• BIST 83.105
  • Altın 146,901
  • Dolar 3,7669
  • Euro 4,0418
  • Bolu -5 °C
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara -3 °C

Formüller -1-

Mustafa Namdar

Formüller; problemlerin kolay çözümü için bulunmuş uygulama yöntemleridir. Problemlerin kolay çözümünde kullanılır. Bilimcilerin, bilinen - bilinmeyenlerine ait bulduğu denklemsel kalıplarda uygulanır. Birden fazla bilinmeyenler, denklemlerle çözüme kavuşturulur.

Güncel konularda düşünceler, yapılan işlerde, kazanılan başarılarda odaklanır. Başarı varsa sorun yoktur ama daha güzelleri bulmak için çabalar devam eder. Ya başarısızlıkta? İşte o zaman uzmanlar, danışmanlar, araştırmacı bilimcilerin formülleri uygulamaya konur başarısızlığın nedenlerini bulmak üzere. Ne var ki eğitim penceresini aralayıp Bolu’ya baktığımızda mevcut değerleri formülde yerlerine koyamıyor, başarısızlık nedenlerini bulamıyoruz.

Bizi 81 ilden ayıran bir özelliğimiz var. Kimsenin sahip olmadığı bizim bir İzzet Baysal’ımız var. Tüm varlığını eğitime ve sağlığa vakfeden bir hayır adamı. Üniversitesi başta olmak üzere hastaneleri, huzur evleri, sağlık ocakları, halk eğitim merkezi, ilköğretim, ortaöğretim ve öğrenci yurtlarıyla, hatta bir bölümünü donanım ve laboratuarlarıyla kullanıma sunan efsane bir insan İzzet Baysal…

Herkesin olduğu gibi onun da isteğiydi, sağlıklı ve eğitimli aydın bir gençlik. Denklemin bilinenler hanesinde alt yapı, normal sınıf mevcutlarına uygun derslikleri, ders malzemeleri, laboratuarları ile okulları var. Norm kadroları ile noksan da olsa hizmetli ve memur kadrosuyla personelimiz tamam. Bilinmeyen ise, başarıyı engelleyenlerin ne olduğu.

Başarı ve başarısızlıkta ölçü ne olmalı? Bilinmeyenlerin yerine neler konmalı da denklem kurulmalı? Başarı ölçütü sınav olan bir sistemde, bir üst eğitim kurumlarına geçişte emsallerimizle neye göre, nasıl kıyaslanmalıyız?...

Eğitim bölgeleri danışma kurullar yılda iki defa bu bilinmezlerin ortaya çıkması için toplanmıyor muydu? Müdürü, velisi, öğrencisi, sivil toplum kuruluş ve eğitim - öğretimle ilgili sendikalarla rehberlik öğretmenleri ve okul aile birliği temsilcilerinin bu konudaki önerileri neydi?

Bu öneriler ne kadar dikkate alınıyordu?

Bütün bunları bir kez daha düşündüm. Milli Eğitim Müdürümüz tarafından Sn. Valimize verilen brifingle ilgili basına yansıyan haberler üzerine. (27 şubat 2009 Köroğlu Gazetesi)

Deniyor ki:

- Bolu’nun eksiklikleri var. İlköğretim okullarında başarı oranını yükseltmek için 2,5 yıllık bir eylem planı hazırladık…

- Bolu’nun herşeyi var. Burada rehavet var diye düşünüyorum. Bolulularda ve idarecilerimizde rehavet var…

- Derslik başına düşen öğrenci sayısında Türkiye ortalamasına göre iyi durumdayız. Öğretmen sayıları büyük ölçüde yeterli…

- Öğrencilerimizi iyi takip etmeliyiz. Birebir ilgilenmeliyiz. Aileleri ile ilişki kurmayı, resmi okullarımızda da becerebilse çok şeyi değiştiririz…

- Tüm okulları özel sektöre devretmiş olsak, öğretmenlerin yarısı işsiz kalır…

- 23 Nisan yaklaşıyor. Akabinde de 19 Mayıs gelecek. Ders saatleri dışında öğrencileri bayramlara hazırlayayım…

Şimdi yeniden düşünüyorum bizim eksiğimiz bunlardan hangisidir?

Bu eksiklikleri tamamlamak kimlerin görevidir?

2,5 yıllık eylem planında neler var?..

17.03.2009

Bu yazı toplam 310 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim