eryaman escort , ankara escort bayan, escort ankara, bursa escort - ankara escort
  • BIST 108.489
  • Altın 152,396
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Bolu 10 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 9 °C

Gençlerimizin sorumluluğu

Mustafa Öz

Sorumluluk: Bir kimsenin üstüne aldığı veya yapmak zorunda bulunduğu işlere karşı gösterdiği olumlu davranış, duruş, eylemdir.

Sorumlu olma haline mesul olma, bilinçli olma, ya da AKLI SELİM sahibi olma olarak da ifade edenler vardır.

Sorumluluğun tersi ise sorumsuzluktur. Sorumsuz insan demek; kendisine ve çevresine karşı yapmak zorunda olduğu işleri, eylemleri, görevleri yapmayan kişidir.

İnsanoğlunun yavrusu (çocuk) ile diğer canlıların (hayvanların) yavruları karşılaştırıldığında: Hayvanların yavrularının gelişmelerini daha kısa sürede tamamladıklarını ve kendisinden beklenenleri yaptıkları görülmektedir. Oysa insan yavrusunun gelişip serpilmesi, sorumluluk taşır hale gelmesi çok uzun bir sürece bağlıdır. Bu süreçte görev ailesine, topluma düşmektedir. Evet bir çocuğun zeka gelişiminin %75 0-5 yaş arasında, %5 0-7 yaş geri kalanı ise diğer dönemde olmaktadır. Ancak zekanın gelişmesi sorumluluk bilinci anlamına gelmemektedir. Bu bilinci kazanmak için eğitilmek, öğrenmek gerekmektedir. Bir çocuğun gençliğe geçişi 11-17 yaş arasıdır. Bu yaşlardaki gençlerimizin DÜNYAYA GELMİŞ OLMANIN KENDİNE yükledikleri sorumlulukları iyi kavraması, öğrenmesi, öğretilmesi gereklidir. Çocuklarımızın sorumluluk bilinci kazanmasında en önemli etken AİLEDİR, OKULDUR daha sonra da sokaktır, iletişim araçlarıdır.

Gençlerimiz neye, kime karşı, neden sorumludur.

Önce kendine karşı sorumludur. Sağlığını korumak kendine (kişiliğine) değer vermek zorundadır. Ailesine karşı sorumludur. Onun dünyaya gelmesine sebep olan: seçme özgürlüğü olmadan Anne-Baba dediği insanlara karşı sorumludur.

Bütün evreni ve kendisini yaratana karşı sorumluluğu vardır. Kendisine güzel bir yurt bırakan, kültürel miras bırakan kendi insanına, ülkesine, devletine karşı, hatta TÜM İNSANLIĞA KARŞI sorumludur. İnsanlığın ortak değerlerini yüceltmek, gözetmekle sorumludur.

BU SORUMLULUKLARI TEK BAŞINA YERİNE GETİRMEK MÜMKÜN MÜ?

Evet gençlerimizi geleceğimizin teminatı olarak görüyoruz. Onlardan çok şey bekliyoruz. Bu beklentilerimizin gerçekleşmesini arzu ediyoruz. Öyleyse bizlere düşen görevler de var elbette..

Çocukların iyi bir ailede yetişmesini sağlayacak toplumsal yapı oluşturmalıyız. Sağlıklı ekonomik zorluğunu aşmış sevgiye özümsenmiş bir aile ortamı yaratmalıyız.

Çocuklarımızı eğitirken ve öğretirken kişiliğinin, kimliğinin gelişmesini; Haklarını ve ödevlerini iyi vermeliyiz. Hep isteyen, hiç yapmayan konumuna getirmemeliyiz. Üretken olmanın, katılımcı olmanın, araştırmanın hazzını yaşamasını sağlamalıyız.

Onlar için iş, aş ve iyi bir gelecek hazırlamalıyız. Merdivenleri çıkarken güvensizlik, umutsuzluk içinde çıkmak yerine, düşme korkusu olmadan güvenle çıkmasını sağlamalıyız.

PEKİ ŞİMDİKİ DURUM NE?

Ülkemizin nüfusunun neredeyse %40’ı çocuk ve gençlerden oluşuyor. Aslında bu çok güzel bir durum yaşlı Avrupa’da genç nüfus hızla azalıyor. Bu gençlik İKSİRİNİ iyi kullanmalıyız. Peki kullanabiliyor muyuz? Maalesef hayır. Çocuklarımızı iyi yetiştiremiyoruz. Sorumluluk bilinci, üretkenlik veremiyoruz. Kitle iletişim araçlarının sorumsuzluğu ve sokağın sorumsuzluğu onları teslim alıyor.

Üretmenin, öğrenmenin, paylaşmanın, sevginin, saygının, kültürün, ülke sevgisinin, kendini geliştirmenin ne olduğunu veremiyoruz.!

Tatminsiz, kararsız, derin düşünce olmadan, sığ bir yaşama modeliyle: TÜM DEĞERLERİ AŞINDIRARAK, ÖRSELEYEREK yaşıyorlar. Günlük hayatta 200 kelime ile kart kurt konuşuyorlar. İmkanlarının üzerinde tüketiyorlar. Hep daha iyisini istiyor. Ama iyiyi yapmaya yanaşmıyorlar. Hepsimi böyle tabiîki hayır. Arada güzel çiçekler de var. İyiki de var!

Bir ülkede üniversite bitirmiş gençlerden; erkeklerin %33, kızların %49 işsiz olursa, spor salonlarından, okuma salonlarından kat kat çok cafeler ve benzeri alanlar olursa. Tüketim çılgınlığı yaşanırsa: Sorumlu olanlar BEYİNLERLE değil de kılık kıyafetle uğraşırsa GENÇLERİMİZİN SORUMLULUK anlayışı nasıl gelişecek. Zaman su gibi akıyor. Birgün genç olanlar da yaşlanıyor.

Giden gelmiyor.

Kaybedilenleri yerine hiç koyamıyoruz. O nedenle herkes sorumluluğunu bilmelidir !

22.02.2008

Bu yazı toplam 677 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim