• BIST 107.041
  • Altın 143,619
  • Dolar 3,5635
  • Euro 4,1526
  • Bolu 22 °C
  • İstanbul 31 °C
  • Ankara 24 °C

Gazeteci gözüyle AB Sürecinde Türk Tarımı

Mustafa Namdar

            24.03.2005

Yaklaşık altı buçuk saatlik süreyi aşan panelde, ilgi oldukça fazlaydı. Salon, alışılmışın dışında dikkatle konuşmalardan bilgilenmek istiyordu. Anlaşılan o ki, konunun önemi kadar, organizasyon da güzel yapılmış.

Panelin son konuşmacısı, Dünya Gazetesi yazarlarından Sn. Ali Ekber Yıldırım’dı. Kürsüye geldiğinde, gözü basın mensuplarının bulunduğu köşeye gitmiş olmalı ki, ilk sözlerine, "Benim şanssızlığım en sona kalmış olmam. Görüyorsunuz, medya masasında kimse yok" diye espiri yaparak başladı. Ve devamla;

Türkiye’de medya, medya olsa, Şerafettin Erbayram gibi, işletmecinin yaptıklarını yazardı. Medyamız tarımı da magazinleştirmeye başladı. AB sürecinde gazete başlıklarından, "Yeni Bir Hayat-Yeni Bir Dünya-Avrupa İhtilali" gibi yazılanları gösterdi.

AB ile sözleşmelerde, satır aralarında yazılı leyhte, aleyhte konularda uyarıcı bilgilendirmeler, çok zayıf kaldı. Ortak tarım, ne vermek istiyor. Neleri veriyor, neleri anlatılmıyor. Organik Tarım Üretimi, sanki Türkiye’yi kurtaracakmış gibi. En önemlisi de dosyada yazılı olan tarımı, medyada bilen yok.

Her köy, her ürünü üretmemeli. Tokat’ta uygulanan bir model var, "Bir köy, bir ürün" modeli.

Medyamızda Yaşar Holding’in, hindi yetiştiriciliğinde Türkiye’de ilk olduğu yazılarak ilan edildi. Bu çok yanlıştı. Şerafettin Bey’den alınan uyarı ile iş düzeltilmeye çalışıldı. İlk-en-tek derken, çok dikkatli olunması gerek. Medya olumsuzluğu sever ama fazlası zararlı oluyor.

Çiftçiler seslerini duyurabilmeleri için örgütlenmeli. Kaynak belki çok az ama verilen destekler de çok kötü uygulandı.

AB’ye girildiğinde, yabancılar gelip, büyük çiftlikler kurulacak. Bu çok yanlış. Tarımda hep bir göz boyama var. Üretim fazlasının başa bela olduğu başka bir ülke yok. Bölgesel toplantılarla, çiftçi aydınlatılmalı diyerek sözlerini tamamladı.

Panel bitiminde soru cevaplarla kafalara takılanlara açıklık getirildi.

İlk söz alanlardan, Seben Kaymakamımız; ilçe bazında değerlendirmeler yapılmalı. 1800 ton elma üreten bir ilçede, meyve suyu entegre tesisi olmalı. 25 dönümü su bekleyen avamız mevcut. Sulama işi, baş sorunumuz.

Su Birlikleri Genel Sekreteri; su birlikleri yasası biran önce çıkarılmalı.

Dörtdivan Kaymakamı; unutulan bir konu var, "tavuk gübresi!" Tavuk gübresinin işlenmesi, değerlendirilmesi gerek. Tavuk ölüleri tehlikeli olmaya başladı. Dörtdivan’da da sulama sorunu var. Tekkedere Barajı’nın yapımı halinde, 10.000 hektarlık bir alanı sulama imkanı olacak.

Tohumculukta dışa bağımlılıktan kurtulmak için, neler düşünülüyor.

Dörtdivan organik tarıma uygun. Tavuk gübresini organik gübreye döndürmemiz gerekli.

Uzun süren bir paneldi ama sanıyorum yararlı oldu. Tarıma yönelik bilgilendirmelerde, gözler tarım emekçilerini yada onların temsilcileri muhtarları görmek istiyor. Ne hikmetse, onlar da göze batarız korkusuyla, meydanı bürokratlara bırakıyor gibi.

Herşeye karşın, güzel bir organizasyon ve bilgilendirme idi. Katkısı olanlara ve organizatörlere teşekkürler.

Bu yazı toplam 412 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim