• BIST 97.713
  • Altın 143,932
  • Dolar 3,5669
  • Euro 4,0007
  • Bolu 10 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 12 °C

GEZELİM - GÖRELİM -7-

Mustafa Namdar

Tatvan, Bitlis'ten daha iyi gelişmiş modern bir şehir görünümünde. Carfur'u dahil modern alışveriş merkezleri var.

Belediye Başkanı BDP'li genç bir öğretmen. Van Gölü'nün oluşturduğu körfez, Bodrum'u andırıyor. Burada çarpık bir yapılaşma olmuş olmalı ki, imara kapatılmış. Van Gölü iskelesinin burada olması nedeniyle, Nemrut krater gölüne yakınlığı gelişmesinde etken olduğu söyleniyor. Nemrut krater gölünü ziyaret edenler, burasını tercih ediyorlarmış.

Van Gölü etrafında kurulmuş olan bir başka önemli ilçe de, Ahlat. Adını dilden dile dolaşan bir efsaneden almış. Rivayete göre "Lat" adındaki bir kral bu kenti kurmuş. Barış ve huzur içinde yönetilen bu kent ahalisi krallarını çok seviyormuş. Ancak Urartu krallığının yıkımına neden olan Medlerin saldırısı sonucu herşey değişmiş. Kent, saldırılara dayanamamış yanmış yıkılmış.

Savaş sırasında kral da ağır yaralanmış. Kralın kızı son nefesini vermekte olan babasının başını dizlerinin üzerine koyarak hıçkırıklar içinde Ahh lat, Ahh lat diyerek feryat etmiş. Aradan geçen yıllar sonrası şehrin adı Ahlat olarak anılmaya başlamış.

Ahlat'ta dünyanın en büyük Türk İslam mezarlığı var. Bu mezarlıkta Selçukluların taş işlemeciliğine ait en güzel örnekleri görüyoruz. Selçuklu mezarlığı Ahlat müzesinin hemen arkasında. Mezar taşlarının üzerinde Selçukluların inanç, sanat ve estetik anlayışına ait ipuçlarının bulunduğunu anlattı MHP'li Belediye Başkanı. Ayrıca Ahlat Kümbetleri ve Ahlat Sahil Kalesi...

Bitlis'te el sanatları olarak dokumacılık ve Bastonculuk, yöresel ürünler olarak da balı ve cevizi meşhur. Bitlis mutfağı da diğer iller gibi hayvansal ürünlerin çok kullanıldığı geleneksel özelliklere sahip olan yemek kültürüne sahip. Büryan, Avşar aşı, salamura lahana turşusundan yapılan Çorti Aşı, Bitlis Köftesi ve katıklı dolması...

Doğu ve Güneydoğu dendiğinde, her gün yaşanan terör olayları nedeniyle insanların yüreği yanık. Her acının sonunda akıtılan gözyaşı ile yüreğimizin ateşini söndürmeye çalışıyoruz. Doğu dendiğinde belleklerimizde oluşan fotoğraf karartılmış şekilde iyiyi ve güzeli seçemez durumda. Yanıtını bulmakta zorlandığımız soru çengellerini söküp atamıyorduk. "Kısmetimizde neyse kaşığımızda çıkar" diyerek bu fırsatı değerlendirmek istedim. Görmediğim yerler gerçekten ekranlara, manşetlere yansıtıldığı gibi mi diye yola çıktık. Dört günlük gezide belleğimdeki siyah beyaz fotoğraf renklendi. Doğu insanının da batı ile iletişim kurup yaratılan korku duvarlarını yıkmak için çaba harcadığını gördük. Ülke bütünlüğünde varolan güzellikleri doğu ve batıda soluklanan herkesin görüp yaşatması arzusunda olduğunu görmekten mutlu olduk. Gördüğümüz tarih ve kültür zenginliği, gördüğümüz doğal güzellikleri paylaşabilmenin umudu içinde olan insanların, sivil toplum kuruluşları tarafından köprülerin atılarak el ele iletişim kurmanın beklentisinde olduklarını görmek, gelecek günlerin aydınlık olacağının işaretini veriyordu, mutlu olduk.

Bu arada buralara devletin yatırımının ne boyutta olduğunu gördük. Bütün köylerin asfalt olduğunu, Rujhat Avşar'ın köyüne gittiğimizde gördük. Belki de devletin getirdiği hizmetlerin sonucu, arazilerin üretim için işlenmediğini gördük. Yerel yönetimlerin hizmet için vatandaştan alması gerekenleri alamadıkları için yatırımlarda istenen hedefe ulaşamadıklarını gördük. Turizm için tarih ve doğa güzelliklerini gerçek anlamda tanıtıp pazarlayamadıklarını gördük.

Doğu batı iletişiminin kurulmasında yerel yöneticilere düşen görevler de olmalı. Tur operatörleri, acenteleri bu konuda devreye sokulmalı...

Herşey bir tarafa her an bizimle beraber olan Bitlis Belediye Başkanı Sn. Fehmi Alaydın ve personeline, Muş Valisi Sn. Erdoğan Bektaş'a, Belediye Başkanı Sn. Necmettin Dede'ye, Van Valisi Sn. Münir Karaloğlu'na, Tatvan Belediye Başkanı Abdullah Ak'a, Ticaret Sanayi Odası Başkanı Bilal Dağdoğan ve Genel Sekreterlerine, Ahlat Belediye Başkanı Sn. Abdulhalim Mümtaz Çoban'a ve bize hizmet veren yöre esnafı ve polisevi personeline, Bitlis Gazeteciler Cemiyeti'nde görevli arkadaşlarına, sesiyle gidiş gelişlerde kulaklarımızın pasını alan yöre ses sanatçısına ve de özellikle böylesi bir organizasyonu düzenleyen Rujhat Avşar kardeşime yürekten teşekkürler.

28.10.2010


Bu yazı toplam 715 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim