eryaman escort , ankara escort, ankara escort
  • BIST 107.202
  • Altın 145,263
  • Dolar 3,5161
  • Euro 4,1312
  • Bolu 26 °C
  • İstanbul 28 °C
  • Ankara 30 °C

Gelecek biziz, bize güvenin

Mustafa Namdar

Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, yağmur nedeniyle açık alandan çıkıp salonda kutlandı. Temsili iki ilköğretim okulumuz öğrencileri tören programını uygulayacaktı salonda. Ya salon dışında kalan öğrenciler!.. Onlar uzun süre yaptıkları hazırlıkları gösterememenin burukluğunu yaşıyordu. Kimileri üzgünlüğünü damla damla akıttıkları gözyaşları ile, kimileri de boğazlarında düğümlenen hıçkırıklarıyla anlatıyordu salon dışında... Çocukları teselli görevini de Sn. M.E.Müdürümüz yapıyordu. Kimbilir ne tür hayallerin yıkılışı vardı küçük beyinlerinde!..

Tören, kutlama, saygı duruşu, İstiklal Marşı ve öğrenci andıyla başladı. “Türk’üm, doğruyum, çalışkanım... Ey büyük Atatürk, açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürümeye and içerim. Ne mutlu Türk’üm diyene” diye verilen komutu tekrarladı öğrenciler. Açılan yolda yürüyeceklerinden emindik emin olmasına da, zaman zaman dikenle döşüyorduk o yolu... Dikenli yolda nasıl yürünecekti?

Milli Eğitim Müdürümüz, “Bugün Türk çocuğunun en büyük bayramını kutlamanın mutluluğunu yaşıyoruz” diye başladı konuşmasına ve günün anlamına yönelik mesajlar verdi salon izleyenlerine.

Açık alanda yapılan gösterilerin güzelliğine alışanlar, salon gösterisinin heyecanını yaşıyordu. Bir grubu kızlardan, bir grubu erkeklerden oluşan öğrencilerin kızları, yabancı bir müzikle başladılar danslarına. Modern dans gösteriminde ritimler birbirine uyumluydu ama, ne var ki, Anadolu ezgilerinden oluşan melodiler yerine, Yunan müziğini andıran havanın kulaklara yansıması, hoş karşılanmadığı anlaşılıyordu mırıldanmalardan.

Şiirler okundu anlamlı. “Borçluyum, ödeyemem. Ben geleceğin, geleceğin umuduyum” diyordu. “Atatürk çocuk olmuş, Atatürk çocuk olmuş aramızda” diyordular...

Folklorumuzdan da örneklerle karma modernize edilmiş gösterileri izledik kızlı-erkekli öğrencilerimizin.

Gösterilerin sonunda bir pankart açıldı, anlamlı ve geleceğe güvenle bakmamızı işaret eden bir pankart. “GELECEK BİZİZ. BİZE GÜVENİN.”

Doğruydu, gelecek onlardı. Güvenmek için yeterli miydi?.. Ne demişti Atatürk? “Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.” Bir anlamda geleceği dokuyan tezgahın başında öğretmene verilmişti sorumluluk. Kumaşın desen desen, iplik iplik dokunması öğretmen ve aileye bağlıydı. En önemlisi de, medeniyete, kalkınmışlığa giden yolda gönül köprüsünün temelleri, eğitim-öğretim sistemi üzerinde öğretmen ve veli eliyle yükselmesi gerekiyordu. Keşke o pankartı öğrenciler yerine bir ucunda öğretmen, bir ucunda veli tutsaydı. Ve de üzerinde, “BİZE GÜVENİN! GELECEĞİ BİZ HAZIRLAYACAĞIZ! MODEL BİZLERİZ” yazılı olsaydı.

Model kalıba göre şekil alır. Kalıp da, sisteme göre dizayn edilir. Emeksiz ders geçmeye alıştıran bir sistemde, okul kapısının önünde yakılan sigara, arkadaş yolunu kesip cepteki paraya göz diken bir davranışın kol gezmeye başladığı bir zamanda, çocuğuna yapılan en ufak bir ikazda onur zedelendi diye, kapıya dikilen bir babalanma ortamında adı geçen güvenli geleceği kim, nasıl verecek? Yanıtını bulmakta zorlanıyorum. Bunlar bardağın boş tarafı. Dolu yanı da var. Biz nedense bardağı hep dolu görmek istediğimizden, bu kadar kaygılıyız. Gene de pırıl pırıl bir gençlik geliyor. Barış içinde bir dünya dileğimle, bayramınız kutlu olsun.

27.04.2009

Bu yazı toplam 402 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim