• BIST 96.400
  • Altın 144,302
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0009
  • Bolu 9 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 9 °C

Geometride açınım

Mustafa Namdar

Matematik bilimin anası. Herşey ince hesap üzerine formüle edilir. Bilinenler, bilinmeyenlerle sonuca gidilir. Sonucun başlamadan hesabı yapılır, kar ve zararın ince çizgileri belirlenir.

Geometri de matematiğin ikiz kardeşi gibidir. Bazı kapalı kutuları onun yöntemiyle açar, içini görürüz. Hangi şekildeki yüzeylerden, o yüzeylerin birbiriyle olan ilişkisini, ek yerlerini, bağlantı biçimlerini görürüz.

Sanatla, zanaatla ilgilenen meslek erbabının büyük bir bölümünün ilişkisi vardır geometriyle. Dik açı, dar açı, sinüs kosünüs, yan yüz, koni küre, teorem ispat hipotezi bilmese bile, kendi alanına giren kapalı nesneleri yapabilmek için açınımlarının nasıl olacağını bilir. Biçimini, kesimini ona göre yapar...

Kapalı kutular, her zaman içinde ne varın cevabını bulmak için hep merak uyandırmıştır. Açılsa da görsek merakıdır bu. Oysa, bazı kapalı kutuların içinde ne olduğu bilinir. Zaman zaman içindeki kini, içindeki öfke ve ihaneti körükleyenler sayesinde, niyetin ne olduğunu kusar, kötü koku sonuçlarıyla içinde gizleneni bilirsek de, kutunun kilidini açıp kapağını aralamak imkanı olmaz. Anahtar başkalarının elinde, şifreyi başkaları bilir. Kaldırıp atmak istersiniz ama, atamazsınız. Verdiği acı ile gözyaşı dökmeye devam eder, verdiği kokuya tahammül için sabrınızı zorlarsınız. Tüm düşünceler, barıştan yana olmaktır. Tüm düşünceler, iç içe giren düşüncelerin içinden, kötülerini ayıtlayıp insanca, kardeşçe yaşamanın yollarını, formüllerini, açınımlarını yapmaya odaklanmıştır. Bitsin bu gözyaşı, dursun bu akan kan diyerek, bilinmeyeni çözen formüller ararsınız. Aslında bilinen, bilinmeyen hep ortada durur da, belki de bakmasını, belki de duruş noktasını kestiremeyiz...

Beklenen açınımı yaptık. Dışarda bilinen yan yüzlerle, içeride bulunan yüzlerin birbirinden farkı olmadığını gördük. Bu cennet ülkede, kardeşçe birlik-beraberlik ülküsünü yeşertecek tohumlar yerine, kin ne nefreti körükleyen, acı ve gözyaşına çağrıda bulunan, yapılan eylemlerin pişmanlığı değil de, haklılığını vurgulayan bir fotoğraf karşısında, bir kez daha irkildik! Bir kez daha bu ülkenin kurtuluş öyküsünü aklımıza getirdik! Bir kez daha Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün "Yurtta sulh, cihanda sulh" sözündeki anlamı ve ulusal bağımsızlığın önemini anlamaya çalıştık. Ya da anladık...

Zafer kazanmış kumandanlar gibi bir karşılamanın tanıklığını yapan toplulukların gerçek niyetlerindeki düşünceleri, gelecek zamandaki açınımlar gösterecektir. Umarım ulusça mutlu oluruz. Umarım açılımla objelerin gerçek yüzlerine ait şekiller ortaya çıkar da, onlardan toplumu hüsrana uğratmayacak yeni objeler yaparız. Bu yenilik yerli ustaların elinden çıkmış. Ulusun bütünlüğünü sağlayan yerli malı ürün olur...

23.10.2009

Bu yazı toplam 456 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim