• BIST 82.166
  • Altın 147,844
  • Dolar 3,8195
  • Euro 4,0719
  • Bolu 1 °C
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara 3 °C

Farklı Bir Seçim Yazısı

Cevat Özsoy

 

Biliyorum, “seçim” deyince değerli okuyucularım, her zamanki gibi, genel seçimlerden bahsedeceğimi düşünüyordur; ama bu hafta hayat yolunda yapageldiğimiz seçimlerden bahsedeceğim.

Hiç şüphesiz, yaşadığımız her saat, her dakika bir seçimdir. Meslek seçimi, arkadaş seçimi, giyim kuşam, yeme içme seçimi; her gün, her saat binlerce seçimle karşı karşıya geliyoruz. Önümüze çıkan yollardan bunu değil, öbürünü tercih ediyoruz.

İslâm hukûku buna “irade-yi cüziye” diye tanımlar. Yani insanlar, Allah tarafından verilen irade, yani seçme gücünü istediği yönde kullanma hakkına sahiptir. Hele bizim gibi demokratik cumhuriyetlerde yaşayan bireyler olarak herkes kendi sorumluluklarını üstlenerek, hür iradesiyle kendisi için belirlediği hayat yolunda özgürce devam eder. Hiç kimse başkasının hakkına müdahale etmek, onu kınamak, tezyif etmek hakkına sahip değildir. Görüldüğü gibi, insanları bir dine, bir mezhebe, bir aidiyete mensup diye, sırf öyle olduğu için aşağılamak ve bunu bir düşmanlığa dönüştürmek, hem insan haklarına aykırı, hem ayıp ve günah, hem de hastalıklı bir durumdur. Bu, insanların kendi seçimidir, karışamayız.

Bugün bir kısım insan, hayatı lay lay lom olarak görüp, din benim neyime diyerek, kendi sırtında kendi cehennemine odun taşımayı yeğlediği gibi, nerede, ne zaman öleceğini bilemediği için, ömrünü böyle israf etmek yerine, âhireti için en iyi  yatırımı yapmaya çalışır. Bu da, hayat yolunda her insanın kendi seçimidir.

Bugün, artık dinle ilgili bilgiler dışarıda bırakılmalı, çocuklar rahat büyümeli, saz, caz, piyano kursuna gitmeli, yetişkin olunca kendi kendisi seçmeli, diyen anne babalar olduğu gibi, çocuklarına kendi inanç değerlerini öğreterek veya öğretilecek kurslara göndererek, onların temiz beyinlerine Mevla’mızın Âyetlerini, emir ve yasaklarını nakşedip, rûhlarının derinliklerinde aile, vatan ve millet sevgisini hissetmesini sağlamayı düşünür ve seçimini bu yönde kullanır.

Kendi tarihimize baktığımızda, dinimizin kalbî, rûhî ve ahlâkî terbiye yönünü işleyerek, gönül insanı yetiştiren, bu uğurda hayatını vakfeden sayısız Allah dostlarını görürüz. Bu gönül erleri, Anadolu’nun İslâmlaşmasında, kılıçtan önce, gönül yolu ile fethini sağlamışlar, kendi kimliğimizi korumada, yabancı saldırılara direnmede, İstiklal Savaşında olduğu gibi, eşsiz bir güç ve ışık kaynağı olmuşlardır. Bir Ahmet Yesevi, Mevlâna, Yunus Emre, Hacı Bektaş Veli, Hacı Bayram Veli ve Akşemşeddin olmadan Anadolu olur  muydu ? Belki de, Arapların İspanya’dan geri dönmek zorunda kaldığı gibi, bizde Anadolu’dan geriye dönebilirdik .

Ve yine, Ta Buhara’dan kalkıp Balkanlara kadar İslâmı tebliğ için çalışarak gönüllerde taht kuran Allah dostlarının, gönül eri ve alperenlerin varlığını biliyoruz. Onlar da, bu hayat yolunda seçimlerini bu yönde kullanmışlar. Hepsinden Allah râzı olsun, diyoruz.

Günümüzde de, bu değerli insanların yolundan gidip İslâmın yitik çocuklarına İslam’ı öğretmeye çalışan gönül erlerinin varlığını biliyoruz.

Mesela, bu çalışmaları yerinde gören Mustafa İslamoğlu izlenimlerini şöyle anlatır: “Süleyman Efendi’nin talebeleri kuş uçmaz kervan geçmez yerlerde çok zor şartlarda Kur’an kursu açmışlar. Dobruca’da onlardan birini ziyaret ettik. Binlerce özbeöz Türk bulunduğu hâlde, bu ailelerin İslâm ile alâkaları kalmamış. Yalvarıyoruz, çocuklara Kur’an öğretelim, diye. Her masrafı biz karşılıyoruz. Fakat 15 000 Müslüman’ın bulunduğu ilçede bir düzine çocuk bulamıyoruz” der.

Bu yazı yaklaşık bundan on sene önce yazılmış. Böylesi zor şartlarda İslâm’ı tebliğ etmeye çalışan Romanya’daki hizmetlerin sorumlusu Mahmut Çopur hocamızla, geçen Pazar beraberdik. Romanya’nın başkenti Bükreş’te kurdukları vakfın başkanlığını yürüten oğlum Ahmet Fazıl ile beraber Bolu’ya geldiler. Kendilerini Bolu’muzun, güzelliğiyle meşhur Abant gibi yerleri gezdirdik, ailecek piknik yaptık. Hava biraz soğuktu; ama ortam çok sıcaktı. Romanya’da kurdukları vakfın bünyesinde, 14 yurt binasında yatılı 300 olmak üzere, gündüzleri gelen 400 öğrenciyle beraber, yaklaşık 700 öğrenciyi barındırdıklarını ve Roman hükümetinin çocukları anlamsız ve amaçsız kalmaktan kurtardıkları için desteği olduğunu söyledi. Yapılan hizmetleri anlatırken oldukça heyecanlı ve mutlu idi. Kendisine hayranlıkla beraber takdirlerimizi ilettik.

Yazımızın başında, hayat yolunda yapageldiğimiz seçimlerden bahsedeceğiz, dedik. İşte Mahmut Hocamızın ve dava arkadaşlarının bu kutsal hizmetleri de kendilerinin bir seçimi idi; başarılar diliyoruz.

Bugünlerde Kutlu Doğum Haftası faaliyetleri yapılıyor. Bizler o yüce Peygamberi unutmamaya, günlerimizi O’nsuz geçirmemeye, O’nu her zaman evimizin bir konuğu olarak görmeye devam edelim. O’nu sevmek, O’nunla bütünleşmek her çağın sevdalılarının temel özelliği olmalıdır.

Bu yol da bizim olmazsa olmaz seçimimiz olsun.    

    

Bu yazı toplam 1153 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim