• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Bolu 17 °C
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 20 °C

GELECEK İÇİN TARIM

Mustafa Namdar

 Türkiye Ziraat Mühendisleri Odası Bolu Temsilciği’nin düzenlediği önemli bir konferans. Konuşmacı konusunun uzmanı gerçekleri tüm çıplaklığı ile anlatan geçmiş dönemin başkanı Gökhan Günaydın. Konuşma çiftçiyi ilgilendiriyor gibiyse de gelecek kuşağın aç kalmaması için Türkiye’nin tarımını bu günden planlamanın önemi tartışılmaz. Ne var ki tarih ve saat saptaması yanlış olmuş. Aynı saatte İzzet Baysal’ın ölüm yıl dönümü anma töreninin olduğunu atlanmış. Anıt mezarda yapılan tören sonrası TSO salonuna girdiğim de toplantı başlamıştı.

Dikkatimi çeken her şeyin siyasallaştığı günümüzde sanki ekmek de bu safta yerini almış .Salon çiftçi ağırlıklı olması gerekirken öyle olmadığını görüyor, üzülüyorsunuz. Karasabanın ucundan tutan , babadan oğla tarım bilgisiyle alın teri döken çiftçi bu salonlara neden getirilmez anlamıyorum.

Salona girdiğimde üretmenin önemini vurguluyordu konuşmacı Sn. Gökhan GÜNAYDIN tarımda , sanayide üretmek önemlidir derken, köylünün topraklarını bırakıp neden şehirlerin varoşlarında kendilerine yer açma mücadelesine girdiklerini anlatıyordu. Ve konuşmasına şöyle devam etti.

Türkiye’de mısır- çeltik- ayçiçeği üretimi artıyor. Buna karşın yem bitkisinin bir bölümü hala dışarıdan geliyor.
- Hayvancılıkta, tavuk sektöründen başka ilerleme yok.
- Türkiye topraklarının her yerinde buğday yetişmesine karşın 12 milyon ton buğday ithal ediyoruz. Tahılda buğdayda dışa bağımlı hale geldik. Ama biz dışarıya un ihraç ediyoruz. Yemde kullandığımız soya açığımız 1,5 milyon ton. Biz soya üretmeliyiz. Baklagillerden mercimek, nohut ve fasulye üretiminde geriledik. Bu ürünleri Kanada’dan ithal ediyoruz.
- Ekim alanlarımız 26 milyon dönüm daraldı. Tarım alanlarımıza su getirmeliyiz. 5 milyon hektar alanımızı sulayamıyoruz.
- Bir milyon sağmal hayvan beslenemediği için kesim hanelere götürüldü. 2007 yılında 4 milyon hayvan kaybımız var.16 milyondan 11-12 milyonlara düştük.
- 26 milyon toprak daraldı diyoruz. Bu çiftçiler bu toprakları neden kullanmıyor? Bunun nedeni 1 TL olan mazot 3,38 TL oldu. Bunun 1,80TL’si vergidir. 1 yılda 13 milyon litre mazotun 3,35 milyon litresini çiftçiler kullanıyor. Çiftçiye sübvansiyon la yardım edileceğine bu vergiyi kaldıralım.
- Topraklarımızda pamuk üretemiyoruz. Pamuk Amerika’dan ithal ediliyor. Köylünün üzerinden vergi yükünü kaldırın. Vergiyi kazanana yönlendirin.
- Süt üreticisi 1 litre süt satıp, 1 kilo yem alamadığını söylüyor. Meralarımız amaç dışı kullanılıyor. Ülkede 9 milyon ton yem üretiliyor bunun 3,3 milyon ton hammaddesi dışarıdan geliyor.
- Et balık , süt fabrikalarını kapatıyoruz. Sanayi sütü yapmak yerine üreticinin malını pastörize olarak değerlendirmeli
- Cumhuriyet tarihinde ilk kez Kurban Bayramı’nda dışarıdan hayvan getirdik. 2010 yılı ağustosunda sıfır faizli kredi uygulaması başladı. Çok önemli. Ne var ki köylüden karşılanamayacak teminat isteniyor. Bu yüzden talep yok.
- Politikalar seçimden önce para dağıtalım seçim sonu canını okuruz düşüncesinde uygulanıyor. İşsizlik oranı % 11,9 olarak belirleniyor ama genç işsizlerin oranı %20’ler civarında .
- Dünya Bankası’nın politikası sanki yoksulluğu azaltmak değil sürdürmek üzerine yürütülüyor.
- Akıllı politikalarla doğru işi doğru zamanda yaparsak topraklarımız bize yeter diyerek konferansını sonlandırdı.

Konferansın ardından Bolu Ziraat Mühendisleri temsilciliğinin aldığı bir dairenin açılışı yapıldı.

Güle güle oturmaları dileğimle hayırlı olsun.
 


Bu yazı toplam 918 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim