• BIST 107.229
  • Altın 142,587
  • Dolar 3,5512
  • Euro 4,1287
  • Bolu 34 °C
  • İstanbul 34 °C
  • Ankara 34 °C

Girmedi tarzı hayatım biçime

Mustafa Namdar

Rahmetle andığım öğretmen arkadaşım Malatyalı Kürt Ahmed’i hatırladım bir kez daha emekli kuyruğunda beklerken. O karmaşık işlerin içinde boğuşurken “Girmedi tarzı hayatım biçime sı…yım böyle hayatın içine” diye feryat ederdi.

Emekli maaşı kuyruğunda çekilen sıkıntıyı yaşamak, görmek istedim. Sabahın saat 07:00’sinde Ziraat Bankası’nın önüne geldiğimde 29 kişi vardı bekleyen. Adını yazdır bey dedi kalabalığın içinden biri. Listede 30.sıraya yazıldığımda anladım bekleşenlerin sayısını.

Biri omzuma dokundu, “Keşke fotoğraf makinasını da getirseydin. Çok malzeme çıkar biraz sonra” dedi. Güldüm.

Çoğu yetmişin üzerinde, kimi dayandığı bastonundan, kimi eşinden, kimi yakınından güç alarak gelip dikiliyordu banka kapısının önüne.

Sesler yükseliyordu her gelene. “Orada liste var. Adını yazdu sıraya geç! Dikilme orda! “Ne deye bu adam yahu? Adana’ya mı gidecemiş. Emme de densiz adamla va şu dünyada. Tööbe tööbe.

-Bakma sen öyne anamazdan gelmesine. Garıncanın sesini duya vallacı. Gapı çalınca sıvışıverecek içeri. Hep öyne yapa. Alışganlık bu nipasın.

-Ee gayrı biz de abdal değülüz kü bilader, biri höd demeli bunlara.

-Hanım hanım gadunum deye garışıp galabalığa dikiliveme banga gapısının önüne. İnsanda biraz sıkılma olu. Bizimki can deyil mi bilader. Gadunun deye sivişiveriyalla. Ayıp ayıp.

-Emmi ayıp ediyon yani. Gayınnamı hasta yatağında goyup geldim. Maişimi aldıktan sona daha ilaç alacın. Bii kişiynen kuyruk mu uzucak!..

-Hemen önümde konuşulan. Her maaş gününde bu saatlada geli sırama geçerin. Seni bi yerden tanıyan. Hoca değilmin sen. Ben köyünden Ahmed anın eşiyin. Tanımadın mı beni. Çok çorbamızı içtiydin efendinin sağlığında. Seksen yaşıma göre iyi tanıdım seni. Yanışım yok dimi.

-Yok yok. Rahmetliynen iyi ehbablığım varıdı. İyi adamdı. Mekanı cennet olsun. Emme ben gadunları tanımam. Kusura kalma. Nerden emekli oldun?

-Ormandan ormandan! Alabardadan. Allah’a develete zavat vemesin. Bide şu beklemek olmasa. Ne olu alıvese içeri. Iccacuk oturuduk.

Bir başkası ortak oluyor da konuşmaya.

-İçeri alıvesele doğru mu duruya millet. Bal yapmaz arı gibi van van ediyalla içerde.

-Birden diklenerek beş sıra önde kulağına bir şeyler söylenen adama sesleniyor da öfkeyle.

-Ben senin ne fısladığını biliyan. Arka sıraladan gelip arkadaşına tembihleye. Makineya iki defa bas, bi numara da bana al deye. Hiç utanma galmadı bu millette. Biz adam olmayız valla.

-Kuyruğun arka sıralarından bir hısımla fırlıyor yerinden. Sabah beri sizi gözleyan. Şuraya sıraya geçmeyip sinsi sinsi burada bekliyonuz. Her zaman aynı numara. Hiç yüzünüz de kızarmıyor birader. Şurda iki büklüm zor zor bekleyenleden utanın biraz…

-Kimin bekçiliğini yapıyan belli değil demeye galmadı kükredi yeniden. Ne diyonuz siz yahu. Kimin bekçisi demek ne demek. Köpek miyim ben. Lafınızı bilerek gunuşun. Günaha sokmayın derken alıp götürdüler sırasına.

“Nimanda çekilmez çilelerim va benim” diye mırıldanıyordu seksenlik nine. Acelen neyidi bilmen. Neye beni geriye bırakıp giddin diye konuşurken aklıma geldi Ahmedimin sözleri. Girmedi tarzım hayatı biçime. Sı..yım bu hayatın içine… Mekanın cennet olsun sevgili dostum.

07.12.2006

Bu yazı toplam 267 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim