eryaman escort , ankara escort bayan, escort ankara, bursa escort - ankara escort
  • BIST 107.303
  • Altın 153,156
  • Dolar 3,7141
  • Euro 4,3624
  • Bolu 6 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 5 °C

GEMİSİNİN ROTASINI İKTİDAR LİMANINA ÇEVİREN KAPTAN

Hasan Dinç

“Dedesi Abdulmuttalip torununa neden Muhammed ismini koydun diye soranlara “GÖKTE HAK, YERDE HALK ONU HAYIRLA ANSIN” diyerek bu ismi verdiğini söylemiştir.”

“Kur'an şüphesiz değerli, güçlü ve arşın sahibi katında itibarlı, meleklerce itaat edilen güvenilir bir elçinin getirdiği sözdür” (Tekvir Suresi 19. 20. Ayet)

“Umutsuzluğumuza umut, ahlâksızlığımıza uyarı, çaresizliğimize çıkış yolu, hatalarımıza rahmet olarak gönderilen Kur'an-ı Kerim'in aydınlığıyla bezenmiş ve peygamberimizin sünneti olarak nitelendirdiğimiz bir örnek hayat da bizim inancımızın, dinimizin bir temel dayanağını oluşturmuştur.”

“Hz. Muhammed insanlık tarihinde bir dönüm noktasıdır. Hz. Muhammed bir peygamberdir. Ama başka peygamberler gibi uluhiyeti bizzat kendisi temsil etmez. O beşeriyetin içinden bir unsurdur. O bir insandır. Bizim gibidir. Sizin gibidir. O bir beşerdir. O bir mesajı taşımıştır. Uluhiyet Allah'ın, Rabbin inhisarındadır. Uluhiyet Allah'tadır. Allah'ın uluhiyetini hiçbir şekilde İslâm inancında peygambere izafe etmek yoktur.”

“Hz. Muhammed bir Martin değildir. Bir kurban olmuş insan değildir. Örnek olmuş bir insandır. Yaşayarak yüce bir makama çıkmak, kaynağında bir uluhiyet iddiasıyla ortaya çıkmaktan çok daha müşküldür. Günlük hayatın içinde, günlük yaşamın çalkantıları içinde bir peygambere özgü noktaya yükselmeyi başarabilmiştir.”

“Hz. Muhammed bir akıl peygamberidir. Hz. Muhammed'in insanları önce bilgiye, akla ve düşünceye davet ettiğini unutmamalıyız. Hz. Muhammed akla güvenmektedir. Akılla problemi yoktur. Vahiy elbette olması gereken yerde vardır. Ama vahiy akılla çelişki içinde değildir. Hz. Muhammed akla güvenmektedir. Kur'an-ı Kerim de akla güvenmektedir. Rab' da akla güvenmektedir. Kur'an Hz. Muhammed'in en güzel örnek olduğunu belirtir. Örnek olmak taklit etmek anlamına gelmez. Hz. Muhammed'in taklit edilmeye değil, anlaşılmaya ihtiyacı var.”

“Hz. Muhammed şöyle der: “Aklı olmayanın dini de yoktur.” Kur'an aklını kullanmayanların pislik içinde kalacağını, üzerlerine pislik yağacağını söyler.”

“Kur'an insanları özgürleştirirken toplumsal hayata adaletin belirleyici olmasını esas alır.”

“Kur'an'a göre insan topraktan yaratılmıştır. Bunun anlamı yaratılış bakımından bütün insanların eşit düzeyde olduğudur. Kur'an-ı Kerim bir kavme, bir soya inmemiştir. Bütün insanlara inmiştir. Bu ancak yüzlerce yıl sonra bütün insanlığın keşfedeceği, bir zamanlar evrensellik, şimdi de globallik diye ifade edilen anlayışın köklerinin İslâmiyet'in bu temellerinde var olduğunu bize göstermektedir.”

“Ey insanlar, biz sizi bir erkek ve bir kadından yarattık. Sizi kavimler ve kabileler haline koyduk ki birbirinizi tanıyınız. Şüphesiz Allah katında en üstün olanınız ona karşı derin bir sorumluluk bilincine sahip olandır.” İnsanlar arasındaki üstünlük Rab'be olan yakınlığı, Rab'be olan sevginin, saygının ve samimiyetin seviyesiyle belli olacaktır. Bu konuda herkes eşit şansa sahiptir. Kimse doğuştan Rab'be yakınlık bakımından daha üstün bir mukadderat ile işe başlama noktasında değildir. Herkes eşit başlayacaktır. Sen buradasın Rab orada. Ulaş ulaşabildiğin kadar. Kim ulaşırsa o, işte en iyi insandır, en iyi müslümandır.”

“Eğer ihlas içindeysen, tevreni biliyorsan, duanı ediyorsan ve iyi davranış sahibi bir insansan kimsenin sana aracılık yapmasına ihtiyaç yoktur. Allah böyle yapan insanların tümüne kollarını açmıştır.”

“Her insan aklı ve kendi hür iradesiyle inanır, sorumluluğunu üstlenir. Hiç kimse bir başkasının günahını çekmez. Herkes kendi sevabının ve günahının sahibidir. Cennete ancak hak eden girer.

Cennette hiçbir cemaate toplu rezervasyon yapma imkânı yoktur.”

“İslam'ı doğru anlamanın yolu Kur'an'ın ve Hz. Muhammed'in hayatının doğru anlaşılmasını sağlamaktır. Bunun en doğru şekilde anlatılması, dinin bir başka amaçla, bir servet, ün ve menfaat beklentisi içinde olanlar tarafından inhisara alınmış gibi takdim edilmesi İslâmiyet'in özüne yapılabilecek en büyük saygısızlıktır.”

“İşin ehline verilmesi lâzım, işi ehline vereceksin. Benim adamımdır, benim yakınımdır, benim dostumdur, benim hısımım, akrabamdır diyerek iş vermeyeceksin. İşi ehline vereceksin. En iyi yapacak olana vereceksin.”

“Adaleti gözeteceksin. Adaletsiz yönetim olmaz. Padişahlık da olsa adalet olacak, cumhuriyetse de adalet olacak, demokrasiyse de adalet olacak. Hangisinin olacağına Kur'an karar vermiyor. Kur'an bir devlet rejimi tavsiye etmiyor.”

“İmanı takdir edecek Yüce ALLAH'TIR.”

Yukarda pasajlar halinde sizlere takdim ettiğim kısımlar CHP Genel Başkanı Sayın Deniz Baykal'ın KUTLU DOĞUM HAFTASI nedeniyle Diyanet İşleri Başkanlığı'nın İstanbul'da düzenlediği toplantıda yaptığı konuşmadan alınmıştır. Bu konuşmaya Sayın Deniz Baykal “Yaratan Rabbin adıyla oku” diyen ilk ayetiyle Hz. Muhammed'i bir yüce makama yücelten Kur'an-ı Kerim'in geçmişten geleceğe tüm insanlığı kucaklayan rahmet, şifa, akıl, ahlâk, kardeşlik ve barış mesajı altında sizlere sevgilerimi ve saygılarımı sunuyorum.” diye başlamış; “Kur'an-ı Kerimin nazil olmaya başladığını çevresine ifade ettiği için ona iman ederek, ona inanarak geleceğin ne getireceğini bilmeden, yarının ne olacağını bilmeden çok büyük bir yolculuğa, büyük bir karanlık ortamda cesaretle yola çıkan o ilk Müslümanların ruh halini, samimiyetini, içtenliğini, inancını ve imanını ALLAH'IN hiç birimizden eksik etmemesini diliyorum” diyerek tamamlamıştır. Basının ortak kanaatine göre de toplantıya konuşmacı olarak katılanların tümünden daha fazla kabul ve alkış almıştır.

CHP çok partili döneme geçtiğimiz günden bu yana sandıktan iktidar olarak çıkamamıştır. 1977 seçimlerinde iktidara çok yaklaşmışsa da, seçim kanununun kadrine maruz kalmış ve aldığı %42 oya rağmen tek başına hükümet kurma çoğunluğuna ulaşamamıştır. Ondan sonraki seçimlerde ise bu orana zaten yaklaşamadığı gibi, 1999 seçimlerinde meclis dışında bile kalmıştır. Bunda en büyük sebep kuşkusuz CHP'nin laiklik ilkesine gösterdiği tavizsiz bağlılığıdır. CHP'nin laiklik ilkesine samimi bağlılığı siyasi muhataplarınca her dönem istismar edilmiş, onun dinsizliği ve din düşmanlığı hususu sürekli olarak gizliden halka şikâyet edilmiştir. Tabi bir o kadar da CHP içinde kalarak gerçekten halkın dini inançlarına ve özellikle de İslâm'a saygısızlığı aydınlık sanan bir kısım kişilerin, sözde girişimleri halkla CHP arasındaki soğukluğun artmasına sebep olmuştur. Seksen sonrası partinin uyguladığı Doğu (Kürt politikası da CHP'nin seçmen nezdinde bilhassa ülkenin batı ve orta bölgelerinde güven kaybının bir diğer önemli sebebi gibi görünüyordu. Şimdilerde doğu ve güneydoğu bölgelerinde çok güçsüz görünmesi o yöre seçmeninin gerçek temayüllerine cevap verecek başka partilerin kurulmuş olmasıdır.

Partinin bu durumunu en iyi anlayan siyasilerimizin başında şüphesiz Sayın Deniz Baykal gelmektedir. İkinci kez partinin başına genel başkan olarak seçildikten sonra parti politikalarında ince ayar düzeltmelerle hayli yol aldığı görülmektedir. Şeyh Edebali'nin damadı Osman Bey'e nasihatlerini makam odasına yerleştirmesiyle başlayan bu ince ayar düzenlemeler, şeb-i aruz ayinlerine sürekli katılımlar ve konuşmalarla devam etmiş, İstanbul il başkanının çarşaf açılımıyla mesafe alınmış, Mersin'li bir grup partili hanımın çarşaf karşıtı gösterileri şiddetle cezalandırılarak geri dönülmesi mümkün olmayan bir yola girildiği kamuoyuna hissettirilmiştir. Bolu il Başkanı Sayın Tanju Özcan'ın imamlara mektup açılımı derken son olarak Sayın Baykal'ın KUTLU DOĞUM HAFTASI nedeniyle yaptığı bu muhteşem konuşma Türk siyasetinde bir deprem etkisi yaratacaktır.

Partinin bu açılımlarından rahatsızlık duyanların bir bir partiyi terk etmesi Sayın Baykal'ın işini daha da kolaylaştırmakta, halkla olan yakınlaşması her gün büyük mesafe kazanmaktadır. Nitekim son yapılan kamuoyu yoklamalarında CHP'nin oy oranı %27-28'ler yükseldiği görülmektedir. CHP için % 20'lerden yukarı oy beklemeyenler bundan önce rahatlıkla iktidar yolunun kapalı olduğunu söyleyebiliyorlardı. Hatta CHP için ebedi muhalefet yakıştırması da yapıyorlardı. Ancak Sayın Baykal'ın bu çok ustalıklı siyasi manevraları, bu düşüncede olanların uykularını kaçırmaya başlamıştır. CHP'nin girdiği yeni yol önümüzdeki seçimleri bilmem ama, daha sonraki seçimlerde en önemli iktidar adayı olacağını göstermektedir.

Mustafa Kemal Atatürk'le İslâm inancının arasında laiklik gibi sağlam bir köprüyü kurarak, halkımızın eğilimlerini de dikkate alıp ince ayar düzenlemelerle, halkla arasındaki soğukluğu ortadan kaldırarak, partisini iktidar limanına yaklaştıran bir lideri halkımız selamlamaya hazır olmalıdır.

20.04.2010


Bu yazı toplam 1314 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim