• BIST 90.146
  • Altın 146,456
  • Dolar 3,6253
  • Euro 3,9342
  • Bolu 11 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 10 °C

Gidilecek başka dünya var mı?

Mustafa Namdar

            22.06.2004

17 Haziran Dünya Çölleşmeyle Mücadele Günü’ymüş. "Çölleşmenin Çözümü Var" diye başlık atmış Sabah Gazetesi. Rakamsal değerlerle de birçok gerçeği sıralamış yazının sahibi Sn. Elif Karadenizli. Yazılanlara göre, dünyamızın bugünkü durumuna bakıldığında geleceğimiz hiç de iç açısı değil. Örneğin; NASA’ya göre dünya topraklarının üçte birine eşit olan yaklaşık dört milyar hektar alan çölleşiyor.

Türkiye Erozyonla Mücadele Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı (TEMA) Danışmanı Sn. Mahir Gürbüz, çölleşmenin, insan ve iklim aktiviteleri sonucunda olduğunu, 1997 yılında 2.2 milyon kilometrekare tarım alanının %77’sinin çölleşme riskiyle karşı karşıya olduğunu, her yıl 25 milyon ton verimli üst toprağın erozyonla kaybedildiğini, 8615 kuş türünün %11’i, 4358 memelinin %25’i, balık türlerinin de 34’ünün yok olduğunu söylüyor.

Bütün bunlara; nüfusun artması, tarım ve yeşil alanların daralması, toprağın ve su kaynaklarının kirlenmesi ve bozulmasının neden olduğu ifade ediliyor. Denetimsiz sanayileşme, çarpık kentleşme, yanlış ulaştırma ve yanlış altyapı çalışmaları ve enerji yatırımlarının da çölleşmeyi tetiklediği vurgulanıyor.

Birleşmiş Milletlerin Sözcüsü Michel Smital, 2025 yılında Afrika’nın beşte birinin çölleşeceğini ifade etmiş. Bunun da 135 milyon kişinin yerinden olması anlamına geldiğini, Fransa, Almanya nüfuslarının toplamı kadar insanların yeşil alanlara göç etmek zorunda kalacaklarını söylüyor... Böylesi korkunç gelişmeler sonucunda bana ne deyip vurdum duymazlık içinde bulunma şansımız yok. Dünya insanının da bilek gücüyle birilerini yerinden yurdundan edip yeşil alanlara, verimli topraklara sahip olma şansı yok.

Gelecekte karşı karşıya kalacağımız tehlikelere karşı, tedbirleri alarak değerlerimizi gelecek kuşaklara bırakmak zorunda olduğumuzu bilmek durumundayız. Bu konuda çocuklarımıza bizler örnek olmak, onları da eğitmek mecburiyetideyiz. Gelişmiş ülkelerin geliştirdiği sanayi ve teknolojilerle ürettiği füze ve kimyasal öldürücülerin sahiplerinin canlıları yok ettiği dünyamızda, bir gün gelecek nefeslenecek hava, serinleyecek su, gölgesinde oturacak ağaç, doyunacak gıda maddesini yetiştirecekleri bir avuç toprağı bulamayacaklarını sanırım düşünüyorlardır.

Dünya bir tarafından su almaya başlamışsa, ne kadar iyi yüzme bilirsek bilelim bir başka gezegene ulaşma şansımız yok!

Devekuşu gibi kafamızı gömdüğümüz kumdan çıkarıp etrafa bakmanın zamanı gelmiş olmalı. Doğa değerlerimize her zamandan fazla sahip çıkmanın zamanı. Doğayı kirletmeye sorumsuzca devam ettiğimiz sürece, bu pisliğin içinde kendimizin de boğulacağını bilmek zorundayız. Toprağımızı usulüne göre işlemek, gübremizi ve suyumuzu gereği gibi kullanmak zorundayız. Kimyasal ilaçlamayı bilinçli olarak yapmak zorundayız.

Bu yazı toplam 307 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim