• BIST 82.779
  • Altın 146,779
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • Bolu 2 °C
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara -1 °C

GELECEĞİN MİMARLARI YOLDA KALDI

Mustafa Namdar

Pazar günü kimi öğrenciler ailelerin, kimileri öğretmenlerin, kimileri özgür iradelerinin kararlılığı ile yollara düştü Pazar sabahı. Geleceğin umut kapısını açmak için kullanacaklardı bilgi birikimlerini. Kim bilir kaç kez söylenmiştir. Heyecan yapmayın stres yapmayın. Bu “dünyanın sonu değil” diye. Dudak dili böyle diyor da ya kalp dili?
Her nasihatın başlangıcı plan ve planlı çalışma sözcükleriyle yapılıyordu. Plan insan yaşamında gerçekten önemliydi. Yaşamın her dakikası önemliydi. Hayatın akışı tesadüflere bırakılamazdı. Bir hedef olmalıydı ulaşılması gereken. Bu hedefle olsa olsa metoduna göre ulaşılamazdı. Hele de gözleri bağlı ulaşmak hayal olurdu.
Bazen sizin planlı olmanız yetmiyor. Siz planlı olmuşsunuz etraf plansız hareket ediyorsa, oluşacak karmaşada zarar görenlerin zararını kim ödeyecek? Hele de eğitim öğretimin başından itibaren hayatı şekillendiren yolun başında bariyerler konmuş, geçmekte zorlanıyorsanız konuları hatmetmiş olsanız ne yazar…
24 Mart Pazar günü geleceğim mimarları büyük umutlarla hazırlandıkları YGS ”Yüksel Öğretime Geçiş Sınavı” için yollara düştü. Öğrencilerin üzerinde bulunduracakları hakkında iğneden ipliğe neredeyse iç çamaşırlarına varıncaya kadar her şey düşünülüp uyarılar yapılırken nedense bu çocukların sınav salonlarına ulaşımları için alacakları, almaları gereken önlemlerden hiç bahsedilmemiş, hiçbir önlem alınmamış. En ufak bir planlama yapılmamış olduğunu gördüm yeğenimi sınava götürdüğüm üniversite yolunda…
Bir saat önce gelmeleri için uyarılmıştı. Heyecanlıydı. İlk defa girecekti sınava. Ya kaçırırsa!!! Nasıl telafi olacaktı geçen bir yıl? Sınava gireceklerin %40'ın üzerindeki öğrencinin üniversitede gireceği planlanmıştı. Planlanmayan tek şey bu çocukları kendilerinin komşularının ya da taksi ve dolmuşlarla buraya gelecekleri ve de aynı saatte zorunlu olarak D-100 den sonrasının çok yoğun bir trafik sıkışıklığı içinde olacağı düşünülüp hiçbir önlem alınmamış, trafik kilitlendi santim ilerleme yok. Yeğenim müthiş bir panik içinde. Bende emanet aldığım yeğenimi ya yetiştiremezsem kaygısı. İki de bir amca yetişiriz değil mi sorusu…
Öğretmen olarak düşünüyorum. Böylesi panik içinde kaygısı olan birey, hayatını yönlendirecek bir sınavda ne kadar başarılı olabilir? Biz yetiştirdik. Ne yazık ki yetişemeyenlerden söz ediliyordu. Kime kesilecekti bu bir yıl kaybın faturası. Umarım salon sorumlularına uygulamada kolaylıklar getirilmiştir. Umarım kimse mağdur olmamıştır…
Sınavla ilgili alınacak uygulama, kuralları, sınıf düzenleri kontroller ve salona alınma ile ilgili yöntemlerin en ince ayrıntısına kadar hiçbir ayrıntı kaçırılmadan anlatılıyor olduğunu biliyorum. Ne var ki salon dışında yaşanacak trafik karmaşası hiç akla gelmemiş. Gelmiş olsaydı Karaköy Camisi'ne kadar özel araçlardaki çocuklar, üniversite ya da Belediyeden istenen toplu taşıma araçlarıyla sınav salonlarına taşınabilirdi.
Planlama sonradan çıkacak aksaklıkları önlemek için yapılır. Bunun yapılmadığını gördüm. Bu konuda mağdur olan öğrenciler yolda kaldıysa fatura kime kesilecek. Kimlerin vicdanları sızlayacak? Kimlerin yürekleri yanacak? Kimlerin yüreğine ateş düşecek?
Umarım mağdur olan yoktur.

Bu yazı toplam 494 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim