• BIST 89.270
  • Altın 146,921
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • Bolu 2 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara -1 °C

Fetullah'ın hedefi Abant'tı

Fetullah'ın hedefi Abant'tı
Fethullah Gülen tarafından hakkında 98 farklı iddia ile 5 tane dava açılan İmdat Aslan FETÖ’nün Bolu’daki planları ve yapılanması ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.

foto-galeri-678.jpg

 HABER: Erdal TANRIVERDİ

 Aslan, 15 Temmuz darbe girişimi başarılı olsaydı Bolu’nun doğa harikalarından biri olan Abant’ın, Fethullah’ın yaşarken ziyaret edildiği, öldükten sonra da tavaf edildiği bir inanç turizmi haline geleceğini iddia etti.

Bolu’da Fethullah Gülen ile mücadele ve defalarca yargılanan Köroğlu Gazeteciler Cemiyeti eski başkanı İmdat Aslan 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında sessizliğini bozarak çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Fethullah Gülen Terör Örgütü’nün Bolu’ya özel önem verdiğini ve şartlar olgunlaşsaydı terör örgütü elebaşı Fethullah Gülen’in Bolu’da ikamet edeceğini öne süren İmdat Aslan; “Bolu, Türkiye’deki 81 il içinde FETÖ için 10 karargah üst olarak belirlenen illerin başında geliyor. Fethullah’ın kaldığı Pensilvanya’da bulunan Erie gölüne iklim olarak en yakın olan yer Bolu’da bulunan Abant’tır. Eğer Fethullah Türkiye’ye halife olarak dönmüş olsaydı Abant’ta malikanesi yapılacaktı çünkü daha önce ticarethaneleri olan Highway kurulmuştu. Bolu, Fethullah Gülen’in yaşarken ziyaret edildiği inanç turizmi, öldükten sonra da dinlerarası diyalogun Bolu’da tatbik edildiği yer olacaktı. Dinler bahçesi, medeniyet bahçesi diye adlandırılan Hatay’daki olayın daha büyütülmüşü Bolu’da tatbik edilecekti” dedi.

 

BUNLAR TESADÜF OLAMAZ

 

2008 yılından sonra Bolu bürokrasisinde yapılan görevlendirmelerin tesadüf olamayacağını dile getiren Aslan şöyle konuştu:

 

2008 yılından itibaren Bolu’da görev yapan son 3 valinin FETÖ ile iltisaklı olması, 1’inin cezaevinde, 1’inin ihraç edilmiş ve diğerinin merkeze çekilip emekli olması ve 3’ünün Bolu’ya peş peşe gelmesi hiç tesadüf değildir.

Yine 2008 yılında geliştirilmiş Abant çevre planıyla 1/10000-1/25000 ölçekli Abant’ın tüm STK’ların ve çevrecilerin itirazlarına rağmen ısrarla kısmi olarak imara açılması, 1998’den itibaren Bolu’da FETÖ’nün üst akıl kurulu olan Yazarlar Vakfı’nın organize ettiği Abant Platformu’nun başlaması, daha sonra ‘Abant Davos olacak’ sloganı tesadüf olamaz. Abant’ın geçici imara açılarak önce butik otel diye daha sonra da butik otelin tıpkı Highway’in 54 esnafa ‘biz otoyol tesisi yapıyoruz’ denilip AVM’ye çevrilmesi gibi, aynı Ankara Gölbaşı’ndaki malikane gibi bir malikane haline getirilip Fethullah Gülen Bolu’da ikamet edecekti. Fethullah Gülen’e Vatikan’ın yüklediği misyon gereği ılımlı İslam adına dünya genelindeki Fethullah Gülen okullarındaki Yahudi hristiyan Müslüman çocuklar tıpkı Türkçe olimpiyatlarında olduğu gibi Bolu’ya getirilecekti, kelime-i tevhidin ‘la ilahe illallah Muhammed rasululllah’ kısmının sadece ‘la ilahe illallah’ kısmıyla dinler arası diyaloğa monte edilecekti. Dolayısıyla aynı dilin insanıyız, aynı Allah’ın yarattığı insanız ama peygambere inanmasalar da olur biz dünya kardeşiyiz dünya müslümanıyız diye tıpkı Kabe gibi Abant Fethullah’ın yaşarken ziyaret edildiği, öldükten sonra da tavaf edildiği bir inanç turizmi haline gelecekti.

 

MÜCADELEDEN Kİ KAÇIYORSA KRİPTODUR       

 

Emekli olabilir miyim, müdür olabilir miyim, daha büyük bir şehre vali olabilir miyim mantalitesiyle FETÖ ile mücadele olmaz. Sekizbuçuk beş mesaisi ile mücadele olmaz. Çünkü adamlar 24 saat teyakkuz halinde. Ben sabahlara kadar uyumuyorum. Türkiye’nin 81 ilindeki bizim gibi kişilerle orda ne oldu burada ne oldu diye mailleşiyoruz. Ama Bolu’da hiçbir yetkili bizle temasa geçmiyor. Korkuları nedir bilmiyorum. Acaba belgelerin içinde onlarla alakalı bir şey olabilir mi onu da bilmiyorum. Bugün emniyette süfli insanların yanında sabahlara kadar sabahlayan amirler var. Bu amirlerle FETÖ mücadelesi olmaz. 12 bin 821 kişi düne kadar FETÖ ile mücadele ediyordu sözüm ona.

Kasım’da gelecek olan darbenin ayakları emniyette bir kez daha kırılmıştır ve bir kez daha diz çökmüştür. Bittiler mi tabiî ki bitmediler, kokularını alıyoruz biz. Ama devlet bürokrasisindeki kriptolar hala anlamıyorlar. Bizden kim kaçıyorsa, FETÖ ile mücadele edenlerden kim kaçıyorsa kriptodur, bunu ispat ederim.  

 

MÜCADELE ETSEYDİ GÖREVE BAŞLAYAMAZDI

 

Okuduğu okulda, bitirdiği fakültede, rektörü FETÖ’nün bilgi işlem merkezinden mezun olan bir emniyet bürokrasisinin FETÖ ile mücadele etmesi mümkün değildir. Rektörü cezaevinde olan bir üniversitenin hukuk fakültesini bitirmiş emniyet bürokrasisinin FETÖ ile mücadele etmesi mümkün değildir. Etseydi okurken kendi üniversitesindeki rektörünün hakkında gerekli işlemi yapardı. Eğer mücadele etseydi onun burnundan getirirdi. Kimse Bolu’ya gelerek burada göreve başlayamazdı. 

 

KİTABI YAZSAYDIM ÖLDÜRÜLEBİLİRDİM

 

İstihbarat şube müdürü beni dinliyor. Bir tane FETÖ’cüyü dinlememişlerdir. Adnan Daylan’ı, Ömer Baday’ı, Raşit Enhoş’u, diğer ortaklarını ve oraya gelip giden ağabeylerin hiçbirini dinlememiştir. Beni niye dinliyorsun. Çünkü ben kitap yazacaktım. Abant’ın Mekke’deki Kabe gibi tavaf yeri olacağını yazacaktım. Yazsaydım sonum ne olacaktı; Haydar Meriç gibi olacaktı. Alacaklardı helikopterle elimizi kolumuzu bağlayıp Akçakoca’ya atacaklardı. Kitabın adını 2012 yılında Ulusal Kanal’da verdim. Kitabın adı Cemaatin Evcilik Oyunu ve Patlayan Balonu’ydu. Evcilik oyunu gibi herkese görev dağıttılar ve bunun patlayacağını o zaman görmüştük. Çünkü elimizde belge ve bilgiler vardı. 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim