistemi ve ruh halimizi ,kilomuzu etkiler.Tüm mikrobik yaşamın  bu ayarlardan kaldırılması sorun yaratabilir. Örneğin irritabl bağırsak hastalığı, astım ve bazı duygu durum bozuklukları nükseder.

Mimarlar ,evler  ve ofis binalarında, mikrobiyal toplulukları şekillendirmede başvurdukları bazı tasarımlar : mekan  yapılandırma, ziyaretçi yoğunluğu ,iç malzeme seçimi, pencere konumu, boyutu ve cam türü,elektrikli aydınlatma spektrumu ve yoğunluğu, hava hareketi ve  havalandırma stratejileri, gün ışığını kazanma ve doğal havalandırma mikrobiyal ekosistemin iyileşmesine yardımcı olmaktadır.

NEMLENDİRME :İç mekan ortamlarında önemli derecede etkilidir.İç mekan ortamlarının çoğu ısıtma mevsiminde çok kurudur. Nem ise küf üretebilir. Ancak çok kuru  havada mukus  zarlarımızı susuz bırakır   .Bizi enfeksiyona daha duyarlı hale  getirir.Kuru hava ayrıca  partikül  birikimimizi azaltır ve ultra partiküllerin daha uzun süre aerosol haline gelmesini sağlar.Bu  mikropların havada taşınması riskini artırır.

Bağıl nemi %40-60 arasında olan iç mekan havası,  bu zararlı etkileri önler.Ayrıca virüslerin  dış zarını bozarak aktiviteyi azalttığı da  görülmüştür.

Şayet evdeki bir kişi enfekte olmuşsa  veya  semptomatik se ,sürekli  çalışabilen bir egzoz fanı  bulunan     banyolu bir odada kendini izole etmesi önerilmekte. Banyodaki egzoz fanı hava değişimini sağlayacaktır.

Bir çok temizlik ürünü üreticisi; zararlı mikropları aşmak  veya onlara saldırmak ve diğerlerini iyileştirmek için, iç mekan ortamlarına belirli  mikroplar  ekleme fikrini şimdiden araştırmakta. Bu hassas olgu etkili gözetim  ile sağlam  araştırmaya  dayandırılmalıdır. Bu konuda yetkili kilit kurum ABD ‘de,  Çevre Koruma Ajansı’dır (Wymelenberg,K ve Ark..2020 ).

Ülkemizde 2010 yılında çıkartılan biyogüvenlik yasasında, tarım,gıda  ve özellikle GDO’lu gıdaların kontrollü denetimi konusunda  bazı boşluklar doldurulmuştur.

“Evde  sağlıkla kal “  ve de, ev içindeki mikrobiyal dost ve düşmanlarının varlığını da gelecek günler için hesaba katacak stratejiler geliştir.

Bu yazı toplam 1500 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 215 05 52 | Haber Yazılımı: CM Bilişim