• BIST 82.779
  • Altın 146,779
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • Bolu 3 °C
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara -1 °C

GELECEKTE MUHTEMEL HÜKÜMETLER

Hasan Dinç

Türkiye'deki bütün siyasi gelişmeler, bir erken seçimin ufukta göründüğünün işaretlerini vermektedir. Olur mu, olmaz mı sorusu AKP'nin tavrına bağlı ama, şartlar ve de gelişmeler AKP'yi aşarak onu bile erken seçime zorlayabilir. Gerçi başta Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere bütün AKP sözcüleri, sözbirliği etmişçesine erken seçime karşı olduklarını ve milletten aldıkları hizmet süresini dolduracaklarını ve seçimin zamanında yapılacağını sürekli ifade etmekte iseler de, bunun siyasi bir manevra ve muhalefeti seçime hazırlıksız yakalamak için girişilmiş tuzak olarak hazırlanmış oyun gibi değerlendirenler yoğun olarak görülmektedir. Muhalefet ise bir erken seçimi ciddi olarak telaffuz etmeye başlamış, hatta MHP bir erken seçimin tarihini 7 Kasım 2010 olarak kamuoyuna deklare bile etmiştir.

Yapılacak bir genel seçim sonunda sandıktan çıkacak sonuçlar ve kurulması muhtemel hükümetler şimdiden tartışma sebebi olmakta, nasıl bir hükümet kurulabilir bunun ihtimalleri üzerinde değerlendirmeler yapılmaktadır. Çok erken olmakla birlikte, bu konuda benim de bazı düşüncelerim bulunmaktadır.

Kesin olmamakla beraber yapılacak ilk genel seçimde sandıktan tek parti hükümetlerinin çıkması beklenilmemektedir. Yapılan kamuoyu yoklamaları ve siyasi gelişmeler böyle bir sonucu imkânsız kılmaktadır. Öyleyse mevcut AKP hükümeti yakın zamanlarda karşılaşacağımız son tek parti hükümetidir. Büyük bir ihtimalle önümüzdeki yıllar ülkemizin koalisyon hükümetleriyle yönetileceği yıllar olarak görülmektedir ve milletimiz buna hazır olmalıdır.

Nasıl bir koalisyon hükümeti kurulabilir. Erken olmakla birlikte ilk akla gelen muhtemel koalisyonlar şöyle olabilir. AKP-CHP, AKP-MHP, CHP-MHP ve çok zayıf bir ihtimalle AKP ile bağımsız seçimlere girip yeniden bir grup oluşturma ihtimali olan BDP (Barış ve Demokrasi Partisi). Bu hükümet modelleri seçim barajı nedeniyle başka partilerin meclise giremeyeceği varsayımına dayanılarak düşünülmüş hükümet modelleridir. Ancak mevcut siyasi partilerden ve de kurulacak yeni partilerden meclise girmeyi başaranlar olduğu takdirde, o zaman muhtemel koalisyon modelleri de artabilir.

Biz mevcut durumu dikkate alarak kurulması muhtemel hükümetler üzerinde duralım. Partilerin birbirlerine bakış tarzları ve siyasal yaklaşımlarıyla ilk akla gelen koalisyon şekli bir AKP ve CHP hükümetidir. Sağda ve solda kitleleri birbirine yaklaştıracak ve tabanı gayet geniş kitlelere ulaşacak olan bu model, önümüzdeki yılların en mantıklı koalisyonu olarak görülmektedir. Programları ve Cumhuriyetimizin temel esaslarına bakışları farklı gibi görünseler de, KÜRT MESELESİNE bakışlarındaki yakınlık bu iki partiyi bir araya getirebilir. Güçlü ve sayısal çoğunlukla her türlü icraatı rahatlıkla yapabilecek önemli bir koalisyon modeli olur.

AKP ve MHP modeli hiçbir konuda anlaşmaları söz konusu olmayan bu iki partinin bir koalisyon hükümeti oluşturmaları mümkün görülmemektedir.

CHP ve MHP modeli koalisyon ise şimdilerde birçok aydınımızın kafasındaki sağlıklı hükümet modeli olarak görülmekte ve bu beklenti içine girilmiş bulunulmaktadır. Ancak bu modelin en zayıf noktası 1980 öncesine takılıp kalmış bulunan ve bir araya gelmesi şimdilik mümkün görünmeyen tabanlara dayanmış olmalarıdır. O yılların bıraktıkları tortuları hala belleğinde yaşatan kitleler, maalesef bu hükümet modelinin şansını çok zayıflatmaktadır. Üstelik bu hükümet modelinin şansı arttıkça bu şansı sıfıra indirecek ve bu hükümetin taraflarını birbirlerine karşı bombalayacak girişimlerde artacaktır. Geçtiğimiz Pazar günü bunun bir örneği maalesef CHP'den gelmiş, Sayın Gündüz Sevigen Zaman Gazetesine verdiği bir mülakatta, “MHP kapatılan HDP'den (Kapatılan Halkın Demokrasi Partisi) daha tehlikeli” ve “Türk milliyetçiliği Kürt milliyetçiliğini körüklemektedir” değerlendirmelerinde bulunmak suretiyle müstakbel yakınlaşmaları şimdiden dinamitlemeye başlamıştır. Bunun mukabili, bir değerlendirme de MHP'den gelirse bu hiç şaşırtıcı olmayacaktır.

Son koalisyon modeli ise gerçekte en mantıklı ve uyumlu hükümet modeli olmasına rağmen, BDP'nin sayısının böyle bir hükümetin kurulmasına yetmeyeceğidir. Meclise 20-30 arası milletvekili sokması beklenen bu parti, AKP'nin hükümet kurmak üzere ihtiyaç hissedeceği milletvekili sayısına ulaşamayacaktır. Sayıyı tamamlaması mümkün olsa her konuda anlaşacakları şimdiden belli olan bu hükümet modeli, gerçekten Türkiye Cumhuriyetinin yıkıma uğrayacağı yegâne model olur. Başta ikinci cumhuriyetçiler ile bütün cumhuriyet düşmanları böyle bir hükümetin oluşması için çoktan ellerini ovuşturmaktadır.

Bence önümüzdeki dönemde kurulması muhtemel en iyi hükümet modeli AKP-CHP hükümetidir. Doğuda birinci parti olan AKP ile Sıvas'ın ötesine geçemediği iddia edilen ve sadece kıyılarda hâkimiyeti görülen CHP'nin kuracağı ortaklık Türkiye için de bir şans olur. Bizden şimdilik böyle bir hükümete başarı dilemekten öte bir şey beklenemez. Şayet MHP'nin tek başına kuracağı bir hükümet olmazsa.

20.01.2010


Bu yazı toplam 960 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim