• BIST 92.250
  • Altın 252,843
  • Dolar 5,8690
  • Euro 6,5917
  • Bolu 17 °C
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 17 °C

GÖREV SORUMLULUĞU

Mete Ferah

   Bütün dünyaca bilinen eşsiz güzellikteki Abant gölünün eski güzelliğine dönebilmesi için bir şeyler yapmanın zamanı geldi de geçiyor bile. Doğal güzelliğiyle, göl suyunun lacivert rengiyle her göreni adeta büyüleyen Abant gölünün görünümünün değişmesi, doğaseverleri her geçen sene biraz daha karamsarlığa sürüklüyor.

      Abant gölünün her mevsimdeki eşsiz güzelliğinin, çevresini gerekli özenin gösterilmemesi ve kaynaklarının hoyratça kullanılması neticesinde kaybolmaya yüz tutması, Abant gölünü sıkça ziyaret eden doğaseverleri çok üzüyor.

     Abant gölüne akan su kaynaklarının yağmurlarla taşıdığı toprakla yavaş yavaş dolmaya başladığını, gölü belirli aralıklarla ziyaret edenler açıkça görebiliyorlar. Geçmiş senelerde Abant gölüne bu toprakları taşıyan dere yataklarında setler yapılarak önlem alınacağı söylenmişti. Eğer bu söylenenler hayata geçirilmiş ve setlerde toplanan topraklar belirli aralıklarla temizlenerek göle akması önlenmiş olsaydı, ne eşsiz Abant gölü bu halde olurdu, nede bizler gibi doğaseverlerde böyle yazıları yazmak zorunda kalmazdık.

     Abant gölünün etrafının araç trafiğine açık olmasının, gelecekte Abant gölü suyunun araçların eksozlarından çıkan ağır metaller nedeniyle zarar göreceğini, bu işin uzmanları senelerdir söylüyorlar. Abant gölü girişine otopark yapımı başlayalı seneler oldu ve neredeyse bitme konumuna geldi, gel gelelim bir türlü kullanıma geçirilemiyor. Çünkü bizler her nereye pikniğe gidersek gidelim, aracımızı yanı başımızda tutmaya alışmışız bir kere. Bizler özel zevklerimizden taviz vermez, bu tür uygulamalarımızla doğaya verdiğimiz zararı gelecekte kendimizin yaşayacağını hiç düşünmeyiz.

     İşin garibi de kamu kurumlarında sorumlu mevkilerde olanların eleştiriye ve yapılan hatalı işlerini ortaya koymaya çalışırsanız, ya hemen tepki alırsınız yada tanıdıkları birilerini araya sokarak, o benim hemşerim üstüne gitmeyin diye aracılık yaptırmaya çalışırlar. Pek iyide yapılan hatalı uygulamalarla zarara uğrayan hep doğamı veya görev yaptıkları kurumun işleri mi olmalı? Bütün bu olumsuzluklar bilindiği halde, bir yetkili çıkıp bu yanlışları yapanlara yaptıkları yanlışın hesabını sormamalımı? Kamuda çalışanlar aldıkları maaşların karşılığını yaptıkları işlerin doğrularıyla mı, yoksa olumsuzluklarla ve sadece kendilerine göre doğru olduklarını bildikleri ve hataları olan işlemleri uygulamakla mı ödemelidirler?

      Şu da çok iyi bilinmelidir ki, yapılan hatalı işlemler er yada geç mutlaka ortaya çıkar, fakat kaybedilen zaman asla geri gelmez. Yapılan hataların bedelini ödemekte biraz vicdan meselesi değil midir? Eğer hatayı yapanın yaptığı hatadan ve verdiği zararlardan dolayı vicdanı sızlamıyorsa, pişmanlık duymuyorsa aldığı maaşı gönlü rahat olarak yiyebiliyorsa ne denilebilir ki?

      Bir sonraki yazıda buluşmak üzere, hoşça kalın.           

Bu yazı toplam 939 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 215 05 52 | Haber Yazılımı: CM Bilişim