eryaman escort , ankara escort bayan, escort ankara, bursa escort - ankara escort
  • BIST 107.478
  • Altın 151,228
  • Dolar 3,6615
  • Euro 4,3022
  • Bolu 17 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 19 °C

FAZLA MAL HARAMSIZ, FAZLA LAF YALANSIZ OLMAZ!

N. Gürkan Yetkin

Adana Büyükşehir Belediyesi Meclisi, başkanın has adamının çarpıcı açıklamaları ile ülke gündeminde hak ettiği yere cuk diye oturdu. Has adam konuştu, başkan tehditler savurdu.

Açıklamalar esnasındaki en çarpıcı söz ise, ”Fazla mal haramsız, fazla laf yalansız olmaz” idi.

”Mal sahibi, mülk sahibi, hani bunun ilk sahibi.” İnsanoğlu yaratılış itibari ile aç gözlü. Hani ekonominin temel ilkesi gibi “ihtiyaçlar sonsuzdur!” Dünya var olduğundan beri, toplam kara parçasında çok büyük bir değişim yok. Sadece değişen bu kara parçaları üzerindeki mülkiyet sahipleri. Nice savaşın, nice katliamın ve cinayetin tek sebebi! Daha fazla toprak! Daha fazla servet! Daha fazla güç

Ülkemizin, özellikle gerçek hayat ile kağıt üzerindeki rakamlar arasındaki uçurum farkının en temel sebebi!

Nereden buldun? Sorusunun sorulamaması! Vatandaşlık numaraları, çipli kartlar, iban numaraları açıkça sorulamayan bu sorunun, arkadan dolanarak dolaylı sorgusu değil mi?

Her hükümetin göreve başlar başlamaz peşine düştüğü “Kayıt dışı” karabulutu, kısa zaman içinde seçilmişlerin etrafını sıkı sıkı sarıverince, bir başka bahara kalmıyor mu?

Yıllar yılı ağızlarda sakız olmuş iki mesele!

Kayıt dışının kayıt altına alınması ve milletvekili dokunulmazlıkların kaldırılması.

Bu iki sorun ile gerçek anlamda mücadele etmedikçe, GÜVEN ortamının zedelenmesine çare bulamazsınız. Hal böyle olunca, çeşme başındakiler de daima şaibe altında kalıveriyor!

Devlet vatandaşına, vatandaş devletine güvenmiyor. Halk siyasetçiye, siyasetçi bürokrata, bürokrat halka, işveren işçiye, işçi işverene kısaca kimse kimseye güvenmiyor. En güvenilir kurum olan askeriye de yapılan son anketlerde sınıfta kalmış durumda. Adaletin kutsal terazisi ise çoktan ayarını kaçırmış durumda.

Gelişmiş ülkeler ile aramızdaki en temel farklılık bu işte. Teknoloji ve bilimsel gelişmeler tali mesele.

Gelişmiş ülkelerde beyan esastır. Devlet vatandaşının beyanına güvenir. Vatandaş da devletine güvenir. Vatandaş yalan beyanda bulunmaya; başına gelecekleri çok iyi bildiği için, cesaret bile edemez.

Zaten böyle bir niyeti de olmaz.

Geri kalmışlığımızdaki bir diğer handikap da torpil mekanizmasının hala güncelliğini korumasıdır. Adamını bulan torpilini yaptırır. Millet iş, aş diye kapı kapı dolaşırken, en torpilli işin başına getirilir.

İşin başına gelen torpilli, bu kozunun gayet farkında olduğundan iş yapmaz, yan gelir yatar. Böylece verimlilik düşer. Kamusal harcamalar gereksiz bir şekilde şiştikçe şişer. Sonuç: Ceremeyi tüm millet çeker!

Bu gün yerel gazetelerimizin birinde, gazeteci kardeşimiz Belediye Meclis Üyeleri'nden mal beyanlarını açıklamalarını isteyip durmakta. Zannetmekteki kimse bunu açıklayamaz. Ancak bilmez ki, seçilmişlerin tamamı, bu işi her yıl başında resmi olarak İç İşleri Bakanlığı'na zorunlu olarak yaparlar. Yani minareyi çalanlar, kılıfını çoktan hazırlarlar!

Bu durum bana hep kamulaştırma davalarını hatırlatır. Devlet vatandaşın arazisine kamu yararına bedelini ödeyerek el koyar. Bu bedel hesabında ise kendi hazırladığı emlak beyan değerini ve vatandaşın yatırmış olduğu emlak vergisini pek dikkate almaz. Elinden geldiğince konunun uzmanlarına bu bedel takdirini hazırlattırır. Ancak hazırlanan bu kamulaştırma bedeli, mülkiyet sahibini asla tatmin etmez. Arazisi devlet tarafından kamulaştırılan kişi , maharetli bir avukata başvurarak kamulaştırma bedeline itiraz eder ve konu mahkemeye intikal eder. Yıllarca 1 lira emlak vergisi beyan eden kişi, mülkiyetin değerinin 1000 lira olduğunu mahkeme heyetine itiraf eder. Uzman bilirkişiler durumu inceler. Çoğunlukla vatandaşın itiraz ettiği rakama yakın bir kamulaştırma bedeli mahkemece belirlenir. Böylece vatandaş kendisini tatmin edecek bir kamulaştırma bedeline sahip olur. İşin tuhafı bu dava sonucu vatandaş emlak vergisini düşük ödemek için, sahibi olduğu arazinin gerçek değerinin çok altında beyanda bulunduğunu açık bir şekilde itiraf ettiği ve vergi kaçakçılığı suçunu işlediğini mahkeme kararı ile ispat ettiği halde, hakkında hiçbir dava açılmaz.

Siyasilerimiz ve bazı üst düzey bürokratlarımız da dünyanın en şanslı kişileridir! Hemen hemen hepsinin zengin bir akrabası vardır! Bu akraba vefat ettiğinde servetinin büyük bölümünü kendilerine bırakır! Bu kişilerin çevreleri çok geniş olduğu için düğünlerinde, derneklerinde, sünnet merasimlerinde gelen hediyeler sayesinde inanılmaz servet sahibi olurlar! En iyi yatırımcılar bu kişilerin yakın akrabalarıdır! Bir malın fiyatında anormal bir artış olmadan önce ve devalüasyon kararları öncesinde bu yakın akraba tüccarlar havayı çok iyi koklarlar! Bu dönemlerde aldıkları akılcı kararlar sayesinde inanılmaz boyutlarda servetlere bir anda kavuşurlar!

İktidarlar hortumları bir bir kestikleri halde, yakınlarının kanalları daima açıktır. Bu sayede su akar izini bulur. Zenginin malı da züğürdün ağzını yorar durur.

İktidar ve muhalefet her ne kadar halkın önünde atışma ve kavga içersinde olurlarsa olsunlar, çeşmenin başına dikildiklerinde “sakalların kardeşliği” akıllarına gelir, komisyonlardan “sakallı” kararlar oy birliği uyumu içersinde çıkıverir!

Bizim köylümüz hala havuç, turp tohumu alıp, yerin altına doğru ilerleyen ürünler yetiştiredursunlar, aklı ve zeki partililer, kimsenin bilmediği yerlerden aldıkları bina tohumlarını, şehrin en verimli arazilerine dikip, gökleri delen yapılar yetiştirirler.

Bakınız 2002'den günümüze yetişen nadide ürünlere! En çok talep gören ürünler olma özelliğini hiç yitiren var mı?

Yıllardır prefabriklerde hizmet veren kuruluş irtibat büroları, hangi tohumların ürünlerini tercih ettiler?

Bazıları hala mektupla öğretim ile uğraşırken, işini bilenler açık öğretime çoktan geçtiler!

Geçen haftaki çok beğenilmiş, gelelim bu haftaki kamyon kasası yazısına,

“Nazar etme ne olur! Çalış senin de olur!”

15.03.2010
 


Bu yazı toplam 1149 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim