• BIST 89.282
  • Altın 145,897
  • Dolar 3,6363
  • Euro 3,8917
  • Bolu 7 °C
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 13 °C

Gerçek hayatın yeni oyuncuları

Mustafa Namdar

Yaşamın gerçek yüzü şimdi ortaya çıkacak. Belli zorluklar sonunda kazanılan zafer sarhoşluğu içinde herkes mutlu. Öğretim görevlisi; öğretebilmenin, aile; beklediği başarıyı görebilmenin, öğrenci; çalışmanın karşılığını alabilmenin, bizler de; yeni bilgilerle donanımlı öğrencilerin, iş başına geliyor olmasının mutluluğunu yaşıyoruz. Bu olayın kahramanları kepleriyle birlikte havalara yükselirken, yakınları gözyaşları döküyor, bizler de gururlanıp, çılgınca alkışlıyoruz.

Hayatın yeni oyuncularını izlerken, bir yandan da, her yeni perdeden sonra nasıl bir senaryo ile sahnede rol alacaklarının bilincinde olup olmadıklarını düşündüm.

Dört yıl önce kendilerini kanıtlamış olmanın heyecanıyla merhaba dedikleri okullarına, şimdi veda ediyorlardı. Kendi ayaklarının üzerinde durmaya çalışırken, belki çok zorluklarla karşılaştılar. Her engeli aşmada kendi çabaları olduğu kadar, aile güvencelerini arkalarında hissetme garantisi, arkadaşlarının paylaşımdaki davranışlarının rolü büyük olmalıydı.

Şimdi yalnızları oynayıp, engin denizlere açılan geminin kaptanı olacaklardı. Bazen dümene hakim olunarak, düşlenen adresin yol haritasında gidilecek. Bazen kar, boran, fırtınada tesadüflerin getirdiği limanlara sığınılacak. Böylesi zor durumlarda önemli olan, alınan bilgiler ışığında, kararan dünyaları aydınlatabilmeleri...

Oysa ne güzeldi okul dönemi. Delikanlılığın kişilik oluşmasına hükmettiği dönemde, dilediğini yapabilme özgürlüğünden güzel ne olabilirdi. Neredeydin diyen yoktu. Geç geldin, geç kalktın diyen yoktu. Arkadaş seçiminde müdahale, ana baba baskısı, örf-adet, töre korkusu yoktu. Üniversite öğrencisi olmanın bir ayrıcalığı olmalıydı. Evde özgür, sokakta özgür olmak ne güzel olmalıydı.

Memlekette bırakılan ana, babanındı tasa, düşünce, gam. Evladı rahat mıydı? Yeri yurdu sıcak, ekmeği aşı yeterli, karnı tok muydu? En önemlisi, kötü niyet avcılarının eline düşmemesi için, cebinde parası, gönlünde huzuru var mıydı? Sanki okuyan onlardı. Sanki yeni hayatın yolcuları onlardı. Tüm duaları, soğan ekmek yemeye razı olma üzerine. Yeter ki kızları oğulları okusun, okusun adam olsundu.

Okumakla adam olunur muydu? Alınan bilgiyi kullanma olanağı bulamazsa ne olacaktı? Eğitim öğretim gördükleri dalda çalışmaları mümkün olmaz, iş bulamazlarsa ne olacaktı? Delikanlı adamın cebinde çay parası yoksa, akşam evine giderken sıcak bir ekmeği koltuğunun altına sıkıştırıp gidemiyorsa; cebinde yüksek yüksek okulların diploması olmuş neye yazardı? Bütün bunlardan haberi var mıydı bu gençlerin. Gak deyince su, guk deyince ekmeğin olduğu cicim ayları geride kalmıştı. Asıl şimdi başlıyordu delikanlılığı ispatlamak. Şimdi yıkılmadan ayakta durma zamanıydı. Alınan bilgilerin mantıklı düşünmeye şimdi yararı olmalı...

Yaşamı ayakta tutan çarkın dişlileri var gücüyle dönüyor. Bazen zorlansa, devri düşse de dönüyor. İşte bu çarkın çevirdiği değirmen taşları, merdaneler arasında ezilmek için duracağımız yerin tercihini iyi yapmamız gerek. Stres içinde beklenen ÖSS sınavlarında ilk engeli aşanların, şimdi kazandıkları yetenekleri uygulama zamanı. Gene de mezuniyet coşkusunda, üniversiteye girişteki tercihlerini iyi yapanların kepleri, sanki daha çok yükseklere çıkıyor. Sanki, daha güleç, daha mutlular. Gerçek yaşamın rolünü sanki daha içten, daha yürekten oynayacak gibiler.

Biz her şeye karşın “Başarıda Üniversitenizi, Yaşam da Bolu'yu unutmayın” diyerek başarınızı kutluyor, geleceğinizin aydınlık olmasını diliyoruz.

04.07.2006

Bu yazı toplam 204 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim