• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • Bolu 3 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 0 °C

Gençlik ve Baraj

Mustafa Namdar

Çeşitli kaynaklardan beslenen su havzalarına benzetiyorum gençliği. Doğru yerde, doğru zamanda kullanabilirsek, su gibi topluma faydalı olacak enerjiye çevirebiliriz. Aksi durumda tahrip gücü çok yüksek bomba gibi yıkar geçer ortalığı.

    Gençlerin toplanma merkezleri de okullarımızdır. Küçüklerini gölete, büyüklerini de barajlara benzetebiliriz. Buralara da, değişik yaşam tarzları olan ailelerden gelir öğrenciler. Emniyet duvarını öğretmenler, tehlike anında enerjiyi boşaltma kapaklarına kumandayı da yönetici kadrolar oluşturur.

    Küçük göletlerden, sulama işlerinde yararlanılır. Bunlar doğaya hayat verir, yaşamın sürekliliği sağlanır. Büyük barajlardan enerji elde eder, dünyamızı aydınlatır, geleceğimize ışık tutarız. Bütün bunları yapabilmemiz için topladığımız suyu kendi kontrolümüz altında tutabilmek adına, gerekli önlemleri almak zorundayız.

    Okullarımız da böyle değil mi? Geleceğe hazırladığımız gençlerimizi iyi bilgilendiremediğimizde, geçerli becerileri, iyi alışkanlıkları kazandıramadığımızda, sevgiyi saygıyı, haramı helali iyi öğretemediğimizde vatan sevgisini, bayrak aşkını veremediğimizde ve en önemlisi birbirimize olan güven duygusunu oluşturamıyorsak, iyi enerjiyi kötüye çevirmek pek de zor olmasa gerek.

    Bunun için aile bağlarının sağlam, okullarımızdaki disiplinin ciddi, öğretmen ve yöneticilerimizin işlerine sahip çıkan kararlılıkta ve doğruyu öğretme arzusunda olmaları gerekiyor.

    Herkes gibi sokakta, caddede, kalabalık grupların bulunduğu ortamlarda, zaman zaman da okullarımızda karşılaştığımız olumsuz davranışlarda kaygıya kapılıyoruz. Acaba görevimizi tam yapamıyor muyuz kaygısı bu.

    Neyin modasıdır, neye tepkidir belli değil. Belki de “bana ne”ciliğin, vurdum duymazlığın sonucu. Bizim gördüğümüz kadar, öğretmen ve yöneticinin de gördüğünü sandığımız okul kıyafetleri. Kravat topuzu göğse inmiş, yaka iki üç düğme açık, gömlek pantolon dışına sarkmış sellim saçak bir kıyafet. Parmakta çeşitli tip yüzük, bilekte boyunda kolye. Külhanbeyi tavırlarda “N’aber hoca?!” ifadesiyle senli benli olma özentisinde hal hatır sormalar. Okul kapısından dışarıya çıkmadan sigara yakmalar. Aslında araştırma tezi olarak yapılacak güzel bir rehberlik konusu... Aynı görüntülerin sınıf içi çalışmalarda da yaşandığı söyleniyor. Sanmıyorum ama eğer doğruysa, gençliğin dayandığı öğretmen duvarı çatlıyor demektir, bu da bir barajın taşımasından daha tehlikelidir.

    Gerekli otoriteyi bilgiyle sağlayamıyorsak, zor kullanarak hedefe ulaşma şansımız olamaz. Üretmenin temelinde olması gereken ciddiyeti sulandırdığımızda geçici bir süre baba rolünü oynamış olsak da, her şeyin saman alevi gibi yanıp söndüğünü çok kısa sürede görüyoruz.

    Toplumumuzda her geçen gün, gelişerek devam edip yaygınlaşan bu sorumsuzlukta, neme lazımcılıkta, vurdum duymazlıkta yerimizin nerede olduğunu hemen herkesin oturup düşünmesi gerek...

    Baraj yıkılırsa oluşan sel hepimizi bir yerlere alır götürür. Düşünmek zorundayız.

13.12.2005

Bu yazı toplam 319 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim