• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Bolu 27 °C
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 27 °C

Evli olanlara hikaye

Serkan Erkan

Evli olanlara, evlenmeyi düşünenlere güzel bir hikaye...

Olay İngiltere'de geçiyor:

Yaşlı bir bey, sabah erken evinden çıkmış, yolda ilerlerken, bir bisikletlinin kendisine çarpması ile yere yuvarlanmış ve hafif yaralanmış.

Sokaktan geçenler yaşlı beyi hemen en yakın sağlık birimine ulaştırmışlar.

Hemşireler, adamcağızın yarasına pansuman yapmışlar, ama 'biraz beklemesini ve röntgen çekerek her hangi bir kırık veya çatlak olup olmadığını inceleyeceklerini' söylemişler.

Yaşlı bey huzursuzlanmış, 'acelesi olduğunu istemediğini' söylemiş.

Hemşireler merakla acelesinin sebebini sormuş.

Adamcağız da 'karım huzur evinde kalıyor, her sabah onunla kahvaltı etmeye giderim, geç kalmak istemiyorum' demiş. 'Karınızın, siz gecikince merak edeceğini düşünüyorsunuz herhalde' demiş hemşire. Adam üzgün bir ifade ile 'ne yazık ki karım Alzheimer hastası ve benim kim olduğumu bilmiyor' demiş.

Hemşireler hayretle 'madem sizin kim olduğunuzu bilmiyor neden hergün onunla kahvaltı yapmak için koşuşturuyorsunuz' demişler.

Adam buruk bir sesle 'ama ben onun kim olduğunu biliyorum' demiş.

Komik olaylar

* Tarlada otlayan iki koyun, bir evin önündeki inşaat kumunu dağıttı. İki aileden beş kişi öldü.(GAZİANTEP)

* İki odayı yıkıp tek oda yapmak isteyen ev sahibi, işi abarttı. Tek duvar için kazma yerine dinamit kullandı. Mahalleyi havaya uçurdu. Yaralandı. (TRABZON)

* Karadenizli iki kardeş çatıdaki hurdaları satmak istedi. Ağabey çatıya çıktı demir yığınlarını aşağıdaki kardeşine atmaya başladı. Kardeşi ise hepsini tuttu biri hariç: Buzdolabı. onun da altında kalıp ağır yaralandı. Hastanede 'Hızlı attı tutamadım' dedi.(İZMİR)

*'Sakar' Ekvatorlu, dişlerini fırçalarken elindeki diş fırçasını 'yuttu.' Başına geleni anlatırken, 'Fırça elimden kayıp boğazımdan aşağı iniverdi' diyen adamı muayene eden doktorlar; fırçanın 'doğal yoldan' atılmasını bekleyeceklerini bildirdiler.

FIKRA

Afacan çocuğun doğum günüdür ve annesinden bir kırmızı bisiklet ister. Annesi de ona bisikleti hak etmediğini ve Tanrıya suçlarını itiraf ettiği bir mektup yazmasını söyler. Çocuk odasına gider ve başlar yazmaya...

"Tanrım beni hep yalan söylediğim için affedin, söz veriyorum bir daha olmıcak. Bugün benim doğum günüm ve sizden bir kırmızı bisiklet istiyorum". Çocuk mektubu yırtar atar. Çünkü günahları o kadarcık değildir. İkinci mektubu yazmaya karar verir.

"Tanrım beni hep yalan söylediğim için, annemi hiç dinlemediğim için beni affedin. Bi dahaolmıcak söz veriyorum. Bu gün benim doğum günüm, sizden kırmızı bisiklet istiyorum"...

Ve bu mektubu da yırtar, çünkü bunlar da işlediği bütün günahlar değildir. Ve başlar üçüncü mektuba. Yine olmaz ve afacan çocuk başka bir yol denemek için annesinden izin alır ve kiliseye gider.

Bunu gören annesi çok sevinir ve yaramaz oğlunun akıllandığını sanır.

Küçük çocuk kilisede gider Meryem annenin heykelinin yanına ve sağa sola baktıktan sonra onu çantasına koyar ve eve götürür. Evde yine odasına çıkar ve Tanrıya son mektubunu yazar, "Bana kırmızı bisikleti al.

Anan elimde rehin. Onu bir daha göremiyebilirsin.”

18.09.2006

Bu yazı toplam 539 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim