• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Bolu 13 °C
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 18 °C

GÖÇEBE TOPLUMDAN YERLEŞİK DÜZENE

Mustafa Namdar

 

Dünyanın ilk sahipleri yaşamlarını sürdürebilmek için varolanla yetinmeyip hep yeniliklerin peşinde koşmuş. Yaradanın verdiği aklı durağan halden çıkarıp daha güzeli nasıl olur?

Daha dayanıklısı, daha kullanışlısı, daha serisi, daha az emekle daha daha kullanışlısını nasıl yaparım üzerine yoğunlaştırmış düşüncelerini. Bazen kendi aklını bazen, birkaç aklı bir araya getirip ortak akıl dediğimiz çoklu akıl süzgecinden geçirdiği düşüncelerle, insan yaşamını kolaylaştırmaya çalışmış. Kimi tarımda, kimi sanatta, kimi sanayi de, kimi bilgi yenilemede bilimsel alanda çalışarak hep insanlık için olduğu söylense de, sonuçta yönetimde hakimiyeti ele geçirmek liderlik rolünü oynayabilmek, “Ben ne dersem o olur”

mantığından hareketle toplulukları yönetme dürtüsüyle hep arayış içinde olmuşlar.

Göçebe yaşamından yerleşik düzene geçildiğinde, insan yaşamında daha mutlu olabilme, daha güzeli yakalamanın yanında, oturdukları şehrin güvenliği, toplu yaşama uyumda konan kuralları benimseme ve o kuralların uygulanabilirliği için gerekli alt yapının hazırlanmasında yoğun emek çalışması gündeme gelmiş. İnsan emeği sıfırlanırken, yapılması gereken işler için robotlar, otomatik tezgahlar, ulaşım için zamanla yarışan son model araçlar insan emeğinin yerini almış. Bütün bu gelişmelerde çağımızda bilgi ile birlikte sanayi ve teknoloji alanında akılları durduran yeniliklere tanık oluyor, en son çıkan ürünü alıp kullanmak için adeta birbirimizle yarış eder durumda yerimizi alıyoruz…

Şimdi düşünelim. Tarım alanında yoğun olarak kullanılan insan ve hayvanların yerini motorlu modern tarım araçları aldı. Diyebilir miyiz, tarım işçisi makinaların kullanımı sonucu işsiz kaldı? Kaldırın bu makinaları. Ziraatte karasabana dönelim diyebilir miyiz? Ayakkabı sektörü modern makinalar da seri üretime geçmiş toplumun ihtiyacını karşılamaya çalışırken, bırakın fabrikasyon imalatı, biz ayakkabıyı kalıba çekip pençesini çakmaya devam edeyim diyebilir miyiz?

Biz ulaşımı at arabası, öküz arabası ve hayvanlarla yapıp dururken, model otomobilmiş, toplu taşıma araçlarıymış, hızlı tren, jet uçaklarıymış bütün bunlara gerek var mı diye insanları sorgulayalım? diyebilir miyiz, bir iş yerinde değişik işlem basamaklarında beceri sahibi 10-15 işçinin yapacağı bir işi, programı yaptığınız bir otomatik tezgahta yaparsanız işçilerimize yol vermek zorunda kalıyoruz. Bırakın bizi ilkel metotlarımızla baş başa insanlar işsiz kalmasın?

Zamanında birlik olmanın, dayanışmanın, güçlü olmanın modellerinden olan kooperatifleşme hareketlerine bir dizi ideolojik gömlekler giydirip gelişmesini engellemeseydik, serbest piyasa ekonomisi içinde küçük sermayeleri bir araya getirip esnafımızı kendi ayakları üzerinde durmasını sağlamış olurduk.

Şimdi feryat ediyoruz. Büyük sermaye sahipleri küçük esnafın ağzındaki lokmayı almaya başladığında ölüyoruz, sesimizi duyan yok mu? Eskilerin bir deyimi vardır. Aslını bilenler bilir. Ben kibarlaştırarak yazıyorum. “Hırsız girdikten sonra kapı kilitlemenin faydası olmaz” Aylar önce kurulan bir şirketin içinde kaç tane mağdur olan Bolu Dağ'ı esnafından insan vardı? İnsanlar ne kadar para ile bu şirkete girebiliyordu? Bu konudaki sivil toplum kuruluşları hangi girişimleriyle üyelerini uyardı?

Karanlık tünelin çıkışındaki aydınlıkta neler olacağı belli iken, gelişmeleri oluruna bırakıp olayları değerlendirdiğimizde sonucu sadece esnaf açısından değil tüketici açısından da yorumlamak gerekli. Yerleşik düzen sisteminde ön teker nereye gidiyorsa arka tekerin aynı izi takip edeceği biliniyorken iş; dümeni dizginleri, elinde tutanların maharetinde kaldığını bilmek gerekiyor.

Taban'ın sesini daha bilinçli daha gür çıkarması gerekiyor.

15.08.2011


Bu yazı toplam 869 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim