• BIST 97.898
  • Altın 145,728
  • Dolar 3,5767
  • Euro 4,0006
  • Bolu 15 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 24 °C

Garip kuşun yuvası

Mustafa Namdar

Bir incelik, bir zerafet ve büyük bir ustalık vardır kuş yuvalarında. İnsanın iki el on parmakla doğru düzgün yapamadığını, onlar gagalarıyla yaparak aile bireylerini barındırmaya çalışıyorlar. Alacağımız dersler olmalı kuşlardan...

Meşhur deyimdir “Garip kuşun yuvasını Allah yapar.” Peki kuşlar Allah'ın lütfu ile yuvalarına kavuşuyor da, çaresiz insanlara yardım elini kim uzatacak? Yuvasız insanlar, yuvaları başlarına yıkılacak duruma gelen insanlar, Allah'ın yardımını dilemiş olsalar da bir aracının, bir hayır sahibinin, bir dost elin uzanmasını mı bekleyecekler? Ya da sosyal devlet anlayışı, sosyal devlet şemsiyesi altında olmanın güvencesiyle hayata bir başka anlamda, bir başka güvende mi bakacaklar?

Sosyal devlet şemsiyesi altında toplanan insanların güvencesi devlettir. Vatandaş devletine karşı görevini yapar, devlet de yeri geldiğinde vatandaşının yardımına koşar. Okumak istediğinde okulunu, sağlıklı olmak istediğinde hastanesini yapar. Hukuku işletir, yolunu yapar, dış güçlerden korur. Yalnız dış güçlerden mi? İçeride de başını sokacak yuvası yoksa, huzurevleri açar ya da konut sahibi yapar.

Sosyal devlet bütün bunları yapamazsa, yapmazsa ne olur? İşte orası meçhul. Ya inancın gösterdiği yolda bir hayır sahibi çıkıp yardım elini uzatacak ya da, ağaç kavuğunda kendine bir yer edinecektir. En olumsuzu istenmeyeni de, yasal olmayan pisliğin içine düşerek başını sokacağı bir dam bulacaktır...

Deprem sonrası fotoğrafını unutmak mümkün değil. Saniyelerle ölçülen zaman diliminde, insanların çoğu evsiz barksız kalmıştı. 120-140 metrekare salonlara sığmayan çekirdek aileler dede torunla birleşerek, 15-20 metrekare odacıklara nasılda sığıvermiştik. Belki o zaman aklımıza gelivermişti evsiz yuvasızlar. Zor günlerdi o günler çok zor...

Günümüzde o zor günlerin kıskacından kurtulmayan daha bir yığın aileler var. Onlar sosyal devlet anlayışı içinde o şemsiyenin altına girmek isteseler de, anlaşılan kendilerine yer bulamamışlar. Bu insanlar açıkta mı? Belki şu anda değiller ama, hiç belli olmaz, başlarına yıkılacak çürük çarık bir yapıda bulunuyor olmaları açıkta olmaktan daha tehlikeli.

İşte bu tehlikeyi gören Belediye; sosyal devletin yapması gerekeni yerel yönetim olarak yerine getirmeye çalışıyor. Yer Akpınar Mahallesi. Benimde çocukluğumun geçtiği mahalle. Akpınar hayratından (çamaşırhane) doğuya doğru yürüdüğünüzde, içinde ailelerin oturduğu yıkıldı yıkılacak evler var. Bu eski evlerin ne çatısında ne de, temelinde güven veren hal kalmamış. Geçenlerde başkan Sn. Alaaddin Yılmaz seni bir yere götüreceğim dedi. Geldiğimiz yer eski sokağımızdı. Hayırdır Sn. başkan burası benim çocukluk anılarımın geçtiği yerdir. Burada ne göstereceksiniz dediğimde eski yapının çatısını işaret etti. Ustalar kiremit altı tahtalarını çakıyorlardı. Sonra binanın alt sokaktan zemin katına girdik bütün ağaçlar çürümüş düştü düşecek. “İşte bizim insanımızın oturduğu yer. Biz yalnız yıkan değil yapanız da. Devletin yapamadığını belediye olarak biz yapamaya çalışıyoruz. Bu tür oturulmayacak durumda olan ahşap binaları güçlendirip vatandaşın güvenle oturmasını sağlıyoruz” dedi. Başkan mutlu vatandaşlar mutlu. Görülmeye değer bir manzaraydı. Garip kuşun yuvasını Allah, garip vatandaşın yuvasını da belediye yapıyordu. Bundan daha güzel bir mutluluk olur muydu. İşte sosyal yardımın güzel örneği.

Teşekkürler.

02.08.2006 

Bu yazı toplam 284 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim