• BIST 97.533
  • Altın 145,745
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Bolu 10 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 10 °C

Gerçekleşen rüya Bolu Dağı Tüneli

Mustafa Namdar

            13.09.2005

Rüyalar vardır karmaşık, ürkütücü, korkunç, ölümcül. Kan ter içinde açarsınız gözlerinizi, kabusun devam ediyor korkusuyla.

Rüyalar vardır hayallerinizi süsleyen güzellikle dolu doludur da uzanır uzanır bir türlü tutamazsınız tutmak istediğinizi. Bir türlü yakalayamazsınız bedeninizi saracak sıcak eli. Herşey bitti derken bir el dolaşır vücudunuzun en hassas bölgelerinde. Huzur bulur rahatlarsınız. Gözlerinizin içi gülerek uyanır merhaba dersiniz sabahın aydınlık güzelliğine.

İşte öyle bir duygu Bolu Dağı Tüneli’nde görülen ilk ışıkta hissedilenler. Bir kabusun karanlığını boğuyor gibi ilk ışık huzmeleri. Geçit vermekte zorlayan, karda, boranda, fırtınada yol şaşırtıp, adres kaybettiren Bolu Dağı’nın acımasız hali, tünelle aşılacak artık.

Baharın güzelliğinde yeşilin tonlarını. Yol kenarlarındaki mor menekşeleri, kır çiçeklerinin güzelliğini görmeden, dağ çiçeklerinin kokusunu almadan, bol okßijeni soluyamadan, rüzgar gibi akıp gidecek insanlar. İnsanlar, korkusuz, insanlar kısa sürede ulaşacaklar gidecekleri yere. Bolu Dağı sürücüler için kabus olmaktan çıkacak. İki alternatifleri olacak insanların, korkusuz kolay ulaşım için işte Bolu Dağı Tüneli. Doğa güzellikleri ve biraz da macera yaşamak isteyenler için, işte D-100 üzerindeki bilinen Bolu Dağı. Çocukluğumun Bolu Dağı geliyor gözümün önüne. 1940’lı yılların yoklukları içinde Bolu’dan İstanbul’a gidecekler için, gerçekten kabus olan Bolu Dağı’nın o çetin kış günlerinde insanların çektiği çileyi yaşar gibi oluyor, içim titriyor.

Bolu’dan Adapazarı’na kadar, emniyetçilerin otobüsü, Adapazarı’ndan trenle İstanbul. Kış aylarında otobüsün üstünde kazma kürekler. Otobüsün üstünde diyorum. O dönemlerde, yolculukların, eşyaları otobüsün üzerinde olurdu. Yol üzerinde bir yerlerde takılıp kalırsanız, yolcular yolu açar, devam edersiniz. Bazen motor aşırı zorlamaya tahammül edemez, su kaynatır. Sürücüler, birbirleriyle gerçeği dalgalarını, “Ağa bereketli olsun. Sabah kahvaltısı çay mı demledin?..”

Zaman içinde iki aracın zar zor geçiş yaptığı Bolu Dağı’nın geçit vermez virajlarında, çok canlar yitirildi, çok ocaklar söndü. Zaman oldu yol genişletme çalışmaları, zaman oldu gidiş geliş olacak şekilde bölünmüş olarak hizmet veren Bolu Dağı, herşeye karşın insanlığın kabusu olmaya devam etti. Bir çaresi olmalıydı b u durumun. Ferhat gibi sevgiliye kavuşturmak için değil ama kazaları önlemek için delinip geçilmesi gerekiyordu Bolu Dağı’nın...

1993 yılında çıktı ihaleye Gümüşova. Gerede arasındaki otoban yol yapımında tünel işlemi. Kimi zaman doğal afet deprem, kimi zaman ekonomik nedenlerle kah durdu, kah daha ağır inip kalkmaya başladı kazmalar. Yıl 2005. 242 milyon dolar harcamadan sonra, görüldü tünelin ucundaki ışık. Işıkla beraber aydınlandı yüreğimiz. Işıkla beraber gururlandık.

Işıkla beraber gördük, azmin elinden hiçbirşeyin kurtulamadığını.

04.09.2005 unutulmayacak bir gün olmalı. Bolu Dağı’ndan geçecek olanların, çünkü o gün devlet, Bolu’da mutluluğa giden yolu önündeki perdeyi kaldırıp, ışığa yol verdi.

Bu yazı toplam 296 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim