• BIST 83.067
  • Altın 146,627
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Bolu -1 °C
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara 1 °C

“GOOGLE' DA KAYBETTİM DUYGULARIMI”

Aykut Karagüzel

 Bir türlü ayak uyduramamışımdır şu bilişim çağına.
Hep bir adım(desem yalan olur, yüz adım desem daha doğrudur) geriden takip ediyorum bilişimin hızını. Millet biliştikçe bende de gidişmeler(Çukurova'da kaşınmak demektir.) başlıyor çılgınca. Nereye varacak bu işin sonu bilmiyorum ama…
Okullar kapanmadan önce öğrencilerimle sohbet ederken “Arkadaşlar bana bir bilgisayar lazım. Evdekinin hali harap; açılması için yemekten önce düğmesine basıyorum, yemek bitine kadar anca açılıyor bizim kağnı.” dedim. Sağ olsun hepsi birden “Hocam, istediğiniz özellikleri söyleyin, biz hemen fiyat araştırması yapalım.” dediler.
Ben düşündüm, düşündüm…

Gerçekten de benim bilgisayarımda bulunması gereken en önemli iki özelliği söyledim. Ve önce şaşkınlık, ardından da kahkaha koptu gençlerde.
Bu iki özellik ne mi idi?
Sıkı durun:
1-Word özelliği olsun. Çünkü gazete yazılarımı ve sizlerin yazılılarını yazabileyim.
2-İnternete girme özelliği olsun da gazete yazılarımı gönderebileyim ki, Süha Abi'den fırça yemeyelim.
Nasıl ama önemli özellikler değil mi? Benim için öyle.
Nerede kaldı, kağıtlara el yazması şiirler,

Nerede kaldı, yazılmış mektupların uçlarının yakılışı,
Nerede kaldı, buram buram kokan kütüphaneler?
Her şeyi bir klavye ve fare ile çözüyoruz kendimizce. Ya da çözdüğümüzü zannediyoruz pervasızca.
Duygularımız yok olmuyor aslında; bizler savura savura harcıyoruz duygularımızı.
Sonra da oturup ağlıyoruz halimize bir timsah misali Ipone4'ümüzün karşısında.
Google bize yardım eder zannediyoruz ve umar bekliyoruz açılan sayfaların karmaşasında.
O sayfa senin bu sayfa benim dolaşırken internetimizin çıkmazında insanlıktan uzaklaşıyoruz bazen de çaresizce.
Fakülteden değerli Hocam Azat Kaya paylaşmıştı bizlerle bu şiiri. Bana da ilham oldu bu yazımda büyük üstat Müşfik Kenter'in şiiri. Ben de sizlerle paylaşmak istedim değerli okurlar.

Beğeninize sunuyorum.
Hep bir yerlere, bir şeylere yetişme telaşındasınız değil mi?
Hiç vaktiniz yok, "Fast live", "Fast food", "Fast music", "Fast
love"...
Dikte ettirilen "yükselen değerler", "in" ler, "out" lar...
Buna benzer bir odada, şanslıysanız gökyüzünü görebilen bir
pencere ardında bitecek hepsi.
Dostluğu klavyelerinde, yaşamı monitörlerinde arayanlar, Size
sesleniyorum!
Hangi tuş daha etkilidir ki sıcacık bir gülüşten ya da hangi
program

verebilir bir ağaç gölgesinde uyumanın keyfini?
Copy-paste yapabilir misiniz dalgaların sahille buluşmasını?
İçinizi ısıtan gün ışığını gönderebilir misiniz maille
arkadaşlarınıza?
Sevgiyi tuşlarla mı yazarsınız?

Öpüşmek için hangi tuşlara basmak gerekir?
Ya da geri dönüşüm kutusunda saklanabilir mi kaybolan zaman?
Doğayı bilgisayarlarına döşeyenler, neden görmezsiniz bahçedeki
akasyanın tomurcuklandığını?
Ve ıslak toprak kokusu var mıdır dosyalarınız arasında?

Koklamak, duymak, dokunmak, yok mu yaşam skalanızda?
Bilgi toplumu oldunuz da, duygu toplumu olmanıza megabaytlarınız mı yetmiyor?

28.09.2011


Bu yazı toplam 2572 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim